Bitmeyen tahta hikâyesi…

Bursaspor’un üzerindeki kara bulutlar bir türlü kalkmıyor… Ali Ay’ın üstün gayret göstererek Bursaspor’u 3 yılda bir alt lige düşürme başarısı (!) göstermesinin ardından zaten ekonomik olarak çökmüş olan kulüp bir türlü toplanamıyor. Şampiyon olduktan sonra hızla borç batağına sürüklenen Ali Ay yönetiminde de dip yapan Bursaspor’da iki ay önce yapılan kongrede Mesut Mestan, başka da aday çıkmayınca başkanlığa seçildi. Yıllardır hayalini kurduğu Bursaspor Başkanlık koltuğuna oturan Mestan, aradan geçen süreçte pek de bir ilerleme elde edemedi.

Oldu oluyor açıldı açılıyor derken lig başlamasına rağmen Bursaspor’un transfer tahtası bir türlü açılamadı. Ne tahtaymış arkadaş, nasıl bıktık öyle değil mi? O tahtayı açtırabilmek için mali kaynak oluşturulması lazım. Ancak kendisi ve yönetiminde bu para zaten baştan yoktu Mestan’ın. O da kent dinamiklerini harekete geçirmek istedi ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Kimse Bursaspor için elini cebine atmaya yanaşmadı yanaşmıyor.

Burada sadece taraftar yine yükü çekiyor ve SMS atarak nafakasından Bursaspor’a yardım ediyor. Taraftarı bir kenara bırakırsak, Bursaspor’un sağında solunda çevresinde gezenlerin tamamen rant ve çıkar amacıyla dolaştıkları bu zor günlerde bir kez daha ortaya çıktı. Dolayısıyla Mestan’la da bu işin çok yürüyeceğini düşünmek saflık olur. Mestan Bursaspor Başkanı apoletini aldı nasıl olsa… Yarın kimse destek olmuyor diye bırakırsa kimse şaşırmamalı ayrıca kim ne diyebilir bu durumda.

Bursaspor’da karanlık günler bitmiyor… Biteceğe de benzemiyor. Eldeki mevcut kadro ile devam edilmesi durumunda neler olur onu da bekleyip göreceğiz. Bursaspor Başkanı Mesut Mestan’ın iki aydır basına yansıyan çalışmaları bir Bektaşı fıkrasını aklıma getirdi. Onu paylaşarak bitireyim bu okunu:  “Bir gün Bektaşi arkadaşları ile hamama gider ve elbiselerini çıkartıp bir peştamal alır. Elbiselerini dolaba koyar ve hamama girer derken 1 saat kadar kalır hamamda ve çıkmaya karar verir.  Elbiselerinin yanına gidip para almak için elbisesini eline alır birde bakar ki soyulmuş beş kuruş kalmamış cepte.

Düşünmüş hemen. Param yok desem bana yakışmaz ne edeceğim demiş kendi kendine.  Tekrar içeri girmiş almış bir düşünce Bektaşi’yi.  Başlamış Allah’a yalvarmaya Allah’ım ya bana bir hamam parası gönder ya da bu hamamı yık demiş.  O sırada da tesadüfen bir deprem olmuş ve hamamın bir bölümü yıkılmış.  Bizim Bektaşi oradan kaçıp çıkmış evine doğru giderken bir dilenciye rast gelmiş. Dilenci Allah rızası için bir sadaka demiş.  Bizim Bektaşi de hemen dilenciye lafı yapıştırmış Allah’ın eli o kadar sıkışık ki bir hamam parası vermemek için kos koca hamamı yıktı…”

Eksik kalsanız şaşardık…

Sağcısı solcusu tüm avukatların mesleki kuruluşu olan Bursa Barosu, yönetimindeki sol zihniyet nedeniyle sadece solakların gönlüne göre açıklamalar yapıp, onlara göre tavır alıyor. Hükümet karşıtı ne varsa Bursa Barosu hemen onun içinde… Çıkıp açıklama yaptıklarında anlayın ki hükümete yürüyorlar. Dolayısıyla iflah olmaz ve değişmez eskimiş bir sol kafanın hüküm sürdüğü bir kuruluş haline gelmiş durumda Bursa Barosu…

Malum Yargıtay Başkanlığı’nca Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi’nde 2 Eylül günü yapılacak yeni adli yıl açılış töreni için Barolara da davet çıkarılıyor. Bu sol zihniyetin hakim olduğu barolar teker teker bu davetleri reddediyor. Eh mevzu hükümeti hedef almak ve çakmak olunca Bursa Barosu geri kalmıyor. Hemen Avukat Gürkan Altun’un imzasıyla afili bir açıklama yapılarak davetin reddedildiği kamuoyuna açıklanıyor.

Beyefendiler siyasal solaklık yapınca yargıya asla güven sarsılmıyor ama milletin külliyesinde yeni adli yıl açılışı yapılınca o olmuyor.

Ne diyelim bir kez şaşırtın bizi…

Bir kez olaylara siyasal gözlüklerinizle değil memleket için bakın…

Cemil Aydın’dan mesaj var…

MHP önceki dönem Osmangazi Belediye Meclisi Grup Sözcüsü Cemil Aydın, kentle ilgili görüşlerini kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyor. Yine çok kıymetli konuya dikkati çekiyor Aydın… Belediyelerin hiç üzerlerine vazife olmadığı halde yaptıkları deprem izleme istasyonlarına dikkati çeken Aydın, belediyenin bu işlere ayırdığı kaynağı fay hatlarının belirlenmesi ve bu hatlar üzerinde imar verilmemesi için kullanması gerektiğini önerdi. İşte Aydın’ın o açıklamaları:

“Unutmamak Yetmez”

17 Ağustos 1999 Depremi ve Gerçekler,  Belediye Başkanlıkları deprem izleme istasyonları açmaktadır. Bütçelerinden de bu istasyonlara epey yüksek tutarda ödenek ayrılmaktadır. Oysa bu istasyonların depremi önceden bildirme veya tahmin etme gibi bir özelliği bulunmamakta ve olması da mümkün değildir. Meydana gelen depremler ve şiddeti çok kısa bir süre sonra Kandilli Rasathanesi ve Afad başta olmak üzere bazı kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilmektedir. Bu manada Belediye tarafından kurulan istasyonların hiçbir özelliği ve faydası yoktur. Bu konuda uzman kişi ve ilgili teknik odalar da aynı doğrultuda görüş bildirmekte olup, kamuoyu ile fikirlerini paylaşmışlardır. Gerek belediye meclisinde gerekse diğer platformlarda defalarca ifade ettiğimiz gibi;  Belediye Başkanlıkları istasyonlara ayırdığı bütçe ile ilçemizin fay hatlarını ortaya çıkaran bir çalışma yapmalı, 1/1000’lik planlara işlemeli ve acilen zemin vize uygulamasına geçilmelidir. Çünkü deprem fay hattı üzerine imar izni verilmekte olup, kendi elleriyle tehlikeye davetiye çıkarmaktadır. Bu esnada halkımızın binalarını güçlendirmeleri teşvik edilerek, deprem toplanma alanları yeniden revize edilmeli ve bu alanlara kesinlikle imar yasağı getirilmelidir.  Yerel Yönetimlere deprem ve fay hatları konusunda her türlü desteği vereceğini ifade eden Jeoloji Mühendisleri Odası ile işbirliğine gidilmemesi büyük bir eksiklik olarak karşımızda durmaktadır.”

İlginizi Çekebilir

Afrin’de yetim çocuklar için şenlik düzenlendi

Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin ilçesinde İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından 350 yetim çocuk için yaza veda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir