Kayyum ve devlet!

Her devlet kendisini korur. Bunun dünyada hiçbir istisnası yoktur. En demokratik olduğu söylenen devletler bile yeri geldiğinde kendini korumak için çok sert tedbirler alır ve müdahaleler yapar. Türkiye dün sabah 3 büyükşehir belediyesi başkanının görevden alındığı ve yerine kayyum atandığı haberiyle uyandı. Kayyum atamaları gündeme bomba gibi düştü adeta.

Daha niye alındıkları, devletin neden böyle bir adım attığı bire tam ortaya çıkmadan özellikle CHP yönetimi ve taşra örgütleri ardı ardına açıklama yapmaya başladı. Yetmedi mevzu AK Parti hükümeti ve devlet olunca hızla karşı cephede yer almaları ile bilinen onlarca baro ortak açıklama yaptı.

AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı yeni bir parti kurmak için çalışan Eski Cumhurbaşkanlarından Abdullah Gül ile yine eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu da koroya uydu. İşin enteresan tarafı bu açıklamalar yapılırken henüz 3 başkanı görevden alınan HDP ortada yoktu. Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı her fırsatta nefretini dile getiren bu kesimlerin bu davranışları şaşırtıyor mu tabi ki şaşırtmıyor.

Gelelim tartışmalara. Daha 4 ay olmuş bu belediye başkanları seçileli…

Eee…

Vay efendim sandıkla gelmişler… Vay efendim halk iradesi… Bu devletin bu milletin imkânlarını devlete ve millete kurşun sıkanlara seferber edebilirsin yani Nasıl olsa sandıkla geldin…Artık kralda sensin padişahta… Belediye terör örgütüne hizmet edebilir öyle mi? Kandil talimatlarıyla belediyeler yönetilebilir öyle mi? Bayrağı, devleti, kanun ve kuralları yok sayabilirsin öyle mi?

Kusura bakmayın beyler…

Hiçbir devlet bu duruma tahammül etmez, edemez.

Bursa’da bir basın toplantısında kanun ihlalini olayı küçümseyerek sulandırmaya kalkan muhataba oradaki basın mensuplarından biri, “Tecavüzde santim hesabı yapılmaz” diyerek adeta çıplak gerçeği yüzüne vurduğu gibi bu alınan belediye başkanlarının kaç aydır görevde olduğu değil burada ne yaptıklarına bakmak gerekmiyor mu? Ha bu hükümet gitsin de isterse vatan elden gitsin mantığıyla yürümekse söylenecek söz de yok zaten… Türkiye Cumhuriyeti’nde tüm vatandaşların kanunlara uyma, devletinden yana milletinden taraf olma görev ve ödevi var.

Suç işleyen cezasını pek tabi ki çekecek. Belediye başkanı, vali, milletvekili, bakan vs…

Öyle hamasi, dayanağı olmayan sadece sloganlaştırılan cümlelerle devletimize ihanete sessiz kalamayız. Dün birçok belediyeye kayyum atandı. Bugün pervasızca aynı şeyleri yapanlara sesi çıkmayanlar, vay efendin sandıkla gelen belediye başkanları görevden alınır mıymış?

Bal gibi alınır. Teröre destek veren, teröre kaynak aktaran, teröristi sahip çıkan her kim varsa bu ülkenin ve milletin düşmanıdır ve en şiddetli şekilde cezalandırılmalıdır. Yetkiyi, görevi ve emri Ankara yerine Kandil’den almaya kalkanlar pek tabi ki bunun hesabını verecekler. Bundan daha doğal ne olabilir ki Millete ve o milletin bin yıllardır can vererek, kan vererek yaşattığı devlete kalkan elleri o devlet gün gelir kırar…

Ülkü Ocakları’nda çok güzel şeyler oluyor!

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanlığı’na Dr. Sinan Ateş’in atanmasının ardından Türkiye’ye yayılan ocaklarda çok güzel projeler, çok doğru adımlar atılıyor… Sinan Ateş yönetimindeki Ülkü Ocakları Genel Merkezi, eğitimden çevreye, sokak hayvanlarından spor etkinliklerine kadar bir çok projeyi başlattı. Ülkü Ocakları tam da kuruluş amacına uygun şekilde eğitim ve kültür alanından ciddi faaliyetler yapıyor. Ülkü Ocakları’na devam eden gençler sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyor. Ocak aracılığı ile açılan kurslarda spordan, Kur’an-ı Kerim’e, tarihten daha bir çok alana kadar açılan kurslar tüm gençlere ve çocuklara açık olarak gerçekleştiriliyor.

Ülkü Ocakları nefis bir imaj yenileme ile geleceğe emin adımlar atıyor. Ülkü Ocakları tüm Türkiye’deki şubeleri aracılığı ile yaz okulları düzenledi. Çocuklar için sesli kitap okumaları yayınlanıyor internet sitesinde. Bir çok sosyal sorumluluk projesi ocaklı gençler tarafından tamamen gönüllük esasıyla yürütülüyor. Gençler kahvelere gitmek yerine ocaklara giderek hem çaylarını kahvelerini içiyor hem de sohbet ediyorlar. Bir çok kitap gençlere ve çocuklara hediye edilerek, gençlerin ve çocukların okumayı sevmelerine destek olunuyor. İşte bu projelerden biri de Kutadgu Bilig’in yazılışının 950. Yıldönümünde hazırlanan Yusuf Has Hacip Akademisi…

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı olarak akademik anlamda başarı sağlayabilecek Türk gençlerini, küreselleşen dünyada meydana gelen gelişmelere uyum sağlayacak ve bu değişmeleri milliyetçi bakış açısı ile açıklayabilecek seviyeye getirmek için dersler verilecek bu proje kapsamında. Bu dersler ideoloji, ekonomi, sanat, sosyoloji, tarih gibi geleceğin lider adaylarını her alanda donanım sağlayacak dersler olacak. Adaylar eğitim yoluyla teorik ve pratik beceriler kazanacak. Teorik bilgilendirmenin yanı sıra meydana gelen olaylara sistematik bir bakış açısı kazandırmak maksadıyla hitabet ve düşünme teknikleri gibi kişisel gelişim dersleri de verilecek. Daha sonra yine değineceğim ama şöyle söyleyelim… Ülkü Ocakları, laf üretmek yerine milletin ve ülkenin geleceği için üzerine düşen görevi yerine getirmek için çalışıyor. Eh bu da takdir edilmesi gereken bir durum. Umarız örnekleri artar…

 

 

İlginizi Çekebilir

2’nci Bursa Turizm Fuarı kapılarını açtı

Acenteler ile otellerin buluşacağı profesyonel bir fuar olarak Bursa’nın turizm alanındaki en önemli buluşmalarından biri haline ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir