Kim kazandı bilen var mı?

AK Parti İstanbul’da seçimi kaybetti.  Bakan olmuş, Başbakan olmuş, Meclis başkanı olmuş Binali Yıldırım İstanbul Belediye Başkanı olamadı. Olmak istedi mi? Orası da meçhul. Bir şey olmak için önce gönülden istemek gerekir. Açıkça “Ben bu görevi istiyorum, oylarınıza talibim” dedi de, 31 Mart’tan önce sahalarda pek olmadığından sanki “nereden geldim aday oldum, ne güzel Meclis Başkanıydım” tavırlarını seçmen hissettiği için, tekrarlanan seçimde eskisine nazaran işe biraz daha fazla asılsa da seçmeni inandıramadı. Hatta 31 Mart’ta oy vermiş olanlardan 220 bin kişi de oy vermekten vazgeçmek bir yana, oylarını Cumhur ittifakından CHP adayına taşıdılar.

Bu ciddi bir travmadır. Bunu izah etmek çok zordur. Buradaki durumu ancak bir çok argüman bir araya gelip oluşturabilir. Mesela “ben oy verdim, siz oylarıma sahip çıkamadınız karşı tarafa çaldırdınız” diye kızmış olabilir.  “Madem çaldırdınız neden zamanında itiraz edip oyların tamamını saydırmadınız” diye kızmış olabilir. Seçim tekrarı olunca “bu ekonomik çıkmazda bir de devlete tekrar seçim maliyeti yüklediniz” diye kızmış olabilir. Son iki günde “Yok Apo’ydu, mektuptu, Osman Öcalan’dı, TRT’de terörist röportajıydı, nedir ya bunlar kafamı karıştırıyorsunuz” deyip temelli kızmış olabilir ki, özellikle Cumhur ittifakındaki MHP’li seçmenin böyle düşündüğüne kesin kaniyim. Zaten kerhen gelip zoraki oy veriyorlardı.

Her şeye rağmen İstanbul’daki AK Parti seçmeni kaya gibi sağlam,  aslanlar gibi partisine ve adayına sahip çıktı ve % 45 oyunu ne olursa olsun verdi. Bu oyun tamamı AK Parti’nin kendi öz ve öz oyudur. İçinde zerre kadar MHP oyu yoktur. Varsa da zaten onlar artık AK Partili olmuşlardır. Bundan böyle her şartta AK Partinin yanında yer alacaklardır.

Neticeye gelirsek, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamını kaybetti. 1994 seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın % 25 oy alarak kazandığı makamı 25 yıl aradan sonra CHP adayı etrafında kümelenen oylarla Ekrem İmamoğlu’na terk etmek zorunda kaldı.

Şimdi CHP biz kazandık diye seviniyor. Hem de ne sevinme bu sonucu yalnız İstanbul’da değil Türkiye’nin tüm şehirlerinde ve ilçelerinde sanki Cumhurbaşkanlığını kazanmışçasına kutladılar. Hani bir yandan 17 yıldır her seçimde yenilmeye doğmamış bir partinin İstanbul’u kazanması ile bu sevincini anlamıyor değilim, insancıklar zafere susamış da zafer onların kazandığı bir zafer değil.

Öbür taraftan Kandil Baronları “İstanbul’u faşist AKP ve MHP’nin elinden kurtardık” diye orada kendi zaferlerini kutluyorlar. İstanbul sokaklarında HDPKK’nın paçavraları, terörist başının posterleri Atatürk’ün posterleri gezi olaylarında olduğu gibi birbirine karışmış.

Sonra bakıyorum İyi Partili ülkücüler elleri ile kurt işareti yaparak horon tepiyorlar, kendi zaferlerini kutluyorlar. Hani bu IYI Parti ya, kayı bayrağına da benzettiler işaretlerini, Türklüğü ifade ediyorlar herhalde. Hevallerle beraber oh ne güzel biraz horon, biraz halay, biraz lo lo, he babo, uy anam nasıl yendik onları, cel beraber horon tepelim sonra halay çekeyruk sözleri birbirine karışıyor. Ne bileyim belki daha IYI olur. Dediler ya, her şey güzel olacak diye. Bakalım göreceğiz nelerin güzel olduğunu veya olmadığını.

FETÖ’cüler mi? sevinçlerinden ne yapacaklarını şaşırmışlar. Maklube partileri gırla gidiyormuş. Ablalar, abiler sevinçten birbirlerine sarılmışlar. Emre Uslu abileri uslu uslu oturun işi belli etmeyin esas iş bundan sonra başlıyor diye inceden “ağlak vaaz”dan mesaj veriyormuş. Gözlerini yeni kurulacak partiye dikmişler. Adını bile ilan etmişler Hak Parti diye.

Sahi kim kazandı? Bilen var mı? Nerdeyse AK Parti haricinde herkes ben kazandım diyor. Yani şu doğruysa, AK Parti dışında olanlar hep beraber hareket edip bir olarak tek parti gibi sorunsuz birlikteliklerini devam ettiriyorlarsa ve bunların hepsi sadece CHP ise oh ne güzel. Ne gerek var o zaman HDP ye, PKK’ya, FETÖ ‘ye, İP’e, SAP’a biz CHP ‘yiz deyin.

Zaten biz de onu diyoruz. Bu ülkenin sahibi CHP’dir. Bu ülkeyi, bu Cumhuriyeti CHP kurmuştur. CHP sahiptir, Millet ise onun kuludur diyoruz. Her yerde ve her zaman onun sözü geçer diyoruz. Devlet’te odur, Anayasa’da odur diyoruz. Vesayetin anası CHP’dir, diğerleri ondan türemedir diyoruz. Millet ancak Recep Tayyip Erdoğan gibi içinden çıkan bir lider buldu da işte o zaman bu Millet devletine yeni yeni sahip çıkmağa başlayabildi diyoruz. Dediğimiz yerde Başkanlığı aldığımızın birinci yılında daha Başkanlık sistemi tam oturmadan, Başkan daha bu sistemle icraatını ortaya koyamadan girilen yerel seçimlerde İstanbul’u, Ankara’yı Belediye Başkanlığı makamı olarak kaybedip vesayetin anası CHP’ye teslim etmiş olduk.

Kim yaptı? Yine biz yaptık. Millet olarak biz yaptık. 15 Temmuz da canımız pahasına vermediğimizi ellerimizle vermiş olduk. Sevinenlere bakın anlarsınız.

Geçmiş olsun. Hayır olsun.

İstanbul, Ankara olsun varsın dememek gerek. Hataları telafi etmek gerek.

Bu iş yine her zaman ki gibi REİS’e düşüyor.

Selam, sevgi ve dua ile…

 

İlginizi Çekebilir

Özhaseki CHP’ye sert çıktı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, CHP’li belediyelerde işten çıkarmalar yaşandığını belirterek “İdeolojik takıntı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir