Uzmanlardan idam yasası sebebiyle AB-İsrail ortaklık anlaşmasının askıya alınması çağrısı

Uzmanlar, İsrail'in Filistinlilere yönelik idam yasasının apartheid sisteminin bir aracı olduğunu belirterek, Avrupa Birliği'ni (AB) İsrail'le olan ortaklık anlaşmasını askıya almaya çağırdı.

Haber Giriş Tarihi: 03.04.2026 12:23
Haber Güncellenme Tarihi: 03.04.2026 12:23

İnsan hakları uzmanları, İsrail Meclisi'nin (Knesset), 48 hayır oyuna karşı 62 evet oyuyla kabul ettiği idam cezası yasasının, insan haklarına, uluslararası ceza hukukuna ve insancıl hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiğini savunuyor.

İsrail Meclisi, Filistinli esirleri hedef alacak idam cezası yasasını onayladı

Eski İnsan Hakları İzleme Örgütü Direktörü Kenneth Roth ve Uluslararası Af Örgütü Araştırmacısı Budour Hassan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Knesset’in, Filistinli esirlere idam cezası getirilmesini öngören yasa tasarısını onaylamasını ve yasanın ayrımcı yapısını eleştirdi.

Roth, yasanın açıkça ayrımcı olduğunu vurgulayarak, "İsrail içinde yasa yalnızca 'İsrail Devleti'nin varlığını reddeden terörizme' uygulanıyor. Başka bir deyişle, yalnızca Filistinlilerin eylemlerine uygulanıyor, Yahudi aşırılıkçıların benzer eylemlerine uygulanmıyor." dedi.

Uluslararası insan hakları hukukunun idam cezasının kaldırılması yönünde güçlü bir eğilim gösterdiğini belirten Roth, "İdam cezanız varsa, en yüksek adil yargılanma standartları uygulanmalı. Ancak (İsrail’deki) bu yeni yasa tam tersini yapıyor." diye konuştu.

İşkenceyle alınan itiraflar ve yüzde 96 mahkumiyet oranı

Roth, ABD'de idam cezasının ancak oybirliğiyle jüri kararıyla verilebileceğini ancak İsrail’deki yeni yasayla oybirliği yerine çoğunluk kararıyla idama gidebildiğini kaydederek, "İsrail yasası savcının idam cezası talep etmesine bile gerek duymuyor. İşgal altındaki Filistinliler için hakimler tarafından otomatik verilebiliyor. İnfaz için en fazla 90 gün verilmesi de bir aceleleri olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı.

İsrail’de askeri mahkemelerin işkence yoluyla alınan itirafları sürekli kullandığını ve yüzde 96 mahkumiyet oranına sahip olduğunu söyleyen Roth, "Birinin yakalanması, işkence görmesi ve temel adil yargılanma gerekliliklerine uyulmadan infaza gönderilmesini düşünmek çok zor. Bu bir intikam yasası, bir kontrol yasası." dedi.

AB-İsrail ticaret anlaşması

Roth, AB-İsrail ticaret anlaşmasının insan haklarına saygıya dayandığını hatırlatarak, "İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya kınadı. Ancak AB, bu yasa yüzünden ticaret anlaşmasını feshedecek mi? Muhtemelen hayır, çünkü İsrail'in Gazze'de soykırım işlemesinden sonra bile ticaret anlaşmasını feshetmedi." değerlendirmesini yaptı.

Yeni idam cezası yasasının açıkça ayrımcı doğasının İsrail hükümetinin işgal altındaki topraklara dayattığı apartheid'ın bir parçası olduğunu anlatan Roth, "Baskı araçları, yol engelleri, gözetim, gözaltı, işkence oldu ve şimdi infaz aracını ekliyoruz." yorumunda bulundu.

Yargısız infazlar yargısal infaza dönüştü

Uluslararası Af Örgütü Araştırmacısı Hassan ise İsrail hapishanelerinde işkence ve gözaltında ölümlerin özellikle 7 Ekim 2023'ten bu yana hızlandığını, 100'den fazla Filistinlinin İsrail’de gözaltında öldüğünü belirterek, "Filistinlilere karşı yargısal infazlar gerçekleşmese de yargısız infazlar yaşanıyordu. İsrail askerlerine yakın tehdit oluşturmayan Filistinlilerin öldürülmesi, İsrail'in ‘hedefli suikastlar’ olarak adlandırdığı vakalar da yargısız öldürmeler olduğunu gördük." ifadelerini kullandı.

Hassan, İsrail'in işkence ve insanlık dışı koşullar sonucu Filistinli tutukluları zaten öldürdüğünü, bu yasanın aslında Filistinlileri öldürmenin yasal bir yolunu yaptığını söyleyerek, "Bu ceza etkili bir şekilde yalnızca Filistinlilere uygulanacak. Batı Şeria'daki Filistinli sakinler için idam cezası varsayılan ceza haline geliyor." değerlendirmesinde bulundu.

"AB-İsrail ortaklık anlaşması askıya alınmalı"

AB'nin yasaya kesin bir dille karşı çıktığını ancak bunun yeterli olmadığını kaydeden Hassan, "İsrail'in kınamaları umursamadığı açık. Yalnızca böyle bir ayrımcı yasanın maddi sonuçlarını ödediğinde İsrail'i bu yasayı uygulamamaya zorlayacak." dedi.

Hassan, bu nedenle AB'nin AB-İsrail ortaklık anlaşmasını İsrail uluslararası hukuk gerekliliklerine uymadığı sürece askıya alması çağrısında bulunduklarını vurgulayarak, "Tüm devletlerin, işgalin yasa dışı sürdürülmesine, apartheid'in sürdürülmesine ve bu idam cezası gibi uluslararası hukuk ihlallerine katkı veren işbirlikleri de dahil olmak üzere İsrail ile bağlarını kesmesi gerekiyor." diye konuştu.

Yasanın İsrail yasasına göre anayasaya uygun olup olmadığını tartışmak için İsrail Yüksek Mahkemesi'nin önüne geleceğine işaret eden Hassan, "Ancak İsrail'e güvenemeyiz. İsrail Yüksek Mahkemesi'nin tarihsel olarak İsrail'in adaletsiz sisteminin temel koruyucularından biri olduğunu biliyoruz." ifadesini kullandı.

Hassan, idam yasasına karşı çıkan ülkelerden, İsrail'i maddi sonuçlar ödemeye zorlamak için gerçek baskı uygulamaya çağırdı.