Şimdi o telefonu sakince bırakın…

Artık dostlarla akşam sohbetleri yerini sosyal medya gruplarına bıraktı, bir araya gelsek de zorunlu birkaç cümle sonrası hemen telefonlara sarılıyoruz. Gündemden haberdar olmak, arkadaşlarımızı takip edip beğeni bırakmak keyif sandığımız bir bağımlılık sürecine dönüşebiliyor; farkında mısınız?

Artık uzmanlar dijital iletişime karşı uyarılarda bulunuyor ve bu alanda çok fazla vakit geçiren bireylerin gerek fiziksel sağlığında gerekse toplum ilişkilerinde sorunlar yaşadığını belirtiyor.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Mahir Yeşildal da sosyal medya bağımlılarını uyarıyor ve “dijital detoks” uyarısında bulunuyor.

Sabah uyandığında ilk iş telefonunu alıp, gece bıraktığından beri yaşananları takip etmeye başlayanların sayısı azımsanmayacak oranda. Yeşildal saptamasında örnekleri daha da genişletiyor aslında; Tuvalete gittiklerinde, cep telefonları ile gidiyorlar. Alışveriş merkezleri, kafeler, yolda kırmızı ışıkta, trafikte bekleyenler, sürücüler, yolda yürüyenler… Herkes hafif kambur halde önündeki ekrana bakarak yürüyor.

Sosyal medyanın aslında yalnızlaştırdığını vurgulayan Yeşildal, sosyal medya bağımlılarının asosyalleşmeye mahkum olduğunu vurguladı; Kişinin aslında hiç arkadaşı, dostu yok. Birlikte dışarıda yemek yediği, beraber maça gittiği, konsere gittiği kimse yok. Ama sosyal medyada ‘arkadaşları var’. Bu bir asosyalleşmeye neden oluyor.

Daha çok beğeni almak için yapmayacağımız şey kalmadı!

İnsanların sürekli mutlu bir yaşamları varmış gibi görünmeye çalıştığı sosyal medya paylaşımlarının arkasındaki gerçekleri dile getiren Yeşildal; insanın yalan hayatını anlattı: Narsist insanlar çoğalıyor. Bir defa aynı yerde 10-20 tane fotoğraf çekip, onlar içerisindeki en güzel fotoğrafı paylaşıyor. Akşamı bir kahvaltı ile geçiştirmiş olabilir; ama güzel bir yemek yiyorsa, onu mutlaka çekip sosyal medyada arkadaşlarıyla paylaşıyor. Normalde aslında evden çıkmıyor, herhangi bir yere gitmiyor; ama diyelim ki rast gele boğazdan geçerken bir selfie paylaşıyor. Böylece sürekli bir beğenilme, like’lanma sayısını artırmaya çalışıyor, dolayısı ile narsist ve yapayalnız insanlar ortaya çıkıyor.

Peki nasıl kurtulabiliriz bu süreçten?

Sosyal medyadan uzak durmalı ama nasıl yapılabilir ki?

Artık birbirimizin hayatlarına dair her şeyi sosyal medyadan öğrenir olduk; düğünler, mezuniyetler, doğumlar ve hatta hastalıklar, ölümler.

Teknoloji detoksu uygulamak şart belki de; o halde adım adım izlemek gerek yapılacakları:

  • Herkes çalar saat alsın ve çalar saatlerini kurup, onunla uyanmayı öğrensinler. Çalar saatle uyanmayı öğrenmemiz ve bizim birkaç adım geriye gitmemiz gerekiyor.
  • Kişi çok acil bir iş yapmıyorsa, o durumlar haricinde cep telefonu mutlaka yatak odasının dışında olmalı. Çünkü uyumadan önce mavi ışığa maruz kalmak da melatonin salgısını baskılayıp, uyku kalitesini çok ciddi anlamda bozuyor.
  • Saate ekrandan değil, kol saatinden bakma alışkanlığımızı geri kazanmamız gerekiyor.
  • Tuvalete cep telefonu ile gitme alışkanlığından vazgeçmek gerekiyor. Hem hijyenik değil, hem de orası dizi izleme yeri değil. Tuvalete cep telefonunu götürmemek gerekiyor.
  • Eve gelindiği zaman, telefonlarının bütün bildirimleri kapatılmış şekilde ortak yerde durmasını öneriyorum.
  • Ayın ya da haftanın belli günlerinde bütün sosyal medya uygulamalarınızı kapatmanızı, hatta mümkünse, cep telefonunuzu kapatmanızı öneriyorum.

İlginizi Çekebilir

Erbil’de Türk Başkonsolosluk görevlisini şehit eden 4 terörist yakalandı

Erbil Emniyet Müdürlüğünce, Türk Başkonsolosluk görevlisinin şehit olduğu saldırıyı düzenleyen 4 teröristin yakalandığı bildirildi. (AA)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir