Samsun mitolojisi

Milli Mücadelenin Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkması ile başladığı tezi inandırıcı değildir. Bir defa bu tezin vurgusu hayatın akışına aykırıdır. Hiç kimse kendi kendisini bir ordu müfettişi olarak bir yerden başka bir yere gönderemez. Dolayısı ile Kemal Paşa’nın “Samsun’a çıkmasından” değil Samsun’a kimler tarafından ne amaçla ve hangi yetkilerle gönderildiğinden başlamak icap eder.

Milli Mücadelenin Kemal Paşa ile Samsun’dan 19 Mayıs ile başladığı tezi yanlıştır. Çünkü bu tez esas alınırsa Kemal Paşa’yı Samsun’a kimin gönderdiği sorusu ile başlamak icap eder. Onu Samsun’a gönderenler ise Damat Ferit Paşa ve Padişah Vahdettin’dir. Kemal Paşa’nın Samsun’a gönderilmesi için İngiliz işgal kuvvetleri komutanı Charles Harrington’dan da onay alınmıştır. Üstelik Samsun’da var olan bir İngiliz askeri birliği de Kemal Paşa’nın gönderilmesine müdahale etmemiştir. Kemal Paşa’nın Samsun’a gönderilmesi çok iyi, yüce bir karardır ama gönderenler yanlış kişilerdir. Bu yüzden gönderenlere değil gönderilene bakmak lazım demek ise tarihin tahrifidir. Bu tezin de en zayıf tarafıdır. Kemal Paşa’ya Damat Ferit ile Vahdettin’in sözlü olarak neler dedikleri, neler istediklerini ispatlamak zordur. Ancak Kemal Paşa’nın eline verilen görev belgesinde öyle bir kurtarıcı misyon yoktur. O görev belgesinin yok sayılarak hayali bir kurtarıcılık misyonu açıklaması anlamsızdır.

Milli Mücadelenin 19 Mayıs’ta Samsun’da başladığı tezi yanlıştır. Çünkü daha önce gönderilen komutanlar vardır. Mersinli Cemal Paşa 23 Ocak 1919’da II. Ordu müfettişi olarak Konya’ya gönderilmişti. 25 Şubat 1919’da Ali Fuat (Cebesoy) 20. Kolordu Komutanı olarak Ankara’ya gönderildi. Erzurum’da ki 9. Kolordu Komutanlığına tayin edilen Kazım Karabekir ise Erzurum’a gitmek için 19 Nisan 1919’da Trabzon’a ulaşır.

Milli Mücadelenin Kemal Paşa ile Samsun’da 19 Mayıs’ta başladığı iddiası tümüyle yanlıştır. Çünkü ondan önce Anadolu’ya gönderilmiş olan komutanların yapıp ettiklerini, Milli Mücadelenin kapsamı dışında düşünmek mümkün müdür? Böyle bir düşünce akıl dışı, tarih dışı bilim dışı olur. Kemal Paşa, kendisinden önce başlamış olan bu mücadeleye sonradan katılmıştır.

Milli Mücadelenin Osmanlı orduları dağıtılmışken, Kemal Paşa’nın tek başına düştüğü Anadolu yollarında halkı etrafında topladığı tezi yanlıştır. Çünkü Ankara, Erzurum, Diyarbakır, Konya ve Sivas’ta kolordular vardır. Milli Mücadele her şeyden önce bu kolorduların ortak hareket etmesi ile yürütülmüştür. Ordu ile yapılan bir hareketi yok sayarak olayın sadece Kemal Paşa’nın kişisel çabaları ile başlayıp yürüdüğü tezi de son derece akıl dışıdır. Ayrıca Kemal Paşa Samsun’a gönderildiğinde ordu müfettişliği unvanının yanında bir de padişah yaverliği unvanı vardır. Eylül 1919’a kadar çektiği bütün telgraflarda padişah yaverliği unvanını da kullanmıştır. Bu unvanın kullanılmasında bir fayda görmeseydi telgraflarına yazar mıydı? Muhtemelen yazmazdı.

Kemal Paşa Samsun’a gönderildiğinde 9.Orduya bağlı birliklerin müfettişi unvanı ile tayin edilmişti. Onun müfettişlik görevi ise Temmuz 1919’da görevinden azledilmesi ile sona ermişti.

Milli Mücadelenin açıklanmasında iki olay da anahtar durumundadır. Kemal Paşa’nın Havza’dan Haziran 1919’da il ve ilçe yöneticilerine yayınladığı genelgede, İzmir’in işgal edilmesinin her yerde mitinglerle protesto edilmesini ve İstanbul’da ki İtilaf Devletleri temsilcilerine telgraflar çekilerek işgalin şikayet edilmesini istemiştir.

Havza genelgesi önemlidir. Çünkü Yunanlıların İzmir’i işgal etmelerini işgal saymıştır ama İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından işgalini, işgal saymamıştır. İstanbul’da ki İtilaf Devletleri temsilcileri aynı zamanda bir şikayet adresi olarak gösterilmiştir. Genelge Havza yerine İstanbul’da yayınlanmış olsaydı belki işgal vurgusu bu yüzden yer almamış gözüyle bakılabilirdi. Ancak genelge işgal altındaki İstanbul yerine işgal altında olmayan Havza’dan yayınlanmıştır. Havza genelgesinin düşman algısı bu yüzden dikkat çekicidir. Bazı işgaller kınanıp protesto edilirken İstanbul’un işgali kınanacak protesto edilecek bir işgal olarak görülmemiştir.

Havza genelgesinden sonra hatırlanması icap eden ikinci husus ise Amasya Genelgesi’dir. Amasya genelgesi Kemal Paşa’nın kişisel kararı değil bir komuta heyeti kararıdır. Milli Mücadelenin bu tarihten sonra kimlerin eliyle yürütüleceğini göstermesi bakımından ayrıca önemlidir. Havza genelgesinde “İstanbul’un işgalinden” söz edilmemişken, Amasya genelgesinde İstanbul’un işgaline değinilerek “işte bu nedenle Osmanlı hükumetinin sorumluluklarını yerine getirememesi durumunda” yapılacaklara yer verilmiştir. İki genelge arasında bir haftalık fark varken, Havza’da İstanbul işgal altında sayılmamış iken Amasya’da niçin sayılmıştır?

Kemal Paşa’nın Samsun’a gönderilmesi onun kişisel iktidarının, ikbalinin yolunu açmıştır. İşte Samsun’un bu yüzden ayrıcalıklı özel bir yeri düşünülebilir. Buna karşılık Milli Mücadeleyi yalnızca bir kişinin planlaması, uygulaması gibi akla ziyan tezlerle açıklamak bir akıl tutulmasıdır. Tarihin bir bilim olmasına ve kendine göre bilimsel bir yönteminin olmasına ve bütün dünyada tarihin bu yönteminin bilinir ve kullanılır olmasına karşılık, her nedense Türkiye’de bazı çevreler son yüz yılı özellikle Kemal Paşa’nın hayatını tarih biliminin yöntemine göre değil bir mitoloji havası içinde anlatmayı tercih ediyor. Her vatandaşı bu mitolojik havayı kabul etmeye zorunlu sayıyor. Bu mitolojik destan havasına en küçük bir eleştiriyi ise ülkeye millete karşı işlenmiş bir suç olarak görmektedir.

Yüz yıldan beri var olan mitolojik destan korosuna görünen odur ki Ak Parti’de katılmıştır. Her mitolojiye Ak Parti’nin savaş açması elbette beklenemez. Ancak Türkiye’de en etkili olan bir mitoloji korosuna Ak Parti’nin de katılması gelecek adına umut ve hayal kırıcı olmaktadır. Ak Parti, insan aklının, vicdanının mitolojik destanlarla baskı altına alınmasına engel olamasa bile katkı sunmamalı idi.

İlginizi Çekebilir

İdlib’de konvoyumuza saldırı! 3 sivil hayatını kaybetti

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, “İdlib’de 9 Numaralı Gözlem Noktası’na intikal esnasında konvoyumuza bir hava ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir