Ekinoks dönemini sayfalarla geçirin

Gece gündüzün eşit olduğu 21 Mart’ın ardından gündüzler yavaş yavaş uzarken, kışın uzun geceleri de yerini daha aktif sosyal paylaşımlara bırakıyor. Bu mevsim değişimiyle insanların okumak için kendilerine ayırdıkları saatlerde değişiklikler oluyor elbette. Bu nedenle de okuyucuların kitap seçiminde değişimler gözlenebiliyor. İnternet kitap satış sitelerinde yer alan önerilerse, daha kısa  ve hızla akıp gidecek öyküleri içeriyor.

Sayfa sayısı az olmasına rağmen insanlarda derin izler bırakan önerilerden biri Siddartha. 1946 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Hermann Hesse’nin başyapıtı Siddhartha böyle akşamlar için değerlendirebileceğiniz kitapların başında geliyor. Hesse, kitabında Buddha’nın yaşamının ilk yıllarını şiirsel bir üslupla anlatırken insanın öz benliğini bularak uygarlığın yerleşik biçimlerinden kurtulmaya çalışmasını işliyor.

Eğer gezgin bir ruhunuz varsa bu anlamda bir klasik denebilecek Xavier de Maistre’nin Odamda Yolculuk başlıklı kitabı tercih edilebilir. Kitap, tutsaklığın nasıl özgürlüğe dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Klasik kitaplar dendiğinde akla ilk gelenlerden biri olan Franz Kafka imzalı Dönüşüm küçük burjuva çevrelerindeki yozlaşmış aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bir uzun öykü. Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahta geçen Martı ise Richard Bach’ın tartışmasız en sevilen anlatısı.

Son zamanların en çok okunan yazarlarından Stefan Zweig’ın seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü bir deneyimi anlatan Olağanüstü Bir Gece ruhani bir uyanış hikayesi. “Kalp düşünebilseydi, atmaktan vazgeçerdi” diyen Fernando Pessoa’nın Başıboş Bir Yolculuktan Notlar kitabı ise yazarın gözde temaları olan “düşünmek/hissetmek”, “düşlemek/yaşamak”, “dış/iç” karşıtlıkları, “kendiyle ben arasındaki mesafe” gibi kavramlar etrafında dolanıp duran kısa metinler, cümleler ve dizelerden oluşuyor.

Roman okumak isteyen ama kalın ciltlerden gözü korkanlar için önerilen kitap ise; Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez’in Kırmızı Pazartesi romanı.Kitapta, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü anlatılıyor. Yayınlandığı dönemde sadece ülkesinde değil, dünyanın dört bir yanında sarsıcı etkiye sahip kitap, aynı zamanda toplumsal bir ruh çözümü. Gizemli yazar J. D. Salinger’ın tek romanı Çavdar Tarlasında Çocuklar ise ergenlik çağında yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, masumiyet arayışını takip ediyor.

Albert Camus’nün en tanınmış ve en çok yabancı dile çevrilmiş, eserlerinden Yabancı ile bu dönemde tanışmalısınız. 120 sayfa olsa bile okurunda bıraktığı etki bundan çok daha fazlası. Cezayir’de bir rastlantı sonucu bir Arap’ı öldüren orta sınıftan bir Fransız olan Meursault, kendisini adım adım ölüme götüren süreci kayıtsız biçimde izlerken okurunu da bu serüvene dahil ediyor.

Keyifli okumalar…

İlginizi Çekebilir

Biri hayvan hakları mı dedi?

Türkiye’nin hafife alınan ama aslında toplumsal psikolojisine dair hiç de iyi olmayan verileri çarpıcı bir ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir