Son Haberler

İdamsa idam!

Devletin birinci görevi nedir? Vatandaşlarının güvenliğini sağlamak. Bugün tüm Türkiye’de insanlar 7/24 evlatlarının kaygısıyla yaşıyor.

Üst üste gelen minik yavrulara yönelik taciz, tecavüz, istismar olayları bir milletin tüm dengesini bozmuş durumda. İnsanlar çocuklarını kapının önüne bırakamaz hale geldi.

Korku, öfke, çaresizlik tüm insanların ortak noktası oldu. Bir karış sabilere saldırıyor alçaklar. Tecavüz ediyor, taciz ediyorlar. Yolda yürüyen kadınlara, otobüse binen insanlara musallat oluyorlar. Üst üste geliyor hepsi. Bir acı bitmeden öteki peşine sıralanıyor.

Bugün evladı olan hiçbir anne baba rahat değil. Ne gecesi ne gündüzü rahat geçmiyor. Hep bir korku hep bir tedirginlik. 3 sapık yüzünden bir millet korku içinde yaşıyor. Bir milleti bu korkuya sevk eden 3-5 sapığa bu ülke hak ettikleri cezayı maalesef veremiyor.

Kanunlar yetersiz kalıyor. Öyle görülüyor ki cezalar caydırıcılıktan uzak. Kınamalar, feryatlar, tepkiler gökleri yırtıyor. Ama el kadar bebelerimiz bu sapıkların kurbanı oluyor. Çocuklar korunamıyor.

Binlerce yıldır gelen töremizde de dinimizde de bu sapıkların cezası ölüm. Kıyasta hayat vardır diyor dinimiz.

Devlet idaresi ve siyaset zaman geçirmeden kanunları, cezaları caydırıcı hale getirerek, bu sapıklara hiçbir zemin bırakmamalı, hayat hakkı tanımamalı. 3-5 sapkın yüzünden bir millet korkulu rüyalar görmemeli, bu acıları yaşamamalı. Öpmeye, yüzüne bakmaya kıyamadığı evlatlarını bu sapkınlara kurban vermemeli.

Bu sapıklar evlatlara saldırırken zerre imanı olan hiçbir insan uyuyamaz. Sabilere musallat olan bu alçaklar hiçbir vatan evladı sessizliğe gömülemez. Bir millet bu şekilde çaresizliği yaşayamaz. Bir millet devletini bırakıp cezaevinin, sokağın adaletine sığınmamalı. Bir devlet milletine bunu reva görmemeli.

Dünya ne derse desin bir tek evlada dünyayı yakmalı bu ülke, bu millet. Evlatlara bu sapıkların saldırılarını iki gün konuşup üçüncü gün unutmamalı. Ve siyaset mekanizması sorumluluktan kaçmamalı. İdamsa idam. Bu millet evlatları için her güçlüğe peşinen katlanır. Siyasetin atmadığı adım her geçen gün sokağın adaletinin hâkim olmasına neden olur ki, binlerce yıldır getirdiğimiz devletimizin bu duruma asla gelmemeli.

 

Orhangazi’den örnek adım!

Müslümanların dört gözle beklediği 11 ayın sultanı Ramazan’a artık günleri sayıyoruz. Her yıl Ramazan ayında Türkiye’nin dört yanında malum iftar çadırları kuruluyor. Bir çoğu hijyen şartlarını dahi yerine getirmeyen, büyük kısmı amacına hizmet etmeyen çadırlar. Gerçekten ihtiyacı olan insanların büyük bir kısmına ulaşmayan, belli bir kısım insanın Ramazan ayı boyunca bedava yemek yediği çadırlar.

İşte o noktada Orhangazi Belediyesi bizce örnek bir adım atıyor. Bu yıl Orhangazi’de Ramazan çadırı kurulmayacak. Bunun yerine muhtarlıklar aracılığı ile tüm ilçede tespit edilen ihtiyaç sahibi ailelere Ramazan ayı boyunca sıcak yemek gönderilecek. Böylece insanlar iftarlarını evlerinde yapma imkanına kavuşurken, Ramazan çadırlarındaki pek de Ramazan ayının ruhuna yakışmayan görüntüler de oluşmayacak. Dileriz bu uygulama yaygınlaşır. Ramazan çadırı kurmak yerine ihtiyaç sahiplerine tüm ülkede evlerine imaret mantığı ile yılın her günü aş gönderilir. Göstermelik ve anlamsız, dinimizin hükümlerine uygun olmayan uygulamaların yerini, gerçek kültürümüz alır. Orhangazi Belediyesi’nin adımı bu nedenle kıymetli. Umuyoruz ki Ramazan ayının ruhuna yakışmayan o lüks menülü davetler de zamanla ortadan kalkar ve Ramazan ayının ruhuna uygun zamanlar görürüz.

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

O oyunu bir kez daha bozar Türkiye!

Bu toprakları vatan yaptıktan sonra nice yiğitlerini vatanı korumak için toprağa verdi bu millet. Boynunun ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir