
İsrail ordusuna bağlı işgal altındaki Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi'nin (COGAT), AA'ya yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı'nın ateşkes anlaşması kapsamında İsrail siyasi kademesinin talimatı doğrultusunda, sınırlı sayıda Gazze sakininin geçişine açıldığı aktarıldı.
Bu çerçevede, Avrupa Birliği Refah Sınır Yardım Misyonu'nun (EUBAM Refah) Mısır ve diğer tüm ilgili paylaşlarla koordineli olarak yürüteceği "pilot" aşamanın başladığı belirtildi.
Tüm tarafların pilot uygulama aşamasında geçişlerin başlamasına hazırlık yaptığı, bu hazırlıkların tamamlanmasının ardından Gazze sakinlerinin çift yönlü geçişinin fiili olarak başlayacağı kaydedildi.
Hamas: Refah Sınır Kapısı’nın açılması Gazze halkının hakkıdır
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yayımladığı görüntülü açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında açılmasının öngörüldüğünü ancak İsrail’in bunu uzun süredir keyfi biçimde geciktirdiğini ifade etti.
Kasım, "Refah Sınır Kapısı’nın açılması Gazze’deki Filistin halkının hakkıdır. Anlaşmanın ilk aşamasının başında açılması planlanmıştı. Ancak işgalci, bu süreci geciktirdi ve kapının açılmasını keyfi şekilde Gazze’deki son tutsağın cenazesinin teslimine bağladı." dedi.
Filistinlilerin Gazze Şeridi’ne giriş ve çıkışlarını "tam özgürlük" içinde gerçekleştirme hakkına sahip olduğunu vurgulayan Kasım, bu hakkın uluslararası hukuk çerçevesinde güvence altına alındığını kaydetti.
Kasım, İsrail’in Filistinlilerin Gazze’ye giriş ve çıkışlarına ilişkin dayattığı tüm koşullara karşı uyarıda bulunarak, söz konusu uygulamaların ateşkes anlaşmasını ve insanların kendi topraklarına giriş-çıkışlarını düzenleyen uluslararası hukuk kurallarını ihlal ettiğini belirtti.
Açıklamada, arabulucu ve garantör ülkelere, Filistinlilerin Gazze’de yeni bir abluka modeliyle karşı karşıya kalmaması için Refah Sınır Kapısı’ndaki İsrail uygulamalarını yakından izleme çağrısı yapıldı.
Öte yandan, sınır kapısının yeniden açılmasına ilişkin şu ana kadar Mısır veya Filistin makamlarından resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail ordusuna bağlı işgal altındaki Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktivitelerini Koordinasyon Birimi'nin (COGAT), AA'ya yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı'nın ateşkes anlaşması kapsamında İsrail siyasi kademesinin talimatı doğrultusunda, sınırlı sayıda Gazze sakininin geçişine açıldığı ifade edilmişti.
İsrail basını, geçişlerin yarın başlayacağını yazdı
İsrail basını, Refah Sınır Kapısı'nın bugün sadece deneme amaçlı açıldığını, yayaların geçişine ise yarın başlanacağını yazdı.
Haberde, yarından itibaren sınır kapısından sınırlı kişinin geçişine müsaade edileceği, günde 150 kişinin Gazze'den ayrılmasına, 50 kişinin ise dönmesine izin verileceği belirtildi. Mısır'daki insani yardım tırlarının Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze'ye girişine ise izin verilmeyecek.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, Gazze'ye giriş ve çıkışların Mısır'ın koordinasyonuyla mümkün olacağını, Mısır'ın sınırdan geçecek kişiler listesini 24 saat önceden İsrail'e sunacağını ve İsrail'in bunu onaylayacağını, EUBAM Refah'ın bulunduğu geçiş bölgesinin öncesinde İsrail'in güvenlik kontrolü yapacağını aktardı.
Refah bölgesi İsrail işgali altında
Hamas ve İsrail arasında 10 Ekim'de başlayan ateşkes anlaşmasına göre, İsrail ordusu Gazze içinde "Sarı Hat" ismi verilen ve sınır kapısının da içinde yer aldığı Refah bölgesi İsrail işgali altında bulunuyor.
İsrail'in, Mayıs 2024'ten bu yana kapalı tuttuğu ve kendi kontrolünde bulundurduğu Mısır-Gazze sınırındaki Refah Sınır Kapısı'nı açması ve insani yardımların kararlaştırılan miktarlarda bölgeye girişine izin vermesi de anlaşmanın ilk aşamasındaki taahhütler arasında yer alıyordu.
Anlaşmanın birinci aşamasında yükümlülüğünü yerine getirmeyi reddeden İsrail, Refah Sınır Kapısı'nın sadece yaya geçişine sınırlı olarak açılacağını duyurmuştu.
İsrail, Gazze'de sivillerin toplandığı alanı hedef aldı
Deyr el-Belah’taki Aksa Şehitleri Hastanesi kaynaklarına göre, İsrail ordusunun Gazze Vadisi bölgesinde sivillerin bulunduğu bir alanı hedef aldığı saldırıda 1 Filistinli yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı.
Görgü tanıkları, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA), Gazze Vadisi’nin kuzeyinde sivillerin bulunduğu noktayı en az bir füzeyle hedef aldığını belirtti.
Söz konusu bölgenin, ateşkes anlaşması kapsamında İsrail ordusunun çekilmesi gereken alanlar arasında yer aldığı ifade edildi.
Gazze’nin güneyindeki Nasır Hastanesi’nden alınan bilgiye göre de İsrail’in Refah kentinin kuzeybatısına düzenlediği ayrı bir saldırıda 63 yaşındaki Filistinli Halid Hammad Dehliz hayatını kaybetti.
Tanıklar ayrıca, İsrail topçu birliklerinin Refah’ın kuzeybatısındaki Şakuş bölgesini bombaladığını aktardı.
İsrail ordusunun Gazze kentinin kuzeydoğusunda, ateşkes kapsamında kontrolü altında bulunan bölgelerde patlatmalar gerçekleştirdiğini, askeri araçlar ve vinçlerden yoğun ateş açıldığını bildirdi.
İsrail ordusuna ait araçların Refah’ın batısına ve Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusuna ateş açtığı, İsrail donanmasının da Gazze Şeridi’nin kuzey açıklarında denize ateş açtığı belirtildi.
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İsrail ordusu ateşkesin başladığı 10 Ekim 2025’ten bu yana Gazze’de 509 Filistinliyi öldürdü, 1405 kişiyi yaraladı.
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi: Gazze’deki can kayıpları dehşet verici, ateşkes ihlalleri durdurulmalı
Komite Başkanı Ali Şaas, ABD merkezli Facebook sosyal medya platformundan, İsrail’in son iki gündür Gazze'de barınma merkezleri, sivillerin kaldığı çadırlar, bir polis merkezi ve konutları hedef aldığı ve 37 Filistinlinin hayatını kaybettiği saldırılara ilişkin açıklama yaptı.
Şaas, Gazze Şeridi’nde son günlerde İsrail saldırıları nedeniyle yaşanan can kayıplarını "dehşet verici" olarak tanımlayarak, ateşkes anlaşmasına derhal uyulması çağrısı yaptı.
Saldırılarda yakınlarını kaybeden ailelere de değinen Şaas, "Evlatlarını kaybeden ailelere en içten taziyelerimizi sunuyoruz. Kalplerimiz, hâlâ korku ve belirsizlik içinde yaşayan her ailenin yanında." ifadelerini kullandı.
Şaas, Gazze halkının çok ağır bir bedel ödediğin ve artık "sükûnet ve güven içinde, onurlu bir yaşamı hak ettiğini" belirtti.
Ateşkese derhal uyulması çağrısında bulunan Şaas, daha fazla trajedinin önlenmesi, sivillerin korunması ve Gazze Şeridi’nde güvenlik ile istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.
Şaas, bu çağrının, komitenin sahada fiilen çalışmaya başlamasına yönelik hazırlıkların sürdüğü bir dönemde yapıldığına işaret ederek, "Komitenin sahada çalışmaya başlamasına yönelik hazırlıklar sürerken, bu tür trajik olayların tekrar yaşanmasının önlenmesini talep ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Şaas, açıklamasında komitenin Gazze’de çalışmalarına ne zaman başlayacağına dair bir takvim paylaşmadı. Açıklamasının sonunda Şaas, "Geleceğe dair yol haritası, sivillerin yaşamına tam saygı temelinde şekillenmeli; Gazze Şeridi’nde barış, istikrar ve refahın temelleri atılmalıdır." ifadelerine yer verdi.
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, siyasi olmayan bir yapı olarak Gazze Şeridi’nde günlük sivil hizmetlerin yönetiminden sorumlu bulunuyor. Komite, başkanı Ali Şaas’ın yanı sıra 11 Filistinli ulusal şahsiyetten oluşuyor ve çalışmalarına ocak ayı ortasında Mısır’ın başkenti Kahire’den başladı. Ancak komite henüz Gazze’den fiilen faaliyet yürütmeye başlamadı.
İsrail'den "Sınır Tanımayan Doktorlar"ın Gazze'deki faaliyetini durdurma kararı
İsrail'in Maariv gazetesinde yayımlanan habere göre, İsrail Diaspora Bakanlığı konuya ilişkin bir açıklama yaptı.
Açıklamada, MSF'nin Filistinli yerel personel listelerini İsrail makamlarına iletmeyi reddettiği ve tüm insani kuruluşlar için geçerli olduğu belirtilen "zorunlu prosedürleri" ihlal ettiği öne sürüldü.
Bakanlık açıklamasında, söz konusu uygulamaların "meşru insani yardım faaliyetlerini mümkün kılmayı ve insani çalışmaların düşmanca ya da terör amaçlarıyla kullanılmasını önlemeyi" hedeflediği iddia edildi.
MSF'nin personel listelerini ocak ayı başında sunmayı taahhüt ettiği, daha sonra bu tarihin 27 Ocak olarak bildirildiği ancak yükümlülüğün yerine getirilmediği savunuldu.
Açıklamada, "Buna dayanarak, MSF'nin Gazze Şeridi'ndeki faaliyetlerinin durdurulmasına ve bölgeden ayrılması için 28 Şubat'a kadar süre tanınmasına karar verildi." ifadesi kullanıldı.
Ayrıca, MSF'nin ayrılmasının ardından "Gazze halkına insani desteğin sürdürülmesi amacıyla sağlık alanında alternatif bir yapı oluşturulması için hazırlıkların bulunduğu" iddiasına yer verildi.
Sınır Tanımayan Doktorlar ise 30 Ocak'ta yaptığı açıklamada, İsrail makamlarıyla aylar süren sonuçsuz temaslar ve personelin güvenliği ile faaliyetlerin bağımsızlığını garanti altına alan güvencelerin bulunmaması nedeniyle Filistinli ve uluslararası çalışanların listesinin Tel Aviv yönetimiyle paylaşılmaması kararı alındığını duyurmuştu.
Gazze'de faaliyet gösteren en büyük insani kuruluşlardan biri olan MSF'nin çalışmalarının durdurulmasının, bölgede halihazırda ciddi biçimde kısıtlı olan sağlık hizmetlerini daha da olumsuz etkileyeceği değerlendiriliyor.
Gazze'de felç olan sağlık sistemi
Gazze'de sağlık sistemi; yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği ile insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle neredeyse tamamen felç olmuş durumda.
İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında sağlık tesisleri ve ilaç depoları da hedef alındı; sağlık çalışanları alıkonuldu ve tıbbi malzemelerin bölgeye girişi büyük ölçüde engellendi.
Gazze'de 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail'in yükümlülüklerini yerine getirmediği, bölgeye giren tıbbi yardım kamyonlarının aylık ihtiyacın yüzde 30'unun altına düştüğü bildiriliyor. Bu durumun ilaçlarda yüzde 52, tıbbi sarf malzemelerinde ise yüzde 71'lik eksikliğe yol açtığı kaydediliyor.
İsrail ordusu, Batı Şeria'da 2'si çocuk 7 Filistinliyi gözaltına aldı
Hamas'a bağlı Esirler Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Ramallah'ın kuzeybatısındaki Abud köyünde 15 yaşlarındaki 2 çocuk İsrail askerlerince gözaltına alındı.
İsrail güçleri Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentinde 2, Beytullahim'in kuzeydoğusundaki Ubeydiya köyünde de 1 Filistinliyi gözaltına aldı.
Batı Şeria'nın kuzeyindeki Duma ile Tulkerim'in kuzeyindeki Atil beldelerinde de birer Filistinli İsrail askerlerince gözaltına alındı.
Çocuklar ve yaralıların gözaltına alınması uluslararası sözleşmelerin açık ihlali
Açıklamada, mevcut uluslararası sessizlik ortamında özellikle çocuklar ve yaralıların gözaltına alınmasının, İsrail'in Filistin halkına karşı izlediği sistematik baskı politikasının bir yansıması olduğu belirtilerek, bunun uluslararası insancıl hukuk ile sivillerin korunmasına ilişkin sözleşmelerin açık ihlali olduğu vurgulandı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, gün içerisindeki açıklamasında, Batı Şeria'da İsrail şiddetinin "rekor seviyelere" ulaştığını belirterek, Batı Şeria'da yaşananları "yeterince haberi yapılmayan sessiz bir savaş" olarak nitelendirmişti.
UNRWA: Batı Şeria'da İsrail şiddeti rekor seviyelere ulaştı
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, yaptığı yazılı açıklamada, Batı Şeria'da yaşananları "yeterince haberi yapılmayan sessiz bir savaş" olarak nitelendirdi.
Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da benzeri görülmemiş düzeyde şiddet olaylarının yaşandığını belirten Lazzarini, bu süreçte 1000'den fazla Filistinlinin yaşamını yitirdiğini, ölenlerin yaklaşık dörtte birinin çocuk olduğunu kaydetti.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının aralıksız sürdüğüne dikkati çeken Lazzarini, Filistinli toplulukların sistematik biçimde sindirildiğini, topraklarından zorla çıkarıldığını ve geçim kaynaklarının yok edildiğini vurguladı. Lazzarini, tüm bu ihlallerin büyük ölçüde cezasız kaldığını belirtti.
Lazzarini, "İsrail'in 1967'den bu yana uyguladığı en büyük yerinden etme operasyonu" olarak tanımladığı "Demir Duvar Operasyonu"nun başlamasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, on binlerce Filistinlinin hâlâ yerinden edilmiş durumda olduğunu, evlerin ise geri dönüşü engellemek amacıyla aşamalı olarak yıkıldığını ifade etti.
"Dünyanın dikkati Gazze'ye odaklanmışken Batı Şeria'da uluslararası insani hukukun açık ihlalleri sıradan hale geldi." değerlendirmesinde bulunan Lazzarini, açıklamasını "Çok geç olmadan bu gidişatın durdurulması gerekiyor." çağrısıyla tamamladı.
Lazzarini, 23 Ocak'ta yaptığı açıklamada, İsrail'in, mülteci kamplarına yönelik saldırıları ve on binlerce Filistinlinin zorla yerinden edilmesi nedeniyle Batı Şeria'nın 1967’den bu yana en ağır insani krizle karşı karşıya olduğunu ifade etmişti.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
İsrail ordusu, 21 Ocak 2025'te işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Cenin kenti ve mülteci kampına "Demir Duvar" adını verdiği bir saldırı başlatmıştı.
Saldırılar kısa süre içinde Tulkerim kenti ile Nur Şems Mülteci Kampı'nı da kapsayacak şekilde genişletildi.
Saldırıların başlamasının ardından on binlerce Filistinli zorla yerinden edilirken, İsrail ordusunun altyapıyı tahrip etmesi sonucu Cenin ve Tulkerim'deki mülteci kampları adeta "hayalet şehirlere" dönüştü.