Nilüfer neresi bilir misin Ufuk Ay!

AK Parti yerel seçim sürecinde en ağır yenilgilerden birini hiç şüphesiz Nilüfer’de aldı. 20 yıllık Mustafa Bozbey algı belediyeciliğinin ardından CHP Bozbey yerine Turgay Erdem’i aday gösterdi. AK Parti ise gerçekten çok ağır bir hataya imza atarak bir önceki dönem CHP’nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Necati Şahin’i aday gösterdi.

Yetersiz bir ilçe yönetimi ve kötü bir adayla girilen seçimde CHP Nilüfer’de rekor kırarak seçimi kazandı. Propaganda sürecinde torun sevgisini cümle âleme gösteren Necati Şahin, seçimin ardından yeniden torun bakmaya döndü.

Ancak Nilüfer tarihinin en ağır yenilgisini alan AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Ufuk Ay ve yönetimi, sanki hiçbir şey olmamış gibi yollarına devam ediyor. Bugüne kadar ben Ay ve ekibinden çıkıp bu yenilgiyle ilgili iki satır konuştuğunu, AK Parti seçmeninden ve AK Parti’ye gönül verenlerden özür dileyip helallik istediğini duymadım. Duyan varsa beri gelsin.

Demokrat (!) bir yapısı hatta sosyal bir yapısı olduğunu bildiğimiz Ufuk Ay, ilçe başkanı olduğu süreç boyunca herhangi etkin bir muhalefet, etkin bir çalışma ya da akılda kalır bir icraata imza atamadığı gibi, Nilüfer’in tek sorunuyla ilgili iki satır kelam etmiş değil. Nilüfer’de belediye başmış, CHP istediği gibi at oynatıyor, türlü rezillikler her gün kamuoyunda tartışılıyor, gazetelerde çarşaf çarşaf yazılıyor.

Ancak davetlere katılmaktan gazete okumaya, halkın isyanını, itirazlarını duyamayan Ufuk Ay, Nilüfer’le ilgili tek satır etmiyor edemiyor. Bozbey döneminde başlayan festival panayır vs adı altında türlü rezillikler tam gaz sürüyor. AK Parti ve muhafazakâr kesin tepki gösteriyor ancak seslerini duyan yok. Misi’de vatandaşın yerlerine çöküyorlar Ufuk Bey’den tık yok. Gölyazı aynı durumda tık yok.  Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem hısım akrabasıyla imarsız bölgeye şato dikiyor Türkiye ayağa kalkıyor Ufuk Bey’den ses seda yok. Ufuk bey sanırım Nilüfer’in haritada nerede olduğunu bilmiyor. Ya da kendisinin AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı olduğundan haberi yok. Nilüfer’de onlarca olumsuzluğa onlarca sıkıntıya onlarca haksızlığa rağmen Ufuk Bey’de nabız yok.

Sosyal medya hesaplarına baktım acaba biz mi atlıyoruz diye Ufuk Bey’in… Yanılmadık orada da tık yok. Ufuk bey yurtta dünyada genel durumlarla ilgili paylaşımlar yapıyor. Hafta bir hayırlara vesile olsun mesajlı ilçe yönetim toplantısını paylaşıyor.

O toplantılarda ne yapıyorlar biz de onu merak ediyoruz. Hangi kararlar hayırlara vesile oluyor bir bilsek ne güzel olur öyle değil mi?

Evet Ufuk Bey,

Merak ediyoruz Turgay Erdem’in hısım akrabayla yaptığı kaçak Şato ile ilgili bir eyleminiz, bir açıklamanız bir suç duyurunuz olacak mı? Bu işin peşini takip edecek misiniz?

Nilüfer Belediyesi’nin festival, panayır isimleri altında külliyen rezillik olan organizasyonlarına karşı sesiniz yükselecek mi?

Bir iki satır da olsa bir şeyler söyleyecek misiniz?

Yoksa kadim dostunuz ve ezelden ebede arkadaşınız CHP İl Başkanı Hüseyin Akkuş üzülmesin diye mi sessiz kalıyorsunuz?

Nilüfer’de yaşananlara bu sessizliğiniz ne kadar sürecek?

Bu arada Kadın Kolları ve Gençlik Kolları’nın durumu da ana kademeden farksız…

Bakalım Ufuk bey çıkıp iki satır açıklama yapar mı?

Kimin gazeteci olduğuna ÇGD Başkanı karar veriyormuş!

Birkaç ay önce Ulusal Bir gazetenin Bursa temsilciliğini de yapan 25 yıllık bir arkadaşım aradı gecenin ilerleyen vakitlerinde dertleşmeye. Malum Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Rabia Deniz, Mudanya Belediyesi basın bürosunda görev yapıyor. Bizimde Mudanya’yla olan ilgimiz belli.

Mudanya Belediyesi ile ilgili yaptığı bir haber nedeniyle ÇGD başkanının kendisine mesaj attığını “Kendisini gazeteci sanan kişi” tabirini kullandığını söyledi. Tebessüm etmemek mümkün değil. Karşısındaki arkadaş 25 yıldır bu işi yapıyor, bu işten emkeğini kazanıyor.

Öyle ki Bursa yerel basınında yıllarca bu işi yaptıktan sonra çok satan sol görüşün amiral gemisi durumundaki bir gazetenin resmi Bursa temsilciliğini yapıyor “Kendini gazeteci sanan bir kişi” olarak nitelediği meslektaşımız. Neyse aradan zaman geçti dün Mudanya’da görev yapan Hakkı Ovatman abim aradı. Mudanya’da herkes hakkı abinin ne iş yaptığını bilir.

Kendisi ajans temsilciliğinin yanı sıra çeşitli gazete ve yayın organlarında zaman zaman muhabir olarak göre yapar. Halen İHA temsilciliğinin yanı sıra kendisine ait internet haber sitesi üzerinden gazetecilik faaliyeti sürdürüyor. Hakkı abi dün Mudanya Belediyesi Basın Müdürlüğü’nü arayarak aynı zamanda ÇGD Başkanı olan Rabia Deniz’le görüşüyor. “bana neden belediyenin bültenlerini atmıyorsunuz, programlarına çağırmıyorsunuz” diyerek sitem ediyor.

Tepki ise tam da ÇGD başkanına yakışır bir tavırla geliyor. “Biz seni gazeteci olarak görmüyoruz. Bizim haberlerimizi doğru yapmıyorsunuz. ” Buyur, “Biz seni gazeteci saymıyoruz”. Hım yani istediğimiz haberleri istediğimiz gibi yapmıyorsunuz! Kimsin sen. Gazeteci kim ya da değil onu ayırma uzmanı mı? Kamu kurumunda görev yapıp bu küstah tavrı nasıl takınıyorsun? Kimden nasıl cesaretle bu tavrı gösteriyorsun?

Konuşma oldukça sert geçiyor. Mudanya Belediyesi’nin basınla halkla en çok temas kuracak ve iletişimi sağlayacak olan biriminde üstelik bir meslek örgütünün başkanının tavrı bu. Varın siz gerisini düşünün… ÇGD Başkanına iki hatırlatma yapalım. Gazeteci haberini yapar. Kamu kurumu da eğer o haberde bir eksik hata görüyorsa, kendisine bir açıklama gönderir. Hakkı Ovatman aynı zamanda Mudanya’da yaşayan bir vatandaş. ÇGD Başkanı gibi sadece işe gelmiyor Mudanya’ya yani. Mudanya Belediyesi’nin hem bir gazeteciye hem de Mudanya’da yaşayan bir vatandaşa bu tavrı gösterme hakkı yok. Olamaz da! Kim kendini milletin üzerinde görüyorsa o hüsrana uğrar. Bizden hatırlatması…

ÇGD konusuna bilahare geleceğiz….

Bu pislik az su ile çıkmaz…

Malum son günlerde kamuoyunun birinci gündemi belediyelerdeki eş dos, hısım akraba istihdamı. Her gün onlarca belediyede yaşanan kepazelik gündeme geliyor. Sağcısı solcusu belediyelerin kahır ekseriyetinde bu kepazeliğin olduğunu artık net olarak görüyoruz. Daha önce de yazdık bir kez daha tekrar edelim. Yerel yönetimler sistemi çökmüştür. Yıkılıp yeniden yapılması gerekir. Milletin oylarıyla seçilen belediye başkanları sanki belediyeleri soymak hakmış gibi davranıyor, kendileri yetmiyor eş dost hısım akrabalara ballı maaşlarla ballı istihdamlar sağlanıyor.

Bu durum sürdürülemez. Bu şekliyle bu milletin evlatları nasıl iş bulacak, nasıl evine ekmek götürecekler. Milleti üç beş piçin lütfuna terk etmek büyük Türk devletine yakışmaz yakışmıyor da. O nedenle derhal bu konuya el atılarak, bu kepazeliğe son verilmeli. Görev tanımları. Kimlerin başvurabileceği, maaş tanımları ve sınırları net bir şekilde çizilmeli. KPSS dışında belediyelerin personel alması yasaklanmalı.

Ama daha önemlisi belediyecilik sistemi tepeden tırnağa yeniden düzenlenmeli.

İlginizi Çekebilir

İhbar üzerine olay yerine giden polis ekibine silahlı saldırı

Siirt’te silah seslerinin duyulması üzerine olay yerine giden polis ekibine ateş açılması sonucu 1 polis ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir