Sosyal medya daha ne kadar ileri gidebilir?

Modern dünyanın yazılı olmayan kuralı; “popüler olanı son damlasına kadar sömür” peki bir yeri, düşünceyi, hareketi popüler hale getiren yegane etmen nedir? Elbette sosyal medya. Sosyal medyanın bir ürünü popülerleştirip, herkes onu ucundan kıyısından dahi olsa sömürdükten sonra yok etmesine artık alıştık ve görünen o ki bunun sonu yok. Çernobil felaketinin 33. yılında HBO’nun tabiri caizse ortalığı kasıp kavuran mini dizisi Chernobyl dizi/film severlerden tam puan alınca sosyal medya da duru mu? Yapıştırdı popülariteyi.

Bir deney esnasında, santralin dördüncü reaktöründe meydana gelen patlama, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarına kıyasla tam 200 kattan fazla bir etkiye neden olmuşken HBO’nun dizisinin adından Çernobil ve Pripyat bölgelerine düzenlenen turistik gezilerde resmen patlama yaşandı. Çeşitli sosyal medya fenomenleri ve influcerlar her popülere yaptıkları gibi Çernobil felaketini de sömürmek için bölgeye hücum ettiler. Aslında Ukrayna bölgeyi 10 yıl önce temizleyip güvenli hale getirdiklerini duyurmuş daha sonra da turistik geziler başlamıştı ancak ziyaretçiler 33 yıl önce yaşanan acılara saygılı bir şekilde ziyaretlerini gerçekleştiriyordu. Şuan durum düşünülenden çok daha korkunç.

Sırf daha fazla beğeni almak, daha fazla insanın dikkatini çekmek adına 20’li yaşlarındaki gencecik insanlar dünya tarihinin en büyük felaketlerinden birinin yaşandığı bölgede bikinili pozlarla objektife gülümsüyor. Bu ne kadar normal? İlk etapta üstü kapatılmak istendiği için olayın ciddiyetinin farkına varamayan insanların iç organlarını kusarak acılar içinde öldüğü toprakları sosyal medya uğruna sömürmekten söz ediyorum. Bir diğer bir konu ise güvenlik. Sosyal medyada belli bir kitleye sahip kullanıcılar ne yaparsa bir süre sonra tabana yayılıyor. Bilim insanlarına göre önümüzdeki 900 yıl boyunca tehlikeli bölge olmayı sürdürecek ve radyoaktif kalıntıların tamamen temizlenmesi 48 bin yıl sürecek olan bu bölgeye gençlerin akınını kim durduracak?

Araştırmalar sonucu 2056 yılına kadar Çernobil kazasından kaynaklı 240 bin yeni kanser vakasının kaydedileceği öngörülürken bölgenin popülaritesinin bu denli artması, tahmin edilen rakamları yukarıya çekmeyecek mi? Elbette çekecek. Çernobil’in mirası tiroid kanseri hali hazırda zaten yayın olarak görülürken iki fotoğraf çektirmek uğruna maruz kalınan radyasyonun bu kanser türünü yaygınlaştırmakta da bir nebze dahi olsa etkisi olacaktır diye düşünüyorum. Ancak bu tehlikelerin hiçbiri sosyal medya kullanıcılarının bölgeye akınını engelleyemeyecek. Tüm bunları bir kenara bırakırsak eğer HBO’nun eseri kesinlikle izlenmesi gereken bir yapıt, meraklısına tavsiye edilir.

İlginizi Çekebilir

İsraf ve açlık

İnsanoğlu çok garip, elindeyken kıymetini bilmediği çoğu şeyi kaybedince dünyası başına yıkılıyor ama maalesef iş ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir