Ölmeden önce mi doğduktan sonra mı?

Dün güne üzücü bir haberle başladık; Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası keman sanatçılarımızdan Bertugan Albayrak hayatını kaybetmişti. Neşeli Notalar projesiyle çocuklara müzik sevgisini aşılamak için “DO” notasına karakter kazandıran, işine gösterdiği özen ve emekle hem orkestra arkadaşları hem de sanatseverlerin tanıyıp sevdiği genç bir yetenekti.

Her ölüm haberinde olduğu gibi üzüntüyü ve bizler için de zamanı belirsiz gerçeğin varlığı hissini bir arada duyumsadım. “Ölmeden önce yapılacaklar” listesi yazma modası geldi aklıma; sanki hayatın ne zaman noktalanacağını biliyor gibi satır satır yazmanın anlamsızlığı geldi, iş temposundan ertelediğimiz hayatlar geldi, kim bilir daha ne kadar çok şeyi kaçırdığımız geldi…

Bir film vardı; iki yaşlı adamın ölmeden önce yapılacaklar listesi yazarak çıktıkları yolculukta ne kadar eğlendiklerini anlatan. Jack Nicholson zengin bir iş adamıydı ve Morgan Freeman işçi. Farklı hayatlar süren bu iki adam hastane odasında aynı kaderi yaşıyorlardı.

Sonra, ölmeden önce yapmak istediklerini listeleyip birlikte uzun bir yolculuğa çıktılar; “Şimdi ya da Asla” olarak dilimize çevrilmişti filmin adı.

Adından da anlaşılacağı gibi, aslında bir takvim belirlemeye, ‘daha zamanı gelmedi’ diyerek ertelemeye gerek yok. Doğru vakit tam da şimdi. Yaşadığını hissettiğin her an, ihmal etmeden ve ertelemeden yaşayabilmek gerek.

Bunları yazmak kolay, yapmak elbette biraz zorlayabilir.

Sorumluluklarımız var, yapmak istediklerimiz için olgunlaşması gereken koşullar mevcut. Ama istemek ve çaba göstermeye bir şey engel değil.
Bir fidan hatta çiçek dikmek için ayıracak zamanımız yok değil mi?
Tanımadığınız bir yaşlıya merhamet göstererek yardım etmek için çok meşgulüz.

Hatta sabahları komşumuza selam veremeyecek kadar acelemiz var.

Öyle uzun boylu maliyet gerektiren, cesaret isteyen, uzmansız yapılamayan doğa sporlarını bir yana bırakalım; en doğal insani davranışlarımızı hayatımızdan çıkarmaya ve tamamen iş merkezli yaşayan modern kanlı-canlı makineler olmaya alıştık.

Oysa, hayat doğumla başlar, “ölmeden önce” diye zaman ayırmamızı gerektiren programlı bir sosyal etkinlik değildir.

Kentimizin sevilen sanatçısı, ani kaybı yakınlarını üzüntüye boğan Bertugan Albayrak’a Allah’tan rahmet diliyorum. Sevgili Albayrak’ın acı kaybı ile hissettiğimiz kaçınılmaz ve zamansız gerçeği düşünerek, doğru yaşama dair soluk almayı artık öğrenelim.

İlginizi Çekebilir

Binlerce insanın meydanlarda özgürlük buluşması: Cebel

Geçtiğimiz yılın Ekim ayında, gazeteci arkadaşım Sevinç Çelebi’nin daveti ile Tanımıştım Cebeli… Ve tabii çevresindeki ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir