Bir kitap okursun hayatın değişir

Her çocuk okula başladığı andan itibaren kitaplarla haşır neşir olmaya başlar. Okuma kitapları özellikle onların okuma-yazmayı öğrenebilme konusunda en büyük yardımcılarıdır. Ancak her kitap düşünüldüğü kadar masum olmayabilir. Yani ebeveynler çocukların telefonla tabletle uğraşmak yerine kitap okuduğunu görünce elbette mutlu oluyordur fakat özellikle ergenlik çağındaki çocukların telefonda hangi sitelere girdiği, hangi oyunları oynadığı kadar hangi kitapları okuduğu da denetlenmeli. “Canım kitabın ne zararı olur?” demeyin. Özellikle dijital kitap yazma ve okuma mecrası olan Wattpad, sanal ortamdan çıkarak somut bir hal aldı ve yayınevleri de biraz daha fazla kazanmak uğruna alet oldu bu edebiyat katliamına. Sonuç olarak modern edebiyat adı altında ‘seçkin kitapçıların’ ön raflarında yerini alan kan, müstehcenlik, çarpık ilişkilerle dolu kitap demeye bin şahit isteyen kağıt toplulukları maalesef çok satanlar listelerinde en üst sıralarda.

İçerik olarak ele aldığımızda bırakın edebi bir yanının olmasını tamamen depresyona sürükleyen, sadizmi ve mazoşizmi besleyen, argonun dozunun zirvelerde olduğu bu kitapları okuyan çocukların hem ruhsal hem zihinsel gelişiminin uzun vadede olumsuz etkilenmesi işten bile değil. Birkaç örnekle ele alacak olursak “Kanlı Berdel, Kan Tutkusu, Deli Kan, Şehvet” gibi başlıklarla seri halinde dijital ortamlarda yazılmış olan hikayelerin çoğu bir yolunu bulup kitapçılardaki raflarda sergilenme fırsatı yakalıyor. Bu içeriklerde kendilerine zarar vermekten haz duyan ve bunu özendiren, çocuk denilecek yaşlarda cinsellikle tanışan ‘kahramanlar’ anlatılıyor ve ne yazık ki tüm bunlar biraz olsun denetlenmiyor.

Dolayısıyla ailelere büyük bir görev düşüyor. Basit bir vampir hikayesi gibi görünen kitapların içeriğine bakıldığında yetişkinlerin dahi okumaktan imtina edeceği türden yoğun bir müstehcenliğin anlatıldığı görülebilir. Öte yandan bu kağıt toplulukları dil olarak da öylesine yavan ve hatta çoğu zaman en basit özne yüklem uyumunun dahi görülemediği bir biçimde yazılmış ki bu gibi içerikleri düzenli okuyanın kendini ifade etme açısından da olumsuz etkilenmesi doğal bir sonuç olarak görülebilir. Bu nedenle “Benim çocuğum haftada 2-3 kitap okuyor” diye övünmeden önce ne okuduğuna da bir bakmalı. Çocuklar doğru ile yanlışı mukayese etme anlamında tam ehliyet sahibi olamadan bu tip içeriklerle karşılaşınca onları normal karşılıyor ve yaşadıkları değişimin de farkına varamıyor. Sonuç olarak çocuğun ergenliğine bağladığınız agresifliği, içine kapanıklığı ya da şiddete olan meyili esasen okumasından dolayı büyük guru duyduğunuz kitaplarla ilintili olabilir. Bu noktaya dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum. Bir kitap okuruz hayatımız değişir ancak bu değişimin olumlu yönde seyretmesi de doğru kitaplara bağlıdır.

İlginizi Çekebilir

ERRARE HUMANUM EST

İlk aday gösterildiğinde yakın çevreme hatalı bir seçim olduğunu söylemiş ancak, “bir bildiği vardır elbet…” ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir