Uzmanlar uyarıyor! Çağın hastalığı depresyona dikkat…

Enise DİKMEN

Bursa Ruh Sağlığı Danışmanlık ve Eğitim Merkezi kurucularından Psikiyatri Uzmanı Dr. Uğur Çakır, çağın hastalığı olarak nitelendirilen depresyonun, tedavi edilmediği takdirde kronikleştiğini ve bununda olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ifade ederek, depresyonun belirtilerini ve yapılması gerekenleri anlattı.

Depresyon, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen ciddi bir sorundur. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2020 yılı için, hastalıklarda ikinci sıraya koyduğu depresyona dair bilgilendirme yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Uğur Çakır, depresyonun ciddiye alınması gerektiğini ancak iyi bir tedaviyle iyileşme oranının da oldukça yüksek olduğunu belirtti. Gündelik yaşamda her insanın gün içinde olumsuz, enerjisi düşük, isteksiz ve keyifsiz olabildiğini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Uğur Çakır, bu belirtileri her zaman depresyonla ilişkilendirmemek gerektiğine de dikkat çekti. Depresyon tanısının koyulması için bu belirtilerin en az 14 gün boyunca hemen her gün yaşanması gerektiğini ifade eden Dr. Çakır, “Bazen bu belirtileri kendimiz yenebiliriz. Ama yenemezsek durum kısır döngüye girmiş olur. Bu kısır döngüler bizi depresyona götürür. Bu döngüde yaşanan belirtiler de kişinin günlük işlerini, aile ve çevre ilişkilerini olumsuz etkiler. Bu durumda mutlaka uzman desteği almak gerekir” dedi.

“KISIR DÖNGÜYLE DEPRESYONA GİRERİZ”

Dr. Çakır şöyle devam etti: “Yoğun geçen günün sonunda uyku öncesi yatağımızda iç ses dediğimiz ve bizi sürekli eleştiren veya sorgulayan bir sürece gireriz. Bu daha geç uyumamızı ve sabah uyandığımızda daha yorgun ve bitkin uyanmamızı sağlar. Bu uykusuz geceler uzamaya ve sabah uyanmalar zorlaşmaya başlar. Buna bir de iştahsızlık eklenir. Yeterli beslenemeyince de B12, D Vitamini, magnezyum, kalsiyum gibi mineral ve vitaminleri alamamaya başlarız. Bunların eksikliği de depresyona sebep olabiliyor. Vücut bu sinirsel yıpranmayla başa çıkmaya çalıştığında mevcut vitaminleri de tüketir. Bu da savunma mekanizmamızı çökertir ve kısır döngüyle birlikte depresyona gireriz.”

“DEPRESYONU KABUL ETMİYORUZ”

“Kişi depresyona girdiğinin farkında oluyor ama genelde kabul etmekte zorlanıyor” diyen Dr. Çakır şunları söyledi: “Bu durumda, ciddi bir refleksle şiddetli başa çıkma yöntemlerini devreye sokmaya çalışıyoruz. Bu yöntemler işlevsel olmayan ve olayı daha kötüye götüren tarzdaysa, işler sarpa sarabiliyor. Böyle olunca da uzun vadede bize olumsuz sonuçlar doğurabilir. Eğer kendimizi belli bir süredir yorgun, enerjisiz ve depresif hissediyorsak,  yakınımızdakiler ‘ya sende biraz değişiklikler var, eskiye göre daha sinirli ve tahammülsüzsün’ diyorsa mutlaka bir uzmandan destek almalısınız ki depresyonunuz kronikleşmesin.”

“UZMAN DESTEĞİ ALMAK GEREKİR”

Depresyonun kronik bir hal aldığında kişinin hem ailevi, hem mesleki hem de sosyal işlevselliğini son derece belirgin bir şekilde bozabildiğine dikkati çeken Dr. Çakır, “Dünya Sağlık Örgütü, depresyonu 2020 yılı için, yeti yitimi oluşturan hastalıklarda ikinci sıraya koyuyor. Yeti yitimi kişinin kendinden beklenen iş, okul, ev hayatlarındaki toplumsal rollerini ve kendine bakabilme işlevlerini giderek kaybetmesi anlamına gelir. Depresyon tedavi edilmediği takdirde düzeyi ağırlaşır, kronikleşir ve kişiyi intihara kadar götürebilir. Dolayısıyla depresyonla başa çıkmakta zorlanıyorsak ve bu kronik bir hal aldıysa mutlaka uzman desteği almak gerekir” şeklinde konuştu.

DEPRESYONA NE İYİ GELİYOR?

Depresyonun tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu söyleyen Dr. Çakır sözlerini şöyle noktaladı: “Ağır depresyon tedavisinde ilaç mutlaka kullanılmalıdır. İlaca, psikoterapi de eşlik edebilir. Çoğu zaman 4-6 hafta içerisinde ilaç tedavisine beklenen yanıt alınır. Uzun vadede tedavi 6-12 ay arasında değişmektedir. Genelde iyileşme oranı oldukça yüksektir. Hafif ve orta düzey depresyonun tedavisinde ise ilaca başvurmadan da rahatsızlığın üstesinden gelebiliriz. Öncelikle stresi azaltıp dayanıklılığımızı artırmalıyız. Bu dönemde beslenme bizim için çok önemli. Egzersiz de vücudun kendi antidepresanları dediğimiz bazı moleküllerin salınmasını sağladığından o da çok önemlidir. Bunlarla birlikte daha çok sosyalleşmeli ve kendimizi iyi hissettirecek şeyler yapmalıyız.”

 

İlginizi Çekebilir

Reform niteliğinde düzenleme! Liselere yeni eğitim modeli…

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yarın tanıtacağı yeni ortaöğretim modeliyle liselerde “reform” niteliğinde uygulamalar hayata ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir