Sahi neler oluyor 112’de?

 

Son zamanlarda sağlık kuruluşları olumsuz haberlerle gündeme geliyor. Son olarak Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Bursa Şube Başkanı Gökhan Yünkül’ün 112 ile ilgili serzenişleri v e tepkisi yenilir yutulur bir kenarda unutulur cinsten değil. 112 Acil Sağlık Hizmetlerindeki bazı yöneticilerin çalışanlara mobing uyguladığı ve baskı yapıldığı yönünde kendilerine ihbarlar geldiğini söylüyor Gökhan Yünkül, ve yaşananları kamuoyuyla paylaşıyor.

Sıradan bir iddiadan bahsetmiyoruz. Sağlık alanında bu şehirdeki yetkili sendikadan bahsediyoruz. En fazla üyesi olan sağlık sendikasının yanı sıra en fazla memur üyesi olan federasyonun il temsilcisi olan Gökhan Yünkül bunları isyan ederek anlatıyorsa, büyük bir problem var demektir. Gökhan Yünkül her zaman diyalogla işleri yürütme gayretinde olan bir isim. Bakın 112’de yaşananlar için neler söylüyor; “Bursa 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde görevli personelden sorumlu başhekim yardımcısı tarafından, çalışanlara düzenli olarak baskı, mobing ve yıldırma politikası uygulanmaktadır. Kendisine yalakalık yapmayan, isteklerine boyun eğmeyen 112 personeline karşı geçici görev vermeyi bir ceza aracı olarak kullanan bu şahıs artık 112 çalışanlarını canından bezdirmiştir. Her ay başka bir istasyona personeli görevlendirerek çalışanları mağdur ederken, kendisine yakın gördüğü 112 personeline ise ciddi kıyaklar ve destekler sağlamaktadır. Özellikle fazla mesai konusunda bazı personellere hiç fazla mesai yazılmazken bazılarına ise ayda 120 saati bulan mesailer yazılmaktadır.”

Çok ciddi bilgiler ve iddiaları gündeme taşıyor Gökhan bey. Örneğin mesailerle ilgili konu, kayıtlarda olan bir konu. Açılıp bakıldığında ortaya çıkacaktır. Cezalandırma görev değişiklikleri de aynı şekilde çok kolay ulaşılabilecek bir durum. Sağlık Müdürlüğü ve üstündeki kuruluşlar zaten bu sıkıntıları çözmek için varlar. Gökhan bey bunları kamuoyuna açıklamadan önce mutlaka muhataplarıyla görüşmüştür. Muhataplara da bu şikayetler gitmiştir. Demek ki muhataplar bu konuyla ilgilenmek istemiyor. Acaba neden? Sağlık Müdürü Özcan Akan örneğin çıkıp bu genel sorunlarla ilgili detaylı bir açıklama yapar mı? Özcan Akan her satırı vahim iddialarla dolu bu konuyla ilgili adım atacak ve kamuoyuna gerekli açıklamayı yapacak diye umut ediyoruz. Umarız da öyle olur.

——————-

İznik hastanesinde “Döner” krizi!

Dün İznik’te gazetecilik yapan Mehmet Buldu’nun sosyal medya hesabında yayınladığı iddialar da oldukça ilginç ve üzüntü verici durumda. İddia çok vahim. Hastanede görev yapan bazı doktorların döner sermayeden istedikleri oranda para alamadıkları için hastanede ve ilçede kaos çıkarmaya çalıştıkları ileri sürülüyor.

Kulaklarımıza, gözlerimize inanamadık. Bir hastane. Hipokrat yemini etmiş doktorlar için bu iddialar gerçekten sarsıcı ve çok düşündürücü.

Bununla da kalmıyor tabi iddialar. Örneğin yine aynı mesajdan alıntı yaparsak bakın neler var ; ”Bazı doktorlar mesai saatleri içerisinde hastaneden çıkış yapıyorlar ve bunu engellemeye çalışan Başhekim Dilek Doğan Baş’ı karalamak için ellerinden gelen her türlü çirkin iftirayı atıyorlar. Hastanenin içinde yaşanan bu kaos ise en çok hastaları mağdur etmektedir. Sağlık Bakanlığı göreve davet ediyorum…”

Bu iddiaların ne kadarı doğru ne kadarı algıya yönelik operasyon ya da gizli hesap bilemiyoruz. Ancak bu iddialar ortada dolaşabiliyorsa, İznik’te bir sorun olduğu da ortada. Özcan müdürü buraya da bir el atsan…

—————-

Çocuklara davranışlara bak sen!

Sağlıkla devam edelim. Belli bir yaşın üzerinde herkes hatırlayacaktır. Sağlık kuruluşlarından ekipler okullara gelir, öğrencilerle ilgili sağlık taraması, aşı başta olmak üzere rutin kontrolleri yapar, varsa sorunlu öğrenciler sağlık kuruluşlarına sevk ederdi. Artık böyle olmuyormuş sanırım. Çocukların eline veriyorsun birer form onlar sağlık ocağı, sağlık kabini, hastane ne bulurlarsa artık oraya gidip kendiişlerini kendileri yapıyorlar. Şaka yapmıyorum. Üstelik okullara yakın sağlık ocaklarındaki hemşirelerin çocuklara olumsuz davranışları da kulağımıza geliyor.

Tamamen merakımda sağlık yöneticilerine ve dahi milli eğitim yöneticilerine sorsam; Öğrencilere yönelik sağlık taramaları, aşı vs neden sağlık ekipleri okula giderek yapılmıyor?

Sağlık ocaklarına başvuran 6-7 yaşındaki çocukların pansumanını yapmak, bir yara bandı yapıştırmak ya da ağrı kesici vermek varken, “Sizin aile hekimliğiniz burası değil” diyen sağlık çalışanından nasıl bir fayda sağlayabilir bu toplum?

İşleri güçleri akşama kadar döner sermaye hesaplamak olan, bu konuları konuşmanın sırada bekleyen vatandaşların sağlığından daha önemli olduğu bir yerde, vatandaş kimlere emanet edecek kendini? Bu sorumsuz ve sorunlu düzene kim  ya da kimler müdahale edecek?

Sağlıkla ilgili önümüzdeki günlerde daha devam edeceğiz..

 

İlginizi Çekebilir

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ihracatçıya döviz alımında vergi müjdesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık ihracatçılarımız döviz alırken binde birlik kambiyo vergisi ödemeyecekler.” dedi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir