‘İnsan hakları’ hangi insanlar için?

İnsan haklarını ve insan onurunu korumayı misyon edinmiş ulus üstü kuruluşların ve Batılı, medeniyeti savunan, insan hak ve özgürlüklerini düstur edinmiş ülkelerin su götürmez ikiyüzlülükleri şu genç yaşımda beni gerçekten çok yoruyor. “Bütün insanlar eşittir” söylemi ve “Ancak bazı insanlar daha eşittir” tutumu içerisinde olan bu kuruluşlar ile Batılı ülkelerin göstermelik iyi niyetleri ve katliamlara karşı sözde kalan nefretleri, kınamaları, görünürde bu kaosun bitmesini umduklarını ifade edip perde arkasında katliamları körüklemeleri gerçekten yetti artık.

Kurban Bayramı’nda Suriye’de 124 bin sivil göçe zorlandı. Ülkenin başındaki kan emicinin, 124 bin Müslüman’a bayramı zehir etmesinde ne gibi bir haklı sebep olabilir? Ya da yaşını doldurmamış sabiler, enkaz altında kalarak ölmeyi hak edecek ne yapmıştır? Bilemiyorum bu kana doymayan, doyamayan vahşiler ne zaman dur durak bilecekler? Netanyahu desen alenen bir ülkeyi işgal ediyor adım adım ilerleyerek. Esed’in fosfor bombalarını görmeyen yalnızca şu insan haklarını ilke edinmiş Batılı ülkeler. Görmüşsünüzdür muhakkak, altın tahtında oturup Afrika’daki açlığın bitmesi için Tanrısına dua eden Papa’yı. Oysa altın tahtını satsa kaç aç doyacak kim bilir.

2019 Mart ayı verilerine göre Suriye iç savaşının 9. yılında 350 binden fazla sivil ülkenin başındaki kan emicinin ve tabii onun yanında yer alan diğer ülkelerin saldırılarında hayatını kaybetti. 65 milyondan fazla insan buradaki topraklarını bırakarak başka ülkelere sığındı ve 6 milyondan fazla insan da ülke içinde başka bölgelere göç etmek zorunda kaldı. SNHR’nin verilerine göre 13 binden fazla insan Suriye zindanlarında işkence edilerek öldürüldü ve hala 127 binden fazla insan bu zindanlarda herhangi bir yargılama olmaksızın işkence görüyor.

Bu zindanlardan kurtulan kadınların anlattıklarıysa kan donduran cinsten.

  • Halep’te bir güzellik salonu işleten Lazkiyeli M.F, “İşkence odaları koğuşun yanındaydı. İnsanlara nasıl işkence yaptıklarını görüyorduk. Hatta bir defasında bir kadın kocası ve kardeşiyle hapse girmişti. Kadını, eşi ve kardeşinin önünde soydular, odaya alıp tecavüz ettiler. 17 yaşında bir kıza bile tecavüz ettiler. Rejimin yaptıklarını kimse yapmadı. Bir kadın hamile kalmıştı, kadını döverek karnındaki çocuğu düşürdüler. Bizi sürekli İran’a savaş esiri olarak vereceklerini söylüyorlardı. Gece 12’de akli dengesi bozuk olan birini getirip bizi korkutmak için koğuşumuzun önünde tecavüz ettiler.”

 

  • Esed hapishanelerinde işkence gören Suriyeli kadınlardan 32 yaşındaki Lona Ağa; “Askeri Güvenlik daha berbattı. İşkence daha ağırdı. Elektrikle işkence ediyorlardı. Allah’tan yardım ve sabır diledim. Bundan daha fazlasını kaldıramam dedim. Orada ceset gibi insanlar vardı. Her türlü işkenceyi görüyorlardı. Elektrik kablolarıyla dövüyorlar, sonra elektrik veriyorlardı. Bir çoğu dayanamadı ve öldü. Bize böcek gibi muamele ediyorlardı. Ölene hiç önem vermiyorlar ‘hadi battaniyeye sarın’ diyorlardı.” şeklinde devam etti.

 

  • Suriye’nin Hama kentinde yolda yürüdüğü sırada rejim güçlerince keyfi olarak alıkonulan 5 çocuk annesi Meysa El Mıhabi, “Evime giderken bir anda önümde bir araç durdu ve içerisinden rejim askerleri indi. Beni ve kaldırımda yanımda yürüyen birkaç kişiyi daha hiçbir şey söylemeden gözaltına aldılar. Ben o anda onlara herhangi bir suçumun olmadığını, sadece yetim çocuklarıma ekmek götürdüğümü defalarca kez söylememe rağmen beni dinlemediler ve döverek araca bindirdiler. Beni önce karakola götürdüler. Orada da suçsuz olduğumu anlatmaya çalıştım ama yine de dinlemediler. Daha sonra beni cezaevine götürdüler. Hayatım cezaevinde kararmaya başladı. Zindana atıldım ve işkence görmeye başladım. Ellerim ve ayaklarım zincirlere bağlı halde saatlerce aç susuz tutuldum ve dayak yedim. İşkencede tekmelerle kaburgam kırıldı ve sopayla sağ kulağıma vurulması sonucu işitme kaybı yaşadım. Cezaevinde ben de dahil diğer kadınlar tecavüze uğruyordu. Bizi bırakmaları için yalvarmamıza rağmen dinlemiyorlardı. Bunların Allah’tan korkusu yok.”

 

  • Suriye’de rejim güçleri tarafından dört arkadaşıyla birlikte tutuklanan 38 yaşındaki Hatice Ahmet, ”Sadece dayak ve işkence anlarında biraz aydınlık oluyordu. Bedenim türlü işkencelere maruz kaldı, elektrik, dayak ve karanlığa mahkum edilmek. Parmaklarımın birkaçı sopa darbeleriyle kırıldı. Günlerce aç bırakıldık, yemek verildiğinde de kuru ve küflü ekmekler yedirildi. Bir yıl boyunca güneşi görmedim, yerin altına kurulan cezaevinde her türlü işkenceye maruz kaldım. Hayatımın en acı günleriydi.”

 

2011 yılından bu yana tüm bunlar yaşanırken, Birleşmiş Milletler’inden tutun da Batılı güya insan hakları savunucularının, savaştan değil barış ve sağduyudan yana olduğunu ifade eden ülkelerin, tek endişelerinin Suriyeli sığınmacıların rahatlarını bozması olduğunu kim inkar edebilir? E hani Bölüm 1, Madde 2- Yaşam Hakkı; Herkesin yaşam hakkı, yasa tarafından korunacaktır. Hiç kimse, yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan ötürü hakkında bir mahkeme tarafından verilen mahkumiyet hükmünün ardından bu yaptırımın infaz edilmesi dışında, yaşamından kasıtlı olarak yoksun bırakılmayacaktır. 12 kişi öldürüldü diye Paris sokaklarında el ele olayı protesto eden ülke liderleri, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı David Cameron, İtalya Başbakanı Matteo Renzi, İspanya Başbakanı Mariano Rajoy, Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Belçika Başbakanı Charles Michel, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov neredesiniz? Yüzbinlerce insan katledildi, neredesiniz?

Ya da Bölüm 1 Madde 3- İşkence yasağı; Hiç kimse, işkenceye ya da insanlık dışı yahut aşağılayıcı muamele ya da cezaya tabi tutulmayacaktır. 13 binden fazla insan Suriye zindanlarında aç, susuz, elektrik verilerek ve daha çeşitli işkencelerde öldürüldü neredesiniz?

Adil Yargılanma Hakkı var bir de, Bölüm 1, Madde 6.

  1. Medeni hak ve yükümlülüklerinin ya da kendisine isnat edilen herhangi bir suçun belirlenmesinde, herkes, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir yargı yeri tarafından, makul süre içerisinde, adil yargılanma ve aleni duruşma hakkına sahiptir. Hüküm aleni olarak açıklanır; ancak basın ve kamu duruşmanın tamamından ya da bir kısmından, bir demokratik toplumda, ahlak, kamu düzeni yahut milli güvenlik yararına, gençlerin çıkarlarının ya da tarafların özel yaşamının korunmasının bunu gerektirmesi hallerinde, ya da aleniyetin, adaletin gereklerine zarar verebileceği özel koşullar bulunması halinde, mahkemenin görüşüne göre kesin biçimde gerekli olduğu ölçüde, çıkartılabilir.
    2. Bir suç isnat edilen herkes, hukuka uygun olarak suçluluğu kanıtlanana dek masum sayılacaktır.
    3.Bir suç isnat edilen herkes, en azından aşağıdaki haklara sahiptir:
    (a) kendisine yöneltilen suçlamanın mahiyeti ve nedeni hakkında, derhal, anlayabileceği dilde ve ayrıntılı olarak bilgilendirilmiş olmak;
    (b) savunmasını hazırlamak için yeterli zamana ve olanaklara sahip olmak;
    (c) bizzat ya da kendi seçtiği bir yasal yardımcı/(savunmanı) yoluyla savunmasını yapmak ya da, yasal yardım almak için yeterli ödeme gücüne sahip değil ise, bu yardımın, adaletin yararının gerektirmesi halinde, kendisine ücretsiz olarak sağlanması;
    (d) aleyhine olan tanıkları sorguya çekmek ya da çektirmek ve kendi lehine olan tanıkların, aleyhine olan tanıklarla aynı koşullar çerçevesinde, hazır bulunmalarını ve sorgulanmalarını sağlamak;
    (e) mahkemede kullanılan dili anlamıyor ya da konuşamıyor ise, bir çevirmenin yardımından ücretsiz olarak yararlanmak.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan bu maddelerin tüm insanlar için geçerli olduğu söylenir ancak yalan. Bu maddeler yalnızca Batılı insanların haklarıdır ve gerekli merciler ancak bir Batılının bu hakları ihlal edildiğinde harekete geçer. İşte bu ikiyüzlülük bulandırıyor midemi.

İlginizi Çekebilir

Afrin’de yetim çocuklar için şenlik düzenlendi

Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin ilçesinde İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından 350 yetim çocuk için yaza veda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir