İstanbul seçimlerini Mursi kazanacak

Muhammed Mursi, Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanıydı. İhvan-ı Müslimini, Müslüman kardeşleri seçimle iktidara taşımıştı. 2012 yılında yapılan seçimlerde ikinci turda oyların % 52 sini alarak Cumhurbaşkanı seçildi. 369 gün iktidarda kaldı.  2013 yılının 1 Temmuz’unda halkı hedef alan kanlı bir darbe ile zalim Sisi tarafından iktidardan indirilerek hapse atıldı. 2015 yılında idam cezasına çarptırıldı. Dünya çapında Müslüman ülkelerden özellikle Türkiye’den gelen tepkiler üzerine 2016 yılında idam cezası kaldırıldı. Casusluk suçlaması ile yargılandı durdu. 17 Haziran 2019 günü yapılan duruşmada ise kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Mursi’nin ölümü normal ölüm müydü? Elbette değildi. Halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı 6 yıldır hapiste. Hangi koşullarda belli değil. Neler çektiği, nasıl davranıldığı belli değil. Her çıkarıldığı mahkemece işlemediği bir sürü suçlardan ötürü savunması isteniyor. Belki de insanı çıldırtacak bir sürü sorunun muhatabı olarak cevap vermesi isteniyor. Nasıl bir ruh haline itiliyor. Mahkeme salonu dahi bir işkence aleti olarak kullanılıyor.  Bilmiyoruz ama olası olarak tahmin edebiliyoruz. Belki de mahkeme öncesi verilen bir ilaç mahkeme salonunda kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesine yol açıyor. Bütün dünyanın gözü önünde normal bir ölüm şekli gibi, inanalım mı? Mısır halkı için, Müslüman kardeşler için bir ümit olan, olası bir halk hareketi veya konjonktür değişikliği ile yeniden halkın önüne geldiğinde çok daha büyük farkla seçimi kazanabilecek bir lider, ölümü ile umut olmaktan çıkarılıyor.

Osmanlı hinterlandının içinde önemli bir yere sahip olan Mısır İngilizlerin oyunlarına rağmen zar zor savaşın çıktığı 1914 yılına kadar Osmanlı himayesinde kalmış, 1922 yılında ise bağımsızlığını ilan etmiştir. O zamandan beri de bağımsız olarak görünse de batıya bağımlı yöneticilerle yönetile gelmiştir.  Buna ilk ayak diretecek olan lider olan Mursi ise sadece 369 gün iktidarda kalabilmiş, dış destekli yapılan darbe ile devrilmiş ve ölümüne giden yola sokulmuştur. Tıpkı 1960 ta Demokrat partiye yapılan darbe ve sonrasında idam edilen Menderes gibi. Rahmetli Necmettin Erbakan’a bir yıl bile tahammül edemediler 28 Şubat post modern darbesi ile alaşağı ettiler. Direnseydi sonu Mursi’ye yakın olurdu.

2013 te Mursi’ye yapılan oyunun aynısı başlayan gezi olayları ile Ak Parti’ye ve Recep Tayyip Erdoğan’a yapılmak istendi. Sisi’ye gönderme yapıldı. Arkasından gelen 17-25 Aralık yargı darbesi, daha öncesinde ameliyat masasında Recep Tayyip Erdoğan’ın öldürülmesi planı. Çukur savaşları, Kobani olayları ve nihayetinde gelen 15 Temmuz kanlı darbe girişimi, 251 şehit 2190 yaralı pahasına Milletin zaferi ile biten süreç.

Şimdi Türkiye Başkanlık sisteminde ilk Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Daha 2013 yılında Zalim Sisi darbe yaptığında bu yönetimi reddeden ve asla Sisi’nin yönetimini kabul etmeyen liderimiz. Mursi’nin ölüm haberini alır almaz ona bir kardeşi ölmüşçesine sahiplenen liderimiz. Sisi ile o günden bu yana bir masada oturmayan ve bunu tüm dünyaya bu gün dahi sesi gür olarak haykırabilen liderimiz.

Pazar günü İstanbul seçimleri var. Mısır da Mursi’yi deviren güçlerin gözü İstanbul seçimlerinde. 15 Temmuzda başarılı olamadılar, kuyruk acıları var. O günden beri saldırıyorlar, her yerden geliyorlar, ekonomik, siyasi, yalan, dolan, yanlış algı ne ararsan var.

Başkanlık sistemini kabul ettiğimiz 2017 anayasa referandumunda yenildiler, 2018 Başkanlık seçimlerinde yenildiler, 2019 Yerel seçimlerinde yenildiler. Şimdi CHP+HDP+PKK+İP+FETÖ+Hırsızlıkla ele geçirmeye çalıştıkları ve suçüstü oldukları seçimin tekrarında varlık göstermeye, acaba buradan bir kaos çıkar mı, çıkarır mıyız ın derdindeler. Öyle çok fazla ümitleri yok ama yine de var güçle asılıyorlar, çünkü bundan sonrası onlar için yok hükmünde, söyleyecekleri hiçbir sözleri de kalmayacak. Başkanlık sisteminde seçim olmadan geçireceğimiz kesintisiz bir 4 buçuk yılımız daha olacak. Yapılmaya devam eden ve yapılacak tüm işlerde iktidarın iç engellemelerle karşılaşmayacağı bir dönem olacak.

İstanbul seçmeni bu darbecilere, Sisi severlere, Mursi öldü diye sevinenlere, Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığının arkasına İslam düşmanlığını gizleyenlere, FETÖ’cülere, PKK’lılara, içinde Millete düşmanlığını saklayanlara İstanbul’u asla vermeyecektir.  Devletin Valisine it diyen, adım başı yalan söyleyen, Beylikdüzü Belediye başkanlığında kendi AVM sine içki ruhsatı vermek için düzen kurabilen, İstanbul’a katacağı hiçbir katma değeri olmayan birine, devletin polisine şerefsiz diyen bir zihniyete İstanbul’u teslim etmeyecektir. İstanbullu yıllarca kendine kimin hizmet ettiğini ve bundan sonra da kimin daha iyi hizmet edebileceğini çok iyi bilir.

İstanbullu feraset sahibidir. Görülecektir ki 23 Haziran seçimleri yine Milletin zaferi ile sonuçlanacaktır. Lideri Recep Tayyip Erdoğan’ı nasıl 15 Temmuz da canı pahasına korudu ve kolladıysa, İstanbul’u ve ülkesini hainlere teslim etmediyse, oyu ile de bunların yolunu kesecek, yaşam bulmalarına fırsat vermeyecektir.

Şehit Muhammet Mursi’ye Allah’tan rahmet diliyorum. Mısır halkına ve tüm İslam âlemine baş sağlığı diliyorum. Zalim Sisi’ye lanet olsun. Müslümanlar bir, kâfirler helak olsun. Allah, İslam düşmanlarına, zalimlere ve onların iş birlikçilerine fırsat vermesin. Âmin.

Selam, sevgi ve dua ile…

İlginizi Çekebilir

Ormanı istila eden tırtıllar ağaçlarda yaprak bırakmadı

Kütahya-Bursa sınırındaki Domaniç Dağları’nda ilk kez geçen sene görülen ve bu yıl hızla yayılan kızıl ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir