Bu açıklama açıklamaya muhtaç Turgay Bey!

Bir süredir Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in Hasanağa Göleti’ne cephe bir villa yaptırdığı iddiaları sosyal medyada gündeme oturdu. Önceki günde bazı televizyonlarla internet sitelerinde bu haber yayımlandı.

Bu yayınlar üzerine Nilüfer Belediyesi’nin CHP’li Başkanı Turgay Erdem, bir açıklama yayımladı. Ancak yapılan açıklamanın gerçekten açıklamaya ihtiyacı var.

Ortada ciddi iddialar var. Gölet kenarında yüzlerce ağaç kesilerek yapılmış inşaatlar var. Kapısına kadar getirilmiş asfalt yol var.

Burası kimin?

Ruhsat var mı?

İmar var mı?

Varsa kim vermiş?

Nasıl vermiş?

Eğer ruhsatsızsa buraya kim işlem yapacak?

Kimin görevi buraya müdahale etmek?

Soruları çoğaltabiliriz…

Peki, ne demiş bakın Turgay başkan ne diyor açıklamasında “Burası benim değil”

Bu açıklama kimi tatmin eder.

Velev ki sizin değil ve hiçbir ilginiz yok…

Nilüfer Belediye Başkanı olarak burada sorumluluğunuz yok mu?

Sizin olmayınca oradaki şato varlığını yitiriyor mu?

Sizin sorumluluğunuzdan çıkıyor mu?

Şimdi bakın ne diyor açıklamada Turgay Erdem:

Son günlerde sosyal medyada ve bazı yayın organlarında ne yazık ki benimle ilgili aslı olmayan, çirkin iftiralar yer alıyor. Bütün bu iddiaların gerçekle ilgisinin olmadığını sizlerle paylaşmak istiyorum. İfade edildiği gibi; şahsıma ait imarsız, ruhsatsız, kaçak, ağaçların katledildiği bir mülk olmadığı gibi, maksatlı bir şekilde servis edilen bu iddiaların hiçbir belge ve kanıta dayanmadığını da vurgulamak isterim. Zaten konuyla ilgili hukuki süreç de başlatılmıştır. Tarafıma tek bir soru sorulmadan ve konuyu araştırmadan iddiaları gerçekmiş gibi kamuoyuyla paylaşan bu art niyetli insanları Allah’a havale ediyor ve yargı sürecini de sonuna kadar takipçisi olacağımı bilmenizi istiyorum.

Nilüferimize ortak akıl ve katılımcılıkla daha iyi hizmet verebilmek için özverili bir şekilde çalışmalarımızı sürdürürken bizim için önemli olan yurttaşlarımızın memnuniyeti ve bize duyduğu güvendir. İftiraların yol açtığı bilgi kirliliğine lütfen itibar etmeyin”

Evet aynen bunları söylüyor Turgay Erdem…

Bana sormadılar diyor…

Ortada göletin kenarında yapılmış binalar var. Nilüfer Belediyesi’nin sorumluluk alanında.

Turgay Erdem sadece benim değil iftira atıyorlar demekle yetiniyor.

Oysa Nilüfer Belediyesi’nin bu iddialara yanıt vermesi gerekmez mi?

Madem haberler doğru değil noktasına virgülüne kadar buradaki işin gerçeğini kamuoyuna açıklaması gerekmez mi Turgay Erdem…

Yapmıyor…

Son bir soru daha her hangi bir gün bir dakika bile olsa bu şato denilen binaya gittiniz mi Turgay bey?

Kınama heyeti devrede!

Turgay Erdem’in açıklamasının ardından CHP Nilüfer ilçe yönetimi ve gençlik kolları kınama korusu olarak devreye girdi.

CHP Nilüfer İlçe örgütü son dönemde önüne gelen her konuyu kınama Müdürlüğü haline gelmiş durumda. Vaziyete açıklama yapmak başka bir şey ortaya atılan iddialara yanıt vermek başka bir şey iki de bir olur olmaz mevzularda kınama yapmak başka bir şey. Eh siyaset üretilemeyen yerde çok görmeyelim.

Bakın kendisi de basın sektöründen gelen ve oldukça tecrübeli olan CHP Nilüfer İlçe Yöneticisi arkadaşımız dostumuz Fırat Yılmaz olayı ne boyuta taşımış…

“Nilüfer halkının yüzde 62’lik oy oranıyla göreve getirdiği, uzun yıllar boyunca Bursa ve Nilüfer’in pek çok sorunu konusunda çözüm üreten, göreve geldiği günden bu yana siyasi parti ayrımı yapmadan Nilüfer halkının tamamı için canla başla çalışan Turgay Erdem YALNIZ DEĞİLDİR… Kendisine, saldıran organize odakların amacını ÇOK NET biliyoruz. Ve her saldırı sürecinin yakın takipçisiyiz. Unutulmasın ki; her ne kadar Turgay Başkan, Nilüfer’de herkesin başkanıysa da onun arkasında 7000 KİŞİLİK CUMHURİYET HALK PARTİSİ NİLÜFER İLÇE ÖRGÜTÜ var… Organize odağınıza değil Bursa, dünyayı dar ederiz”

Sevgili Fırat Yılmaz, iş CHP ve siyaset olunca gerçekten kantarın topuzunu kaçırıyor. Bu açıklamanın üzerine Bursa titremiştir sanırım (!) artık kimse tek eleştiri yapmaz Turgay Erdem’e (!)

CHP Nilüfer Gençlik ve kadın Kolları da yapabileceklerini yapmış kınama yayımlamışlar…

O halde yukardaki iddiaları yanıtlama noktasında aynı sorumluluk onlar için de var…

Şatolar kaçak mı?

Kaçaksa kimin ve hangi güçle yapmış?

Bu cesareti nerden bulmuş?

Bu işe izin verenleri, görüp göz yumanları, buraya yol yapanları, ağaçları katledenleri de kınıyor musunuz? Ya da kınayacak mısınız?

 

Bir fıkra…

İki Bayburtlu hararetli hararetli konuşuyorlarmış.

ya Bahri bilirsen mi? şu tütün kaçakçıları, doğru dürüst buraya tütün getirmiyorlar, her getirdikleri ya içimi acı, ya da rutubetli. Diğeri de hak veriyormuş. Bi daha onları Bayburt’a sokmayalım. Diğeri, he valla öyle yapalım. Bir araba da sopa atıp kovalım demiş. O arada Aruzga’nın üstünden gözükmüş.

Tütüncünün elinde bir odun parçası, çakıyla onu soymaya çalışıyor. Tütüncünün üzeri pür silah. Bunu gören iki kafadar, çok korkmuş.

Demişler ki bu kaçakçı söylediklerimizi duydu bizi kesecek. Bak elinde de bıçağı. Ne yapalım saklanalım. Biri koşarak Çoruh’un kenarında taşın dibine girmiş, diğeri de orda otlayan eşeğin yanına gözükmeyecek şekilde, sitil olmuş.

Tütün kaçakçısı, türkü söyleye söyleye yaklaşmış. Bakmış ki taşın dibinde biri var, tedbirini almış ve seslenmiş, ola oraya ne araysun?

Taşın dibindeki cevap vermiş. Ağabeyi ben adam değilim. Ya nesin? Ben gurbağayım. Hiç bu kadar kurbağa olur mu? Ne kurbağası?

Ben bıldırın gurbağasıyım. Diğerine bakmış, sen oraya ne araysun? der.

Ağabeyi ben adam değilem. Ya nesin? Ben bu eşşegin gulunuyam.

Hiç bu gadar gulun ola? Hem o eşek erkek! Erkeğin sıpası olur mu? Neydim anam öldi babamınan gezirem.

İlginizi Çekebilir

Türkiye çok önemli bir bilim adamını kaybetti!

Türkiye çok önemli çok değerli bir değerini daha trafik kazasında kaybetti.  Anadolu’yu ebed vatan yapan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir