Hedefteki isim Alinur Aktaş…

Türkiye’de 5 ay önce gerçekleştirilen yerel seçimlerde Bursa Büyükşehir belediye Başkanlığı’nı tüm tersten esen rüzgarlara rağmen Alinur Aktaş kazandı.

Bursa 1 yıldan biraz daha fazla süre samimiyetle kente hizmet eden Aktaş’ı bağrına basarak 5 yıl daha bu kentin yönetimini ona teslim etti.

Ancak Bursa üzerinde planlar kuranların planları altüst olmuştu. Alinur Aktaş artık birçok kesinin hedefiydi. Mustafa Bozbey’in seçimi kaybetmesiyle birlikte onun üzerinden hayaller kuranların hayalleri suya düşmüştü.

Ancak seçimi kazanan Aktaş artık hem içten hem de dıştan hedef halindeydi.

CHP ve Millet İttifakı Aktaş’ı yıpratarak seçim yenilgisini ve Bursa’yı kaybetmenin üzüntüsünü kapatmaya çalışırken, öbür tarafta ise Aktaş’ın adaylığını ve kazanmasını hazmedemeyen bir kesim vardı.

Yıllarca büyükşehir belediye başkanlığı koltuğunun hayali ile yanıp tutuşanlar, Recep Altepe’nin alınmasıyla ayaklarına kadar gelen fırsatın ellerinden uçuşunun üzüntüsünü ve öfkesini yaşıyordu.

Parti genel merkezi Alinur Aktaş isminde karar kıldığında genel kanı Aktaş’ın seçime kadar devam edeceği ve seçime AK Parti’nin yeni bir adayla gireceği yönündeydi.

Aslında bu teori biri hariç işlemişti.

Aktaş hariç görevden alınan başkanların yerine gelen hiçbir isim aday gösterilmemişti. Aktaş’ın aday gösterilmesi belli kesimlerin hayallerini yıktı.

Aktaş görev yaptığı süre içerisinde canla başla hizmet ederek, yeni dönemde aday olmayı başarmış, zaten halka da kendini sevdirmişti.

Hasılı seçimler tamamlanmış ve Alinur Aktaş, belediye başkanı olarak yola devam ediyordu.

Her seferinde Aktaş hedef alınmaya, sözleri çarpıtılmaya ve üzerinde algı operasyonuyla tepinilmeye devam ederken, o işine baktı.

Bu arada her gün başka bir algı operasyonu ile Aktaş hırpalanmaya dedikodu gazetesi ile üzerine üzerine giderek ateş etmeye devam ediyorlar.

Kimse kızmasın ancak bunlar yaşanırken Aktaş, tıpkı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o yüreklere işleyen sözü gibi “Yalnızlığımı biliyorum. Ama mücadeleme devam edeceğim” yoluna devam etti.

Son günlerde Aktaş’la ilgili çok sayıda dedikodu ve iddia ortaya atılmaya, operasyon çekilmeye devam ediliyor.

Bunların birçoğu da dost ateşi olarak tabir edilenlerden… Karşı taraf her ne kadar Aktaş’ın görevden alınmasını bekliyor olsa da, Aktaş tıpkı o sloganda olduğu gibi tevazu samimiyet ve gayretle yolunu devam ediyor.

Bunun dışında bir beklentisi olanların hayallerini bir kez daha yıkılmasını izleyecek sanırım Bursa…

———————

Öyle büyük bir zafer ki Malazgirt!

Bir düzeltme yaparak başlayalım.

Malazgirt Türklere Anadolu’nun kapısını açan bir zafer değil, Anadolu’nun ebede kadar sürecek bir Türk yurdu olduğunu tescilleyen bir zaferdir.

Türkler, Orta Asya’dan çıktıktan sonra Anadolu’yu vatan bildiler. Üstünde yaşayamazsak altında yatarız diyerek sahiplendiler.

Bir millet tüm varlığı ile bir yıldır Anadolu’yu evlatlarının kanlarıyla yoğura yoğura vatan yaptı.

Bir değil 3 devlet kurdu üstünde. Bir cihan İmparatorluğu’nun merkezi yaptı.

Malazgirt, İslam’ın sancağını sonsuza kadar Anadolu’ya dikmektir…

Malazgirt, sönmeden yurdumun üstünde en son ocak yemininin amentüsüdür…

Malazgirt, bir büyük milletin bir büyük şahlanışının adıdır…

Ve bir daha biz bu topraklardan bu vatandan bu yurttan çıkmayız demesidir…

Malazgirt, İstanbul’un fethidir, Büyük Taarruzdur, Kıbrıs Barış Harekâtıdır…

Hasılı Malazgirt Türk’ün var oluş destanının en önemli simgesidir…

Ebedi vatanı bize yurt eden kahramanlara selam olsun…

 

————————–

Boraltan faciası…

Türklerin Anadolu’ya girmelerinden en az bin yıl sonra büyük bir faciayı yaşadı bu millet…

Yürek yakan türkülere konu olan Boraltan olayını bir kez daha anımsamakta fayda var. 1944’te Komünist Rus Ordusu’ndan kaçan 146 Azerî Türkü Aras Nehri üzerindeki Boraltan Köprüsü’nden geçerek Türkiye’ye sığınmıştı.

Karakol komutanı Ankara’ya durumu bildirdi. İltica eden Azerî Türkleri de onları bağırlarına basan Türkiye Türkleri de bu konuda ters bir cevap beklemiyorlardı. Ancak, konu Cumhurbaşkanı İnönü’ye intikâl edince, İnönü ‘Türkiye dışında Türk yoktur’ diyerek 146 Türk’ün derhal Ruslara teslim edilmelerini emretti. Ne yazık ki kardeşlerimiz Rus askerlerine teslim edildi.

Onlar da hemen oracıkta, Türkiye Türkleri’nin gözleri önünde 146 Türk’ü şehit ettiler. Karakol komutanı, bu faciayı gördükten sonra dayanamayıp intihar etti.

Bunun üzerine yazılan Boraltan Ağıtı sözleri şöyle….

Boraltan bir köprü, aşar geçer Aras’ı,

yuğsan Aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası.

karası, karası, merhamet fukarası,

karası, karası, merhamet fukarası.

düşman bekler karşıda, önüne kattı beni,

can alınan çarşıda, kardeşim sattı beni.

dönüp seslendim geri, merhametsiz birine,

beni siz vursaydınız, şu gavurun yerine.

Yayınlanan bölümü bu… Bir de şiirin yayınlanmayan bir bölümü olduğu söylenir… İşte o yayınlanmamış bölüm de de şöyle der…

Bu imiş meğer istirahat, yordum kadere kısmete.

Uyusun şimdi rahat rahat. Deyin öldüğümü İsmete.

 

——————-

İlginizi Çekebilir

“Ara öğünler abur cubur tüketiminin önüne geçiyor”

Doruk Sağlık Grubu doktorları, sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmelerine devam ediyor. Bu kapsamda açıklama yapan Beslenme ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir