Cici Baba ve Selen Cebeci

İstanbul’da etkili olan kuvvetli yağış onu Unkapanı Köprüsü altında uyurken yakaladı.

Evsiz olduğu ve yağmurdan korunmak için orayı seçmişti Sezai Güdek namı değer ‘Cici Baba’.

Yıllar önce Ordu’dan, İstanbul’a gelen Sezai Güdek, işleri rast gitmeyince kendine yeni bir hayat belirlemiş.

Üç beş eşya ile otobüs terminali, tren garı, hastaneler, köprü altları, bankamatikler onun yeni evi olmuştu taa ki düne kadar.

Olay anını ve Sezai Güdek’in yaşantısını gazetecilere aynı Cici Baba gibi evsiz olan arkadaşları anlattı.

Yıllardır sokaklarda yaşayan Cengiz Çelik, “Bir lokmayı paylaşan bir insandı. Parası oldu mu, bende olur onda olmaz yardımcı olurduk birbirimize. O adam neden gitti? Şurayı sel götürdü. Köprü görünmüyordu. Ben de orada duvarın dibinde duruyordum. Delikanlının biri geldi beni çıkardı. Bu tarz afetlerde bizim en çok sığınacağımız yer köprü altlarıdır” dedi.

40 yaşındaki Erkan Aydoğdu ise, “Çok güzel insandı, dürüsttü. Efendiydi, ekmeğini paylaşır, parası varsa parasını verir karnımızı doyururdu. Kimseye bir zararı yoktu. Hep burada yatardı” diye konuştu. Kış aylarında çok üşüdüklerini belirten Aydoğdu, “Üşüyoruz. Kimsemiz yok. Evimiz yok barkımız yok. Üşüyoruz. Yıllardan beri aç susuz dışardayız. Çöplerden yiyecek topluyoruz” diye konuştu.

“İNSANLIK GERÇEKTEN ÖLMÜŞ”

15 yıldır sokaklarda yaşayan 32 yaşındaki Hakkı Üzüm ise, “Yağmur başladı. Aşağıya geldik. Bir baktım su köprünün ortasına vurmuş. Adam suyun içinde, kimse demiyor ki bunu kurtaralım, çıkaralım. İnsanlık gerçekten de ölmüş. Sadece bakıyorlar. Üstündeki telefonları gitmesin. Ayakkabıları kirlenmesin diye adama yardımcı olmadılar. Sonra çıkardılar 10 metre ileriye koydular, can çekişen adamı, üstüne de pis branda örttüler. Adam can çekişe çekişe öldü” ifadelerini kullandı.

Sokaklarda yaşamasıyla ilgili ise Üzüm, “Okumadık. Liseye kadar okuduk. Biz okula giderken, okulun en temiz, yakışıklı öğrencisiydim. Benim giydiğim kundurayı öğretmenler giyemiyordu. Ama işte hayat şartları. Ailemizden uzak durduk. Oluyormuş işte” dedi. Sokaklar için, ‘Burası bizim evimiz’ diyen Üzüm, “Kimseye muhtaç değiliz. Hiç kimsenin malına mülküne dokunmuyoruz. Allah’ın yarattığı hiçbir canlıya da zararımız yok. Burada yatıyoruz, bazen zabıtalar geliyor ‘Burada yatma’ diyor. Neden yatamıyor muşum?” dedi.

Öte yandan Bursa’nın göbeğinde eski Medikal Park’ın hemen altında bir bankta yatan vatandaşımız 15 Temmuz Meydanı’na çıkarken hemen göze çarpıyor. Bankta uyuyan vatandaşımıza belediye ekipleri ve yardım kuruluşları bir hal hatır sormalı. Elinden tutup yardımcı olmalı. Özellikle cami görevlileri nerede bir evsiz görse elinden tutmalı camide kısa bir süre misafir etmeli… Cami cemaatini evsiz vatandaşımız hakkında bilgilendirmeli ona yeni bir hayat sürmesi için elinden tutmalı.

KİN VE ÖFKE…

Dünyalar güzeli Selin (Cebeci) geçtiğimiz gün Erdek’te yaşanan silahlı saldırıda can verdi. Erdek’in Ocaklar ilçesinde ailesiyle birlikte gittiği aile çay bahçesinde mekanın güvenlik görevlisi E.S. ile bir gün önce kavga eden E.T. bir gün sonra tekrardan aynı çay bahçesine gelerek etrafa ateş açar. Minik Selin ise olaydan habersiz oyun oynarken aldığı kurşunla ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılır. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Selin tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybeder… Görüyoruz ki artık kin ve öfke önlenemez bir boyuta gelmiş. İnsan basit bir anlaşmazlık için cinayet işler moduna gelmiş!

İlginizi Çekebilir

2’nci Bursa Turizm Fuarı kapılarını açtı

Acenteler ile otellerin buluşacağı profesyonel bir fuar olarak Bursa’nın turizm alanındaki en önemli buluşmalarından biri haline ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir