
Dijital dünyada risk unsurlarının giderek karmaşık hale geldiğini belirten Bağış, bilgi asimetrileri, yanlış bilgilendirme ve büyük veri analizinin öneminin arttığını kaydetti.
Dijital dönüşümdeki gelişmeler finans sektöründe yapay zekanın benimsenmesini, otomasyonu, optimizasyonu, finansal tahminleri, analitik bakış açılarını ve bilinçli karar alma süreçlerini etkiliyor.
FSMVÜ İktisat Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bilal Bağış, AA muhabirine dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarının dolandırıcılık tespiti, düzenleyici uyum ve yatırım stratejileri üzerindeki etkileri ile dijitalleşme ve blokzincir teknolojilerinin finansal sistemde yarattığı yapısal değişimleri değerlendirdi.
Finans sektöründe yapay zeka kullanımının maliyetlerin azaltılması, verimliliğin artırılması ve risklerin daha erken aşamada tespit edilmesi açısından önemli avantajlar sağlayabileceğini belirten Bağış, risk yönetimi açısından da yapay zekanın gerçek zamanlı risk analizi ve tahminleriyle dolandırıcılık ve anomali tespitleri yapabileceğini ifade etti.
Yapay zekanın operasyon optimizasyonu bakımından da süreçlerin otomasyonu, hız ve verimlilik artışı konularında etkin olarak kullanılabileceğine işaret eden Bağış, şöyle devam etti:
“Daha spesifik olarak ise risk tahmin modelleri, dolandırıcılıkların tespiti ve kredi skorlama gibi somut örneklerden bahsedilebilir. Yapay zeka destekli sistemler, daha karmaşık ve adaptif anormallikleri ortaya çıkarma yeteneğine sahiptir. Daha isabetli kredi skorlama ve temerrüt risk tahmini mümkün olabilir. Örneğin, XGBoost ve LSTM gibi yapay zeka modelleri, endekslerde tahmin hatasını önemli ölçüde azaltarak risk yönetimini güçlendirebilir. Operasyon tarafında ise çağrı merkezi yapay zeka uygulamaları ile operasyonel yükler azaltılabilir, verimlilik artışı ve müşteri memnuniyeti artırılabilir. RPA otomasyonları ile maliyetlerin azaltılması, hızın artırılması ve beşeri hataların minimizasyonu mümkündür. Büyük veri analizi yardımı ile talep tahmini, kaynak planlama ve tahminsel analiz desteklenebilir. Finans kuruluşları da büyük veriyi işlemek için yapay zeka algoritmalarından yararlanarak rasyonel ve bilinçli kararlar almayı, riskleri daha iyi yönetmeyi ve operasyonlarını optimize etmeyi öğrenir.”
Doç. Dr. Bağış, yeni teknolojilerin işlem hızlarını iyileştirmenin yanı sıra kişiselleştirilmiş hizmetler, tahmine dayalı analizler ve rutin görevlerin otomasyonu yoluyla müşteri deneyimlerini geliştirebileceğini ifade ederken bu teknolojilerin etik ve şeffaflık açısından düzenleme gerektirdiğine de vurgu yaptı.
Dolandırıcılık ve vergi kaçırma ile mücadele
Bilal Bağış, dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamaları sayesinde dolandırıcılık ve vergi kaçırma gibi suçların önlenmesinde önemli bir aşama katedilebileceğini ancak finans sektöründe yapay zeka kullanımının etik, riskler, zorluklar ve güvenlik sorunları açısından kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek şöyle konuştu:
“Örneğin, Türkiye’de kamu kurumları, diğer mali ve finansal hedeflerin yanı sıra kayıt dışı faaliyetlerle ve vergi kaçakçılığıyla mücadele etmek için yapay zeka destekli birçok yeni teknoloji uygulamasını zaten kullanmaya başladı. Yapay zeka da bu süreci katalizör etkisi ile destekliyor. BDDK, TCMB ve HMB gibi kurumların yapay zeka tabanlı veya dijital izleme ve risk analizi uygulamaları KAŞİF, RİTAP ve RADAR birkaç pratik örnek olarak gösterilebilir. Yapay zeka yardımı ve veri analitiği tabanlı yapay zeka modelleri ile işlem verilerindeki normal dışı davranışlar (anomali) daha hızlı ve yüksek doğrulukla tespit edilebilir. Davranışsal analizler ve büyük veri analizi ile sahte veya şüpheli işlemler daha erken ortaya çıkarılabilir. Gelişmiş analitik ve davranışsal modelleme ile anomalilerin tespiti kolaylaşır.”
Düzenleyici uyum alanında RegTech (Regulatory Technology) çözümlerinin önemine işaret eden Bağış, yapay zeka destekli sistemlerin kara para aklama ile mücadelede müşteri tanıma ve raporlama süreçlerinde otomatik kontrol ve analizler sağlayarak uyumu hızlandırıp maliyetleri düşürebildiğini belirterek “Yapay zeka tabanlı çözümler, düzenleyici alanlarda şüpheli işlemleri daha kısa sürede tespit edebildiği için hem uyum maliyetlerini azaltıyor hem de düzenleyici riskleri düşürebiliyor.” dedi.
Doç. Dr. Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bununla birlikte yapay zeka modelleri, özellikle karmaşık ve aşırı volatil piyasalarda yatırım kararlarını büyük veri analizi yardımı ile optimize ederek piyasa trendlerini ve riskleri daha hızlı değerlendirebilir. Robo-danışmanlar bireysel ve kurumsal yatırımcılar için kişiselleştirilmiş yatırım önerileri sunabilir. Dinamik portföy yönetimi ve stratejik karar desteği sağlayabilirler. Risk yönetimi ve stratejik yatırım kararları açısından da portföylerin farklı senaryolara karşı dayanıklılığının simüle edilmesinde kayda değer faydalar sağlayabilirler.”
Bağış, tüm bunların yanında kararların sadece istatistiksel ilişkiler veya yaptırım gücü perspektifiyle değil rasyonel bir şekilde açıklanabilmesinin çok kritik olduğunu belirterek “Etik kaygılar nedeniyle yapay zekanın dolandırıcılık veya sahtekarlık konusunda kendi başına son kararı vermemesi de önemlidir. Yapay zeka tabanlı uygulamalar muhtemelen daha şeffaf, hesap verebilir, doğrulanabilir ve itiraza açık olmalıdır.” diye konuştu.
Merkeziyetsizlik ve merkezileşme arasında denge arayışı
Bağış, blokzincir gibi teknolojilerin getirdiği merkeziyetsizlik ile yapay zeka ve dijitalleşme kaynaklı artan verimlilik ve merkezileşme arasındaki denge arayışına değinerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Dijitalleşme trendi ve blokzincir teknolojileri, finansal işleyişin aracılık yapısını dönüştürüyor (aracısızlaşma-disintermediation), ödeme sistemlerinde hız ve maliyet açısından önemli bir dönüşüme öncülük ediyor ve finansal piyasaların şeffaflığını ve güvenini pekiştirerek finans sektörünü değiştiriyor, dönüştürüyor. Bununla birlikte bu yeni merkeziyetsiz yapılar bir yandan DeFi platformları üzerinden kredi verme, borçlanma, türev işlemler ve likidite sağlama hizmetlerini merkezsiz yürütürken öte yanda da merkezi yapıyı güçlendiren merkez bankası dijital para projelerinin de önünü açmış durumda.”
Akıllı otonom ajanların tehditleri önceden tespit etmek ve gerçek zamanlı yanıt vermek için doğrudan DeFi ekosistemlerine yerleştirilebileceğini söyleyen Bağış, “Bu bağlamda, örneğin, akıllı otonom yapay zeka (agentic AI), DeFi’yi optimize etmeye ve yeni nesil FinTech’i çok daha şeffaf ve güvenli hale getirmek için etkili bir şekilde kullanılabilir.” dedi.
Bağış, tüm faydalarının yanında yapay zeka ve dijital dönüşüm dalgasının riskli yönlerine de dikkati çekerek şunları kaydetti:
“Bu dijital dönüşüm dalgasının hız ve maliyet, finansal kapsayıcılık gibi faydalarının yanında siber güvenlik, aşırı yüksek oynaklıklar ve hukuki düzenleyici belirsizlikler ile sistemik etkiler gibi dikkat edilmesi ve ihtiyatlı olunması gereken birçok riskli yönü de bulunmaktadır.”