Meşhur olma fırsatını hiç kaçırmıyor Baro!

Bursa Barosu, mevzu şov ve gündeme gelmek oldu mu hiçbir fırsatı kaçırmıyor. Özellikle hedef iktidar partisi ya da sağ kesim olduğunda 40 kaplan gücünde yürüyor maşallah. Son günlerde CHP’nin özellikle köpürttüğü ve Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ı hedef alan bir algı kampanyası devam ediyor. Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Aktaş’ın 30 Ağustos zafer bayramıyla ilgili tespitlerini Aktaş’ı yıpratmak için kasıtlı olarak çarpıtan ve algı oluşturmaya çalışan bir kesim var. 

Konu Ak Partili bir belediye başkanı ve 30 Ağustos Zafer Bayramı olunca hemen vurun abalıya. Zaten bu ülkede sadece solaklar vatansever, sadece onlar cumhuriyet sevdalısı. Sağcıysan, AK Partiliysen direkt cumhuriyet düşmanı diye yafta yola çıkar. Aktaş’ın ne anlattığını aklı selim herkes anladı. Ancak ideolojik saplantı içindeki kesimler hariç. Onların derdi de zaten üzüm yemek değil hancıyı dövmek. İşte nabız yükselince Bursa Barosu’na fırsatı kaçırmak istemiyor. Hemen yaptırıyor açıklamayı altına iki fotoğraf ekleyerek. Herkes kendine yakışanı konuşur diyerek o buran burak ideoloji kokan, algı kokan satırları paylaşalım: “Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın, ülke gündemine yerleşene 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgili sözleri üzerine Bursa Barosu Başkanlığı yazılı bir açıklama yaptı. Bursa Barosu’nun açıklaması şöyle: “Söylenen söz sahibinin ruhundandır… Mustafa Kemal Atatürk ve O’nun önderliğinde kazanılan her şey ortak değerimizdir. O’na ve arkadaşlarına karşı yapılan küstahlıklar, hürmetsizlikler onu yapanın ruhunu ve zihnini açığa çıkarır.

“FETÖ eliyle Atatürk’süz Türkiye planı”

80’li 90’lı yıllarda emperyalizm ve işbirlikçilerinden FETÖ eliyle uygulamaya konulan “Atatürk’süz bir Türkiye” planı Bursa Barosu’nun da içinde bulunduğu bütün milletçe geri püskürtülmüştür. Bulunduğu makamı 30 Ağustos 1922’de emperyalizme karşı kazanılan ve mazlum milletlere de örnek olmuş ulusal kurtuluş zaferimize borçlu olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “30 Ağustos Zafer Bayramı Halkın tamamını ilgilendiren bir bayram değildir” şeklindeki sözleri (her ne kadar kendisi tarafından kastının bu olmadığı şeklinde ifade edilse de) daha önce de basına yansıyan cumhuriyet kazanımlarına, çağdaş evrensel değerlere sahip çıkan ve bu uğurda canıyla bedel ödeyen vatansever aydınlarımız Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Türkan Saylan ve Nazım Hikmet’i “dine, devlete ve bayrağa savaş açmış” kişiler olarak niteleyen açıklamaları da dikkate alındığında üzülerek ifade ediyoruz ki yukarıda bahsettiğimiz zihniyetin kalıntısı bir yapıyı bize anımsatmaktadır. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nı acil olarak bu zihin yapısının etkilerinden kurtulmaya ve milletin tüm ortak değerlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bazı değerlere sahip çıkılıp, bazı değerler önemsiz kabul edilerek Belediye Başkanlığı görevleri ifa edilemez…”

Yukardaki satırlar zaten Baro’nun nasıl bir zihniyete sahip olduğunu ortaya koyuyor. Baro üyeleri arasında sağcı da var solcuda. Baro’nun kendi işini yapması gerekirken siyaset yapması ve algı operasyonlarına destek vermesi oldukça manidar… Bizim tavsiyemiz Baro görevlerini yerine getirmeli. Siyaset yapmak isteyen cüppesini çıkarıp siyasi partiler içerisinde bu arzusunu yerine getirmeli… Ha birde tiyatro yapıyormuş Baro… İyi bir meşguliyet bizce

Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıldönümü ve kahramanlar…

Kıbrıs Barış Harekâtı, tarihimizin şanlı sayfalarından biridir. Katliama dur diyen ve Türk ordusunun en zor şartlarda bile nasıl kahramanlık destanı yazdığını gösteren enfes bir harekâttır askerlik ilmi açısından. 

Tabi bu olağanüstü harekât onlarca yaşanmış hikaye ve kahramanlığı da barındırır içinde. En meşhurlarından biri Beşparmak dağlarında kalan tanktır. 

Hep anlatılan çok güzel bir yaşanmış bir kahramanlıktır. Bir Türk tankının Besparmak dağlarının zirvesine kadar tırmanır.  Savaş sona ermiştir ve tankın oradan indirilmesi gerekir. Ancak o tank oradan indirilemez. Tankı oraya çıkaran askerler getirilir, onlarda indiremez. Askerler, ancak o savaş durumundaki ruh halimizle indirebiliriz derler. Tank orada kalır bir abide gibi. Bugünde o aynı yerde durur Türk tankı. O tankı oraya çıkaran personelin isimleri onbaşı Gürler Erdağ, Er Abdulkadir Kurt ve 

Er Recep Doğan Yiğit’tir.

İşte tankla ilgili komutan ve askerler arasında yapıldığı söylenen o diyalog:

Birliğin komutanı, tankın sürücüsü kahraman evladım bu tankı buraya nasıl çıkardın? diye sorunca:

Asker;

– Komutanım, o anda gözlerimin önünde engelsiz dümdüz bir yol göründü. Rumlar kaçıyordu, ateş ede ede buraya öyle çıktım.

Komutan mehmetçiğe emreder.

– Tankı derhal indir.

Er cevap verir.

– O yolu görmeden nasıl indireyim komutanım?

Aktaş’a bir destek de Hizmet İş’ten…

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin temmuz ayı oturumunda 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda ulaşımın ücretsiz olup olmayacağı tartışmaları nedeniyle belli bir kesimin algı operasyonu ile hedefe konulan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a destek çığ gibi büyüyor. Sol medyanın ve CHP’nin adeta üstüne çullanmaya kalktığı, algı ile sanki Zafer Bayramı düşmanı ilan edilmeye kalkılan ve haksız bir saldırıyla karşı karşıya kalan Aktaş’a, bir destek de Hizmet İş’ten geldi.  Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın dini ve milli bayramlarda ulaşımın ücretsiz olması ile ilgili konuşmasının bir bölümü kesilerek kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışılmasına Hizmet-İş de tepki gösterdi.

Başkan Aktaş’ın yanında olduğunu belirten Hizmet-İş açıklamasında, “Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, temmuz ayı olağan toplantısında ‘Dini ve milli bayramlarda ulaşımın ücretsiz gerçekleştirilmesi’ konusunda yapılan görüşmeler esnasında Bursa Büyükşehir Başkanı Alinur Aktaş’ın konuşmasının bir bölümü maksatlı bir şekilde kesilerek, özellikle sosyal medya başta olmak üzere, çeşitli mecralarda linç kampanyası başlatıldığını hayretle takip etmekteyiz.” dedi. Hizmet-İş Bursa Şube Başkanlığı olarak bu konuda kamuoyuna açıklama yapma gereği duyduklarının altı çizilen açıklamada, “Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Alinur Aktaş’ı itibarsızlaştırmaya yönelik başlatılan, siyasi tercih ve mensubiyeti ne olursa olsun, insanlık onurunu hiçe sayarak yapılan bu tarz linç girişimlerinin her daim karşısında olacağımızı saygıyla duyururuz.” ifadelerine yer verildi.

İlginizi Çekebilir

“İnsanlık kaldıysa bize yardım etsinler”

İdlib’de göç etmek zorunda kalan sivillerden İsa Şakir, “Bize olanı biteni kimse görmüyor mu? Nereye ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir