Her masanın yancısı STK’lar…

Tüm yıl boyunca her yerde boy gösteren bu sivil toplum kuruluşlarını Ramazan ayında hayır işleriyle uğraşırken gören var mı acaba?

Bir ay sonra üniversite giriş sınavı var örneğin, dernek, vakıf, STK ne varsa bu konuyla ilgili gençlere yönelik proje geliştirip uygulayan var mı? Yılın her dönemi bu işleri yapan STK’lar var asla sözümüz onlara değil.

Ziyafet masasında başköşede zahmete gelince ilk köşeden sıvışanlara sözümüz. Bir şekilde bir derneğin başına geçip, geçimini geleceğini siyasetini ikbalini o dernek üzerinden devşirmeye kalkanlara sözümüz.

İftar sofralarının vazgeçilmesi bu fırıldaklar. Selfielerin, davetlerin baş konukları. Yiyelim eğlenelim, derneğin STK’nin ismini sonuna kadar sömürüp üç kuruşluk çıkar sağlayalım diyenlere…

Hemen aklınıza geldi üç beş tanesi birden değil mi? Ve bu asalak tayfası ne kadar çok öyle değil mi?

Oysa sivil toplum olması gerektiği gibi olsa, kurulduğu ve hedeflediği alanda hizmetini sürdürse çok daha etkili ve etkin olacak. Değeri ve ağırlığı olacak. Toplumda bir saygınlığı, cemiyette bir hükmü, sokakta bir kelamı ve selamı olacak.

Oysa birbirinin taklidi sadece ucuz çıkar çetelerine dönüşmüş onlarca dernek stk cirit atıyor ortalıkta. Ne yaptıkları belli değil. Niçin var oldukları belli değil. Neden protokolde ve kamu da bu kadar yüz buldukları belli değil.

Yazık çok yazık. Bu fırıldaklar nedeniyle STK bu ülkede doğru düzgün gelişemiyor. STK deyince insanların hakkına ya yolsuzluk geliyor ya da filim fırıldak.

O halde siyaset kurumunun bu gidiye bir dur demişe gerekiyor. Dernekler ve vakıflarla ilgili yasaların derhal yenilenmesi ve sivil toplum örgütlerinin özgün hizmetler verecekleri, dernek ve vakıfları siyasete, ticarete alet edemeyecekleri bir noktaya getirilmeli.

Aynı şekilde spor kulüplerinin dernekler yasasından çıkarılması, dernek işlerinin sadece amatörde devam etmesi çok önemli.

Bu konu önemli ve üzerinde önemle durulmalı. STK ve derneklerin son yıllardaki bu rezil görüntüleri bir an önce tarihe karışmalı. Kurulduğu hedefe yönelik hizmet etmeyen adım atmayan STK ve dernekler de bu durumdan sorumlu olmalı ve hesabını vereceği bir erk olmalı.

Avcı çıktı ve “Kral çıplak” dedi…

Önceki akşam belki de Türk futbolunda son 25 yılın en ciddi gelişmesi yaşandı. Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı, çıkıp mikrofonların karşısında Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’e adeta saydırdı. Söylediklerinin ağırlığından öte Türk futbol camiasında bir kişinin çıkıp Terim’e söz söylemiş olması kıymetli.  Terim adeta koruma altında, kutsal bir kişi sanki. Basını da futbol camiası da ve de iş dünyası ve siyaseti de ağzını açmıyor. Terim asıyor, kesiyor, raconu belirliyor, o racona göre ayar veriyor falan filan. Türk futbolunda ne oluyorsa Terim dediği için oluyor ya da olmuyor.

İşte tam bu noktada bir delikanlı çıkıp yeter artık kral çıplak dedi. Terime aynı kendi jargonundan cevap verdi. Sert ve acıtıcı sözler söyledi. Her şeyden önemlisi kimsenin cesaret edip söyleyemediği hakikatleri söyledi. Bir daha iş bulamam kaygısıyla susmadı, kovulurum kaygısıyla durmadı, Terim’in kutsal biri olmadığını gösterdi. Futbolun helvadan tanrıları kızar mı bilmem ama Abdullah Avcı fitilin ateşini yaktı. Türk futbolunun kabadayılardan kurtulması için birilerinin bir an önce konuşması ve herkesin haddini bilmesi şart!

İlginizi Çekebilir

İdlib’de konvoyumuza saldırı! 3 sivil hayatını kaybetti

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, “İdlib’de 9 Numaralı Gözlem Noktası’na intikal esnasında konvoyumuza bir hava ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir