İsraf ve açlık

İnsanoğlu çok garip, elindeyken kıymetini bilmediği çoğu şeyi kaybedince dünyası başına yıkılıyor ama maalesef iş işten geçmiş oluyor. Bugün dünyanın yarısı kaybetmeden asla değerini anlayamayacağı şeyleri yarın yokmuşçasına israf ediyor. Mesela zaman. Hangimiz zamanı israf etmeden 24 saatin 24’ünü de verimli kullandığını söyleyebilir? Mesela sağlık. Bu öyle bir şey ki, var ama yok gibi. Nefes almak mesela her saniye nefes alıyoruz fakat bundan bahsetmediğimiz sürece nefes aldığımız farkında olmuyoruz. Sağlık da öyle, varlığını fark etmemiz için gitmesi gerekiyor. Ancak zaman da sağlık da somut olmayan kavramlar olduğundan ben bunu normal karşılayabiliyorum fakat somut olanı israf etmedeki ısrarımızı katiyen anlamıyorum.

Her yıl 10 milyon insanın açlıktan öldüğü güzide gezegenimizde aynı zamanda her yıl 1.3 milyar ton gıda israf ediliyor. Bu rakamlara bakınca hayatını kaybeden 10 milyon insan, bir şekilde çöpe atılan 1.3 milyar gıdaya ulaşabilseydi hayatını kaybetmezdi. Bu durumda çöpe atılan her bir lokmayla gezegenin öbür ucundaki bir çocuğun ölümüne sebebiyet vermiş olmuyor muyuz? “Hayır bu çok ağır bir itham” dedi biri sanki.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı ve Gıda Sürdürülebilirlik Endeksi verilerinden derlediğim kadarıyla dünya üzerindeki israfın açlıktan ölme vakalarıyla nasıl doğrudan orantılı olduğunu anlatmaya çalışacağım. Çarpıcı bir rakamsal veriyle başlamak gerekiyor. İşte o çarpıcı rakamsal veri; Küresel gıda üretiminin 3’te 1’i israf ediliyor. Bu miktar, dünya genelinde yetersiz beslenen 795 milyon insanı doyurmak için gereken gıdanın 4 katına tekabül ediyor. Gıda Sürdürülebilirlik Endeksi’ne göre israf ettiğimizin 4’te biriyle dünya genelindeki açlığı bitirebiliyormuşuz. Ancak buna rağmen dünya üzerinde her 5 saniyede bir çocuk açlıktan ölüyor ve Dünya Gıda Programı İcra Direktörü David Beasley’in de dediği gibi “Bu kabul edilemez”

Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü’nün yaptığı ekmek israfı araştırması bir hayli ilgimi çekti. Zira Allah israf edenleri sevmezken ve bu ülke kendini Müslüman bir ülke diye tanımlıyorken günde 101 milyon ekmek üretildiği, bunun 95 milyonunun tüketildiği, 6 milyonunun ise çöpe gittiği açıklanmış. Her gün 6 milyon ekmeği çöpe atarak her gün açlık çeken 6 milyon insanı da ölüme terk etmiş olmuyor muyuz? Madem Müslüman bir ülkeyiz ve madem Allah israf edeni sevmiyor nasıl oluyor bu 6 milyon ekmek çöpe gidiyor?

“Türkiye’de Ekmek İsrafı Araştırması’na göre 250 gr’lık ekmeği baz alındığında Türkiye’de günde 101 milyon, yılda ise 37 milyar adet ekmek üretilmektedir. Tüketime bakıldığında; ülkemizde günde 95 milyon, yılda ise 35 milyar adet ekmek tüketilmektedir. Buradan hareketle adet olarak israf hesaplanırsa; Türkiye’de günde 6 milyon adet, yılda ise 2,1 milyar adet ekmek israf edilmektedir. Miktar olarak ise günde 1.486 ton, yılda 542 bin ton ekmek israf edilmektedir. Diğer bir ifadeyle üretilen toplam ekmeğin % 5,9’u israf edilmektedir. Kişi başı ekmek tüketimimiz günlük 319 gr, kişi başına israf ise günlük 20 gr’dır. Bir günde israf edilen toplam 6 milyon adet ekmeğin; 3 milyonu fırınlarda (%51,4), 2,3 milyonu hanelerde (%37,9), 0,6 milyonu ise personel ve öğrenci yemekhaneleri ile lokanta ve otellerde (%10,7) israf edilmektedir. Ekmek israfının ekonomik büyüklüğü 1,5 milyar TL’dir. Yılda israf edilen ekmeğin parasal karşılığı olan 1,5 milyar TL ile; 162 bin asgari ücretliye maaş ödenebilmekte, 460 bin üniversite öğrencisine 12 ay boyunca aylık 280 TL burs verilebilmekte, 100 yataklı 80 hastane veya 16 derslikli 500 okul inşa edilebilmekte ve 500 km bölünmüş yol yapılabilmektedir. Bir yılda israf edilen 2,1 milyar adet ekmek, ülkemizin 23 günlük ekmek ihtiyacı kadardır.”

Verilere bakıldığında basit gibi görünen bir ekmeğin çöpe gidişinin ülkeye ekonomik anlamda da zararı büyük. E biz devleti için canını veren insanlardık ne oldu da devletimizi kendi elimizle ekonomik olarak sürekli zarara uğrattık ve uğratmaya da devam ediyoruz? İşte bunlar hep bolluktan. Dolar ne kadar yükselirse yükselsin, ülke ekonomik olarak ne derece büyük bir dar boğaza girerse girsin bu güzel topraklarımız bizden verimliliğini esirgemediği sürece, buğdayımız var olduğu sürece o ekmek çöpe gidecek. Ne zaman ki açlıktan ağaç yapraklarını kaynatan Yemenlilerin durumuna düşeriz (Allah esirgesin) işte o zaman kıymetini anlayacağız bir lokma ekmeğimizin. Ne zaman ki topraklarımız eskisi kadar verimli olmayacak, cömertliğini bizden esirgeyecek o zaman kıymetini bileceğiz ekmek kırıntılarının. Çünkü biz insanız herhangi bir şeyin kıymeti bilmemiz için önce onu kaybetmemiz gerek. Yine de “Hayır bu böyle gitmez” diyenleriniz varsa çünkü mesela Fransa öyle demiş varlığının kıymetini onu kaybetmeden fark etmiş ve israfa karşı aldığı önlemler gerçekten dünyaya örnek olacak cinsten. Örneğin Fransa’da 2016 yılından beri marketlerde son kullanma tarihi yaklaşmış ürünlerin yardım kuruluşlarına bağışlaması zorunlu. Böylece market raflarında çürümeyecekler. ABD’nin Teksas eyaletinde ise restoranların çöpe yemek atması yasak. Tüketilmeyen tüm gıdalar ya evsizlere ya da çiftliklere bağışlanmak zorunda. Merak ediyorum bu gibi uygulamalar tüm dünya ülkelerinde yaygınlaşsa ne kaybederdik?

2019’u yarıladık ve benim bu yazıyı yazdığım Salı günü, dünya üzerinde 736,063,800.8625 ton gıda çöpe gitti, ülkemizde 948,588,743.6895 adet ekmek israf edildi, yazımı bitirmek üzere olduğum şu ana kadar 3,397,229.1933 çocuk açlıktan hayatını kaybetti ve bu rakamlar her geçen saniye arttığından siz Çarşamba günü bu yazıyı okurken bolluğa bağlı israf da açlığa bağlı ölümler de katlanmış olacak.

Hiç değilse ekmek israfını önlemek için aşağıdaki tedbirleri alabiliriz. Elimizden ne gelirse onu yapmalıyız ve en önemlisi çöpe gidecek her bir lokmanın vebalini omuzlarımızda hissetmeliyiz.

TMO’nun ekmek israfına karşı tedbir önerileri;

  • Ekmeğin evlere ve kurumlara ihtiyaçtan fazla alınmaması,
  • Yemekhanelerde sıklıkla tercih edilen rol ekmeğin üstü kapalı veya ambalajlı olarak sunulması,
  • Yemekhanelerde ekmeğin ince dilimler halinde sunulması,
  • Kurumlarda yemek yiyen kişilerin yiyebileceklerinden daha fazla ekmeği sofraya almamaları veya kendilerine ihtiyaçlarından fazla ekmek servis edilmemesi,
  • Fırınlarda ihtiyaçtan fazla ekmek üretilmemesi,
  • Ekmek üretiminde çalışanların eğitilmesi,
  • Ekmeğin doğru yöntemlerle muhafaza edilmesi,
  • Bayatlamış ekmeğin uygun yöntemlerle değerlendirilmesi,
  • İnsan gıdası olan ekmeğin hayvan beslenmesinde kullanılmaması,

Yöntemlerine başvurabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir

“İnsanlık kaldıysa bize yardım etsinler”

İdlib’de göç etmek zorunda kalan sivillerden İsa Şakir, “Bize olanı biteni kimse görmüyor mu? Nereye ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir