Türkiye’nin çözülmesi

Öcalan’ın avukatları 7 Ağustos’ta kendisi ile görüşüp verdiği mesajı ise dün itibarı ile kamuoyuna paylaşmışlar. Bilindiği gibi Öcalan kendisi hakkında verilen hükmün iptali için AİHM ne müracaat etti. AİHM müracaatı reddetti. Hukuka aykırı bir işlem yoktur dedi. Bu durumda Öcalan’ın avukatlık ne işi olabilir? Olmamalıdır. Elbette ailesi ile görüşme hakkı olmalı. İnsani ihtiyaçlarını ailesi ile getirtmeli. Ancak bir siyasi partinin lideri havasında, avukat görüşmelerinin ardından görüşlerini kamuoyuna duyurmak gibi bir lüksü Öcalan’ın olmamalıdır.

Öcalan ne söyleyebilir? Yalandan başka bildiği ne vardır. 30 seneden beri barış için uğraşmış ama Kontgerilla onu engellemiş. Terör örgütü kuran, Suriye muhaberatı ile işbirliği yapan, köy basan, köylüyü, öğretmeni, korucuyu, muhtarı senelerce katleden, bu cinayetleriyle de övünen Öcalan, yakalandığında gözleri açılınca annesinin Türkmenliğini hatırladı “hizmete hazırım” dedi. Hükümet onun hazırlığını, 2012’de ciddiye alıp çözüm süreci başlattı. O çözüm süreci ile şehirler işgal edildi. Tüneller, hendekler, tümsekler yapıldı. Bine yakın şehit verildi.

bu işgaller bitirildi.Şimdi bütün bunlar hiç yaşanmamış gibi Öcalan, ben bir hafta da bu işi çözerim diyor. Yalandan kim ölmüş ki Öcalan da, ölürüm diyerek yalan söylemeyi bırakacak değildir.Madem bu iş yanlıştı da yakalanmadan önceki yılların bir haftasında niye bu işi bitirmedin? PKK’yı sadece kendisinin zannediyor. Zavallı. PKK’ya binlerce tır silah gönderen ABD artık PKK’nın en büyük hissedarıdır. O hissedarların onayı olmadan PKK silah bırakabilir mi? Elbette bırakamaz. PKK artık İsrail-ABD’nin kiralık bir çetesidir. Öcalan’ın içeriden ah vah etmesiyle PKK asla silah bırak(a)maz. Öcalan bunları bilmez mi?

Kendisi de aldığı himmetlerin karşılığında, Türkiye’ye karşı 20 yıl terör yapmıştı. O zaman o yardımları yok sayarak terörü bırakabilir miydi? Elbette bırakamazdı. Ama Öcalan yeniden gündem olmak, belki bu sayede ada hapsi yerine, önce ev hapsine çıkmak sonra da mümkünse bir af ile dışarı çıkmanın hayalleri içinde olmalıdır. Öcalan’da ne yalan ne de hayal bitmez. Onun yalanları kamuoyuna taşınmadıkça kimseye bir zararı yoktur. İşte bu avukat görüşmeleri onun ipe sapa gelmez yalanlarını haber ediyor.

Öcalan’ın PKK üzerindeki otoritesi artık anılarda kalmıştır. Barbarlıkla temin ettiği o eski otoritesi yoktur. Öcalan’ın eski kapıkulları PKK’nın yeni baronlarıdır. Yeni baronlar, sırf Öcalan istedi diye neden silah bıraksınlar? Üstelik bu yeni baronlar en çok ABD ve İsrail istihbaratlarının kuklası durumuna gelmişken, kendileri bile istese, haydi bu terör işlerini tatil ediyoruz diyemezler.

Öcalan’ın PKK’ya sempatisi olan kitleler üzerinde bir siyasi etkisi olabilir mi? Böyle bir soru pek çok siyasetçiyi sağlıklı düşünmekten alıkoyabilir. Kazanma isteği zaten sağlıklı düşüncenin önünde bir engeldir. Daha çok yakın zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçiminin yenilenmesi örneği hatırlanmalıdır. Öcalan yazıları ve konuşmaları üzerine ben Doktora hazırladım diye övünen birisinin aracılığı ile seçimden iki gün önce Öcalan’ın PKK (HDP) tabanına tarafsız kalmaları yönünde yaptığı çağrıdan ne elde edilmişti? Bu çağrı Ak Partinin İstanbul’daki oylarından % dört puanını silmişti.

Bu örnek bile göstermektedir ki Öcalan’ın seçim sonuçlarını, siyasi dengeleri değiştirecek bir etkisi yoktur. Öcalan zaten ne istediğini bilmeyen ya da bilmez görünerek, karışıklık içinde anlatmayı seçen birisidir. Avukatları ile gönderdiği mesajında “Kürtlere alan açmak istediğinden, Kürtlerin bir hukuku olmasını istediğinden” söz ederek 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanununa da atıflar yapmıştır.

Çatışmanın olmasını istemeyenler, çatışma ile bir yere varılamaz görüşünde olanlar, niye terör faaliyetlerini sürdürmektedirler? Terör faaliyetleri bitince çatışma da kendiliğinden bitecektir. Terörün bitmesini şarta bağlayanların sonra çatışmadan bir şey elde edilemez nakaratını seslendirmelerinin hiçbir anlamı yoktur.

Demokratikleşme diye adlandırılan, genel olarak hak ve özgürlüklerin genişletilmesi elbette Kürtler için de geçerli olacaktır. Ancak Türkiye sınırları içinde Kürtler için ayrı bir hukuktan, söz edilmesi hem olaya şaşı bakıldığını hem de iyi niyetten yoksun olduğunu göstermektedir. Kırk yıldır sürüp giden terör faaliyetlerini ise “Kırk yıldır Kürtlerin özgür yaşam, özgür insan, özgür toplum arayışını gözeten bir Kürt aklını oluşturmaya çalıştığını” iddia etmesi de bunu açıklamaktadır. Kırk yıllık terör faaliyetlerini “özgür Kürt aklını oluşturma çabası” diye görebiliyor.

Öcalan’ı muhatap alacak, ona siyasi bir rol-yer verecek bir siyaset Türkiye’nin geleceğine yapılacak en büyük suikastlardandır. PKK baronları üzerinde de siyasi tabanı üzerinde de etkisi kalmamış olan, Öcalan’ı ciddiye almak büyük bir yanlıştır. Onun hakkı sadece bayramlarda ilgili mevzuata göre ailesi ile görüşmektir. Hepsi o kadar. Yeni bir çözüm süreci hikayesi, Türkiye için çözülmeden başka bir sonuç getirmez.

İlginizi Çekebilir

İhbar üzerine olay yerine giden polis ekibine silahlı saldırı

Siirt’te silah seslerinin duyulması üzerine olay yerine giden polis ekibine ateş açılması sonucu 1 polis ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir