
Kubilius, Avrupa ile ilgili siyasi, ekonomik ve toplumsal konuların tartışıldığı uluslararası konferans platformu "Forum Europa"nın Brüksel'de düzenlediği etkinlikte konuştu.
Bugünün güvenlik tehditlerinin "dünün çözümleriyle" karşılanamayacağına işaret eden Kubilius, Avrupa’nın savunma ve güvenlik politikalarında değişime ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Avrupa’nın dış politika, güvenlik ve savunma alanındaki doktrinleri ile karar alma mekanizmalarının artık "yeni dünya düzenine uygun olmadığını" dile getiren Kubilius, özellikle transatlantik ilişkilerde yaşanan değişime dikkati çekti.
Kubilius, ABD’nin stratejik odağını giderek Hint-Pasifik bölgesine kaydırdığını belirterek, "Transatlantik ortaklarımız Avrupa’daki konvansiyonel savunma ve barışın sorumluluğunu Avrupalıların üstlenmesini istiyor. Bu talebe karşı çıkmak için rasyonel bir nedenimiz yok." dedi.
"Rusya'nın Avrupa'ya karşı saldırganlık sergilemesi gerçek bir olasılık"
Avrupa’nın savunma alanında daha bağımsız ve güçlü olması gerektiğini vurgulayan Kubilius, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın Avrupa güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Kubilius, "Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşında ufukta barış görünmüyor. Rusya’nın bize karşı da saldırganlık sergileme ihtimali gerçek bir olasılık." değerlendirmesinde bulundu.
"Avrupa savunmasında yeni doktrin ve karar alma mekanizmalarına ihtiyaç var"
AB antlaşmalarına göre savunmanın üye ülkelerin sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Kubilius, bunun Avrupa’da 27 ayrı savunma politikası, 27 ayrı savunma bütçesi ve 27 ayrı ordunun bulunması anlamına geldiğini söyledi.
Kubilius, bu durumun Avrupa’nın askeri gücünü zayıflattığına işaret ederek, "ABD eyalet düzeyinde 50 ayrı orduya, 50 ayrı savunma politikasına ve 50 ayrı savunma bütçesine sahip olsaydı askeri olarak daha güçlü olur muydu? Cevap açık. Böyle bir parçalanma ABD’yi daha güçlü yapmazdı." ifadelerini kullandı.
Aynı durumun Avrupa için de geçerli olduğunu vurgulayan Kubilius, Avrupa savunmasında farklı doktrin, yeni kurumlar ve yeni karar alma mekanizmalarına ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
Kubilius, aynı zamanda Avrupa’nın NATO içindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, kıtadaki savunma kapasitesinin ABD kaynaklarına daha az bağımlı hale gelmesi gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda Avrupa’nın kendi "stratejik destek kabiliyetlerini" geliştirmesi gerektiğini dile getiren Kubilius, ABD’nin Avrupa’daki yaklaşık 100 bin kişilik hızlı reaksiyon gücünün yerini alabilecek bir Avrupa hızlı müdahale gücü veya Avrupa ordusunun oluşturulması gerektiğini söyledi.
Savunma alanındaki parçalanmanın savunma sanayisine de yansıdığına işaret eden Kubilius, Avrupa’nın füze üretimi dahil bazı kritik alanlarda bağımsız kapasite geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
"Kolektif liderlik sağlayacak platforma ihtiyaç var"
Kubilius, Avrupa savunmasında stratejik reformların gerçekleştirilmesi için ortak siyasi liderlik platformunun bulunmadığını belirterek, bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini ifade etti.
Büyük reformların güçlü ve ortak bir siyasi liderlik gerektirdiğine dikkati çeken Kubilius, "Avrupa savunmasında geçmişte yapılan hataları tekrarlamamak ve daha iyi sonuçlar almak istiyorsak, kolektif liderlik sağlayacak platform oluşturmalıyız." dedi.
Kubilius, bu çerçevede Avrupa savunma reformlarının tartışılabileceği ve stratejik kararların alınabileceği bir "Avrupa Güvenlik Konseyi" kurulması çağrısını yineledi.