
Gazze Şeridi'nde İsrail'in sürdürdüğü işgal ve abluka nedeniyle toplanamayan çöplerin ciddi sağlık ve çevre patlamalarını vurgulayan resmi, uluslararası acil harekete geçme kontrolünde bulunuyordu.
İsrail'in iki yılı aşkın süre yürüttüğü saldırıların Gazze Şeridi'nin her alanda yol açtığı yıkım ve ardından 10 Ekim'de varılan ateşkese rağmen sınır kapılarının kapalı tutularak giriş-çıkışa çok kısıtlı şekilde izin verilmesi, bölgenin yaralarının tükenmesini geciktiriyor.
Yıkılan evlerinin kalıntısı ya da evlerinin çok uzaklarında kurulmuş çadırlarda ve temel ihtiyaçlardan yoksun şekilde yaşamakta olan çalışan Filistinliler, çocuklarını çevre ve sağlık riskleri altında büyütüyor.
İş fırsatı ya da gelir kaynağının olmadığı Gazze'de özellikle çocuklar olmak üzere Filistinliler, mevcut malzeme veya yiyecek bulmak amacıyla çöp yığınlarının arasında dolaşıyor.
Maruz kalınan riskler arasında toplanamayan çöpler önde geliyor. İsrail'in sürdürdüğü işgal ve abluka nedeniyle toplanamayan çöplerin ciddi sağlık ve çevre değişimine yol açtığını vurgulayan düzenli, uluslararası toplumda acil harekete geçme mekanizmasında bulunuyor.
İsrail ayrıca Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini oluşturan "Sarı Hat" üzerindeki işgalini de sürdürüyor. Durum böyle olduğunda Gazze'deki belediyeler, bu bölgede kalan büyük çöp toplama miktarına erişim sağlayamıyor.
Buna göre yakıt ve ekipman eksikliğinin eklenmesiyle, zorla yerinden edilen Filistinlilerin yaşadığı çadırlar arasında biriken ve ciddi sağlık ve çevre sorunlarına yol açan çöplerin döngüsünde büyük sorun döngüsü.
"Başka alternatifimiz yok"
AA muhabirine yaptığı açıklamada, Beyt Lahiya beldesinde yaşayan, yerinden edilmiş Filistinli Atta Maruf, "Çöplüklerin yakınlarda yaşamak artık Filistinli aileler için dayatılan bir durum haline geldi. Başka alternatif olmadığı için çöplük yakınlarda yaşamakta." dedi.
Maruf, ekmek ya da yemek yapabilmek için ateşe ihtiyaç duymayı; gaz ve yakıt olmadığı için kağıt, naylon ya da tahta parçalarını topladıklarını söyledi.
Bölgede, iş fırsatı ve gelir kaynağının sağladığı işaretler veren Maruf, çöplüklerde çalışmanın zorlaştığı dile getirilse de bu durum risklerine dikkat çekildi.
Maruf, başta çocuklar olmak üzere bölgede yaşayanlar arasında sürüntülerin gözlemlendiği; Bazı hastalıkların yayıldığı vurgulandı.
Birleşmiş Milletlerin (BM) sınırının Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırmasının (IPC) 22 Ağustos 2025 tarihli raporunda, "15 Ağustos 2025 tarihinden itibaren, Gazze ile ayrılan kıtlık (felaket seviyesi olarak bilinen IPC'nin 5. derece) makul olarak bulunabilirla doğrulanmıştır. tespitine yer verilmişti.
Raporda, "Ağustos ortası ile eylül sonu arasında koşulların daha da kötüleşmesi ve kıtlığın Deyr Belah ve Han Yunus'a yayılması bekleniyor." ifadelerine yer verilmişti.
Çöplerin arasında çocuklar
AA muhabirine konuşan 13 yaşındaki Samir Vedi, "Çöpte arama yaparken bazen yaralanıyoruz, bazen açlıktan bulduğumuz şeyleri yiyoruz." dedi.
Vedi, başka bir alternatif olmadığı için bunu yapmaya devam edebileceğini söyledi.
Filistinli bitkiler, sağlık ve çevre koşullarının yokluğunda çöp yığınlarının yanında kurulan çadırlarda yaşıyorlar.
Gazze Şeridi'nde yerinden edilenlerin acıları sürüyor
Yerinden alınan Filistinlilerden Şuruk Abdulal, kısa çevre koşulları nedeniyle yayılmadan ve yüksek patlama tehlikesi olduğunu söyledi.
Abdulal, "Her yerde değişen var ve bazen çocuklar çöplükten yiyecek getiriyor, biz de onu doğurmak zorunda kalıyoruz." dedi.
Barınacak daha güvenli ortamları talep eden Abdulal, "Bu çöplüklerden uzak, yaşayabileceğimiz temiz bir yer istiyoruz." bölgede kullanıldı. .
Gazze'yi bekleyen sağlık ve çevre felaketi
Katı Atık Yönetimi Ortak Hizmetler Konseyi Başkanı Ahmed es-Sufi de konuyla ilgili yaptığı çalışmalarla, çöplerin sokaklarda faaliyet gösterdiğini ve "Sarı Hat" içinde kalan ana çöp toplama alanının götürülememesi nedeniyle büyük bir krizle karşı karşıya kaldığını vurgulamıştı.
Sufi, "Savaşın üzerinden 900 günü aşkın süre sonra bugün hala Refah'ın yaşadığıki ana çöp toplama alanına ulaşamıyoruz. Bu durum, sağlık ve ekolojik sistemin çökmesi anlamına geliyor. Bu, insanın doğrudan, çevreyi ise uzun vadeli olarak tehdit eden bir durum." dedi.
Çöplerin, yerinden edilenlerin kaldığı çadırların arasında biriktiğini aktaran Sufi, bunun kemirgen ve böceklerin yerinde çoğalmasına yol açtığına işaret etmişti.