Son Haberler

“Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey “

İlk yazımın konusunu düşünmeme gerek olmayan bir gündem ile açacak olmam şans mı, şanssızlık mı bilemem. Ancak, bildiğim bir şey var ki o da gündemlerin, – gündemden kastım sadece yerel, ulusal gündem olmadığından pay biçerek söylemeliyim- akıl almaz bir şekilde değişiyor ve hızlı ilerliyor olduğudur.

Tabii ki hepimizin; siyasetle ilgilenen, ilgilenmeyen herkesin bugünlerde ki en önemli gündem maddesi ise İstanbul seçimleri. İptal edilen yenilenmeyi bekleyen; 23 Haziran’da da yenilenmesine karar verilen İstanbul seçimleri. Öyle ki; bu bahsini ettiğim “gündem” sadece İstanbullunun değil, sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının değil; Avrupa Birliği’nin, ABD’nin, Almanya’nın dahi müdahil olduğu ve/veya müdahil olmaya çalıştığı bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Yakından takip edenler bilecektir ki ABD’nin yayınladığı “bunu not ediyoruz” tarzındaki yaklaşımı, Almanya’da bir grup siyasinin söylemlerinin yanı sıra, bunlardan Federal Meclis Başkanvekili’nin “YSK’nın bu kararı savaş ilanıdır” söylemi, Avusturya Başbakanı’nın   “Demokratik seçimleri kabullenmeyenlerin AB’de yeri yoktur” söylemi, hatta daha da öteye giderek Türkiye’nin 15 Temmuz sonrasında daha da anti demokratikleşmeye başladığını dile getirmesi gibi bir çok söylemlerden öne çıkarak bu seçimin sadece bize ait, ülkemize ait bir gündem olmadığını kanıtlamış oluyoruz.

Elbette yazının içeriğini teknik, siyasi bir söylem çerçevesine sürükleyip kısır döngüler içerisine sokmayacağım. Fakat bu kısır döngünün içerisindeki, etrafındaki doğru parçalarını da dile getirmek herkesin yapması gereken, söylemesi gereken bir durum olduğundan da kuşku duymuyorum. Çok basit ve yüzeysel olarak belirtmek isterim ki İstanbul seçimleri’nin yenilenmesine giden süreçten hemen önce AK Parti’nin gördüğü usulsüzlüklerin ardından tüm oyların sayılmasını istemesinin muhalefet kesiminde karşı çıkılması, HUKUKİ sürecin bitimini beklemeden sayın İmamoğlu’nun alelacele her yere belediye başkanı olduğunu belirtir davranışlar sergilemesi, mazbatayı aldıktan sonra dahi sürecin devam ettiğini bildikleri halde Yüksek Seçim Kurulu (YSK) hakkında ve süreç hakkında provokatif söylemlerde bulunulması… Bu ve bunun gibi bir çok durum yaşanmıştı. Bir anlığına bunların tümünü siyaset içerisinde söylemler olarak değerlendirdiğimizi varsalım. Peki ya sonraki süreç?

Demek istediğim tam olarak şu: Seçimi tertemiz kazanan, kazandığına inanan kişi oyların sayımından korkmaz, tekrar seçim yapılmasından korkmaz. Ve sıkı durum en önemli kısmı söyleyeceğim. Vatandaşı yanıltmaz. Nasıl mı ? YSK, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi seçim organı, seçim ile alakalı tüm konuları karara bağlayan yetkili tek organ. Bunu hepimiz biliyoruz elbette. Peki ya YSK’nın “RES’EN” yani kendiliğinden harekete geçemediğini bildikleri halde vatandaşa neden ilçelerdeki seçimler iptal edilmedi diye yanıltır ki bir aday ? Kendiliğinden hareket geçme, “Res’en” harekete geçememek demek sadece şikayete konusu olan durumları incelemek demektir. Ak Parti ve ilgililer o zarfların içerisinde 4 tane pusula dahi olsa sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin oylarına dair itirazda bulundu. Dolayısıyla YSK’nın diğer itiraz konusu olmayan durumları incelemeye yetkisi yoktur. Kaldı ki usulsüzlük zaten sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin oyları içerisinde olduğu herkes tarafından bilinir bir durumdu. Belki de bahsini ettiğim tüm alelacele durumlar bunları bilenler tarafından planlanan durumlardı.

******

CHP’nin sonradan ilçe seçimlerini iptalini istemesi hatta 24 Haziran 2018 seçimlerinin dahi iptalini istemesi bana şu hikayeyi hatırlattı:

Genç bir şair, saçma sapan şiirlerini Victor Hugo’ya okuduktan sonra:

– Üstad, diye sormuş. Şiirlerimi nasıl buldunuz?

Victor Hugo:

– Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey yazmak istemiş ve tam muvaffak olmuşsunuz, demiş. Bravo doğrusu.

Sonuç olarak; YSK seçimleri iptal etti. Ekrem İmamoğlu için –ki eğer seçilirse- tertemiz, şaibesiz tertemiz bir 5 yıllık sürecin önü açıldı. Umarım kimseyi kırmadan, dökmeden tertemiz bir seçim dönemi geçirir ülkemiz.

Aslında, bu günlerde; çok daha önemli, çok daha farklı bir yere bakmamız gerekiyor ve ne yazık ki iç siyaset ve gündem buna izin vermiyor. Bunlar; Suriye, Doğu Akdeniz, Filistin, Sudan ve nice dış politik durumlar. Bir sonraki yazımda da bunlara değiniriz inşallah. Sağlıcakla kalın.

İlginizi Çekebilir

Diyarbakır’da 5 terörist etkisiz hale getirildi

Diyarbakır’ın Lice ilçesi kırsalında İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen operasyonda 5 terörist etkisiz hale getirildi. İçişleri ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir