Asıl engel bizleriz…

Geçenlerde bir haber gördüm; Finlandiya’da düzenlenen 2019 Avrupa Gençlik Oyunları’nda ampute sporcu Koral Berkin Kutlu Gümüş’ün altın madalya kazanarak büyük bir başarıya imza attığı yazıyordu. Konu ile ilgili Twitter’da yapılan paylaşımlarda bu büyük başarıyı elde ederek bayrağımızı Finlandiya’da dalgalandıran sporcunun ilkokul yıllarında sırf farklı görünüyor diye uğradığı zorbalığı okudum. Aynı sınıfı paylaştığı arkadaşlarının velileri, “çocuklarımızın psikolojisi bozuluyor” diyerek uluslararası arenada göğsümüzü kabartan Berkin Kutlu Gümüş’ü okuldan attırmak istemişler. Bu yalnızca Berkin’in maruz kaldığı bir ayrımcılık değil elbette.

Toplumumuz, çocuklarına engelli bireylerin varlığını, yaşam hakkını, eğitim hakkını her ne kadar farklı görünseler de aslında aynı olduğumuzu anlatmak yerine bu yüzeysel farklılıkları bahane ederek engelli bireylerin önünde büyük bir engel olmayı tercih eden ebeveynlerle dolu. Oysa engelli bireyleri çocuğunun okulunda istemeyen, o bireylerin eğitimine engel olan ebeveynlerin bir sonraki çocuklarının engelli doğmayacağının ya da mevcut çocuklarının sonradan engelli olmayacağının garantisini kimse veremez. Yani aslında biraz empati gerekiyor. Dışlamak, ötekileştirmek asla kabul edilemez.

Anlamak lazım, zaten hayatı bir şekilde bizlerden daha çetin geçen bireylerin hayatını elimizden geldiğince kolaylaştırmak gerekirken biz onları görmezden gelerek, yok sayarak ve ötekileştirerek hayatlarını daha çekilmez kılamayız. Bu kesinlikle insanlıktan uzak bir tavır olur. Kaldı ki devletin bir kurumu olan ve ülkenin tüm vatandaşlarına hizmet veren eğitim kurumlarında hiçbir bireyin eğitim almasına engel olamayız zira o kurumlar babamızın çiftliği değil. Ayrıca hem Türkiye’de hem yurt dışında engelli ya da farklı görülen ancak biz normal (!) vatandaşlardan çok daha başarılı olan belki binlerce birey var, tıpkı Berkin gibi önünde duran engellere rağmen başarıya koşan. Örneğin DMD kas hastası bir arkadaşım var adı Yıldız, maalesef yürüyemiyor ve yaşamını solunum cihazına bağlı geçiriyor ancak onun çizimleri, yaptığı resimler o kadar başarılı ki henüz 21 yaşında olmasına rağmen 5 kişisel sergisini açtı bile. Sırf genel olandan farklı göründükleri için, sırf isimlerinin önüne engelli sıfatı konulduğu için onların eğitimlerinden tutun da sokakta özgürce hareket etmelerine kadar her türlü haklarını kısıtlayan insanların bencilliğini anlamıyorum ve bu hastalıklı zihniyeti anlamak da istemiyorum. Gerçekte bu farklı bireylerin esas engelinin biz ‘normaller’ olduğunu düşünüyorum.

Eğitim haklarını engelleyen bizler, metro giriş-çıkışlarında yürüyen merdiveni kullanmak yerine asansöre binerek tekerlekli sandalyelileri bekleten bizler, kaldırımlara tekerlekli sandalyelere uygun rampalar yapmayan bizler, engelli park yerine aracımızı park eden bizler. Gerçekten biz engel olmasak onlar aslında her şeyi başarabilecek güçteler. Fakat insanoğlu öylesine bencil, öylesine insanlıktan uzak bir hayatı benimsemiş durumda ki en temel haklardan biri olan eğitim hakkına bile engel olma cüretini gösterebiliyor. İnsan ne garip, damdan düşmediği sürece damdan düşeni anlamak istemiyor…

İlginizi Çekebilir

İsraf ve açlık

İnsanoğlu çok garip, elindeyken kıymetini bilmediği çoğu şeyi kaybedince dünyası başına yıkılıyor ama maalesef iş ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir