Hürmüz Boğazı'ndaki kriz küresel gübre arzını tehdit ediyor

Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması küresel enerji ve gübre piyasalarında şok dalgası oluştururken, tırmanan maliyetler çiftçilerin üretim takvimini ve küresel gıda arz güvenliğini doğrudan tehdit ediyor.

Haber Giriş Tarihi: 23.03.2026 11:26
Haber Güncellenme Tarihi: 23.03.2026 11:26

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan Orta Doğu'daki askeri gerilim, tarımsal girdi maliyetlerinde "zincirleme" bir artışı tetikledi.

Orta Doğu'daki gübre ve enerji hatlarındaki kesintiler, dünya tarımının "şah damarı" olarak nitelendirilen ticaret rotalarını felç ederek, 2022'deki Ukrayna krizinden daha derin bir gıda şoku riski doğurdu.

Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi, küresel nitratlı gübre arzının yüzde 38'ini, fosfatlı gübre arzının da yüzde 20'sini kesintiye uğrattı.

Basra Körfezi'nden sevkiyatların durması, dünya genelindeki çiftlikler için doğrudan gıda güvenliği riski oluştururken, küresel tarım tedarik zincirini de sarsıyor.

AA muhabirinin gerçek zamanlı veri analitik şirketi Kpler ile küresel emtia analiz kuruluşu CRU verilerinden derlediği bilgilere göre, küresel gübre ve enerji tedarik zincirinin merkez üssü konumundaki Orta Doğu'da kriz her geçen gün derinleşiyor.

Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel gübre tedarik zincirinde toplamda yüzde 33'lük daralmaya yol açtığı tahmin ediliyor. Bölgeden yapılan yıllık 22 milyon tonluk üre ihracatı durma noktasına gelirken, küresel üre arzının yaklaşık yüzde 46'sının doğrudan Körfez bölgesinden sağlanması mevcut tabloyu daha da derinleştirdi.

Dünyadaki üre ihracatının yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı üzerinden yapılırken, fosfatlı gübre üretiminde kritik ham madde olan küresel kükürt ihracatının yüzde 45'i de bu stratejik su yolu üzerinden sevk ediliyor.

Lojistik aksamalar nedeniyle son 2 haftada ihraç edilmesi planlanan 2,1 milyon tondan fazla üre stokunun yaklaşık yarısı gemilere yüklenemedi. Uzmanlar, sevkiyatlardaki bu blokajın küresel hasat döneminde rekolte kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Aksamalar rekoltelerde geri dönülemez düşüşlere yol açabilir

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, modern tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, her yıl dünya genelinde kullanılan 190 milyon tonu aşkın bitki besleme ürününün kesintisiz tedarik edilmesine dayanıyor. Bu arzın merkezinde yer alan 110 milyon tonluk azotlu gübre grubu, üretim sürecinin doğal gaza olan aşırı bağımlılığı nedeniyle jeopolitik krizlere karşı en hassas halkayı oluşturuyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, küresel gübre pazarının bu en büyük grubunu doğrudan maliyet kıskacına alıyor.

Azotun ardından küresel gıda güvenliğinin diğer iki temel sütununu ise 45 milyon tonluk fosfor ve 40 milyon tonluk potasyum arzı oluşturuyor. Uzmanlar, bu 3 temel tarımsal girdinin tedarik zincirinde yaşanacak en küçük aksamanın, küresel rekolte tahminlerinde geri dönülemez düşüşlere yol açabileceğini değerlendiriyor.

Hürmüz Boğazı rotası, sadece enerji sevkiyatı değil, üre ve amonyak gibi stratejik ham maddelerin dünya pazarlarına ulaştırılmasında da dünyanın en önemli hattı konumunda bulunuyor.

İran'ın yanı sıra Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn, küresel azotlu gübre piyasasının en büyük tedarikçileri arasında yer alıyor. Kuzey yarımkürede ekim sezonunun başlaması, sevkiyat hatlarındaki her türlü aksamanın tarımsal verimliliği ve gıda arzını doğrudan etkileyeceği anlamına geliyor.

Artan enerji maliyetleri üretimi vurdu

Küresel gübre krizinin temelinde yatan ikinci büyük etken ise enerji fiyatlarındaki keskin yükseliş oldu. Azotlu gübre maliyetinin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan doğal gaz fiyatları keskin artış gösterdi. Bu durum, dev tesisleri üretimi durdurmaya zorladı.

Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler üre ve amonyak gibi temel gübre emtialarında dramatik fiyat artışlarını tetikledi. 27 Şubat'ta ton başına 482,50 dolar seviyesinde olan üre fiyatları, mart ortası itibarıyla yaklaşık yüzde 50 artarak 720 dolara ulaştı.

Aynı dönemde Orta Doğu çıkışlı amonyak fiyatları da yüzde 24 artarak 600 dolar sınırına dayandı.

Bölgedeki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve peş peşe gelen "mücbir sebep" beyanları, küresel arz güvenliğini her geçen gün daha da daraltıyor.

Dünyanın en büyük gübre tüketicilerinden Hindistan, iç pazar dengelerini korumak adına doğal gaz tahsisinde stratejik bir değişikliğe giderek gübre sektörünü ikinci öncelik seviyesine düşürdü.

Sanayiye sunulan gaz arzının yüzde 70-75 bandıyla sınırlandırılması, Hindistan'ın aylık 2,6 milyon tonluk üre üretiminde yaklaşık 800 bin tonluk net kayba yol açtı. İhtiyacının yüzde 80'ini Körfez bölgesinden karşılayan ülkenin amonyak ithalatındaki aksamalar, yerel üretimi durma noktasına getirdi.

Küresel fosfatlı gübre üretiminin merkezi konumundaki Çin ise kükürt ithalatının yarısını Orta Doğu'dan yapması ve kükürt fiyatlarındaki aşırı oynaklık nedeniyle ihracat kısıtlamalarına gitti.

Çin'in piyasadan çekilmesi ve Suudi Arabistan'dan gelen sevkiyatların kesilmesiyle Brezilya gibi tarım ülkeleri, fosfat ihtiyacının yüzde 30'unu karşılayamaz hale gelerek ciddi bir "stok krizi" ile karşı karşıya kaldı.

Üre ihtiyacının yüzde 60'ından fazlasını Orta Doğu'dan tedarik eden Avustralya'da mevcut stokların nisan ortası itibarıyla tükenmesi beklenirken, alternatif kaynak arayışları yüksek lojistik maliyet engeline takılıyor.

Avrupa pazarı ise yükselen gübre maliyetleri karşısında "Karbon Sınır Düzenleme Mekanizması"nın (CBAM) askıya alınması gibi olağanüstü bürokratik adımların atılmasını bekliyor.

Katar'da kamuya ait QAFCO, enerji sahalarındaki aksamalar nedeniyle yıllık 5,6 milyon ton kapasiteli üre tesisini kapatırken, Pakistan ve Bangladeş'te Agritech Limited gibi dev üreticiler üretimi tamamen durdurdu.

Fitch, bu yıla dair gübre fiyatı tahminlerini yükseltti

Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, amonyak ve üreye ilişkin 2026 yılı fiyat beklentilerini yaklaşık yüzde 25 yükseltti.

Kuruluş, çatışmanın ve geçişlerdeki aksamaların ne kadar süreceğine dair belirsizliklere işaret ederek, Hürmüz'deki kapanmanın daha uzun sürmesinin gübre fiyatı varsayımlarını daha da yukarı çekebileceği uyarısında bulundu.

Fitch, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından en fazla etkilenecek ürünlerin azotlu gübreler olduğunu belirtti.

ABD'li çiftçiler Trump'a mektup yazdı

Dünyanın en büyük gıda ihracatçısı ABD'de çiftçiler, ilkbahar ekim sezonuna ağır mali yükle giriyor.

Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonu (AFBF), motorin fiyatlarının galon başına 5 doları aşmasıyla, mısır ve tahıl üretiminde "felaket" bir zamanlamayla karşı karşıya kalındığı uyarısını yaptı.

AFBF Başkanı Zippy Duvall, geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump'a yazdığı mektupta, tarım girdilerinin acilen "stratejik öncelik" ilan edilmesini istemişti.

Duvall, bu durumun sadece gıda güvenliği için bir tehdit olmakla kalmayacağını, aynı zamanda ABD ekonomisi genelinde enflasyonist baskılara katkıda bulunabileceğini belirtmiş, ABD donanmasını kullanarak sevkiyat güvenliğini sağlamak ve federal araçlarla sigorta ve finansman engellerini aşmak gibi önerilerde bulunmuştu.

Küresel gübre üretiminde 2022'den sonra ikinci büyük kesinti

Küresel gübre üretimi daha önce 2022'de Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasıyla büyük bir kesintiye uğramıştı.

ABD Gübre Enstitüsü (TFI) Başekonomisti Veronica Nigh, Orta Doğu'da çatışmanın uzaması halinde durumun Ukrayna-Rusya Savaşı'nın başladığı dönemden çok daha vahim bir hal alacağını ifade etti.

FAO Başekonomisti Maximo Torero da Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği enerji şokunun gübre piyasaları üzerinden küresel gıda sistemini vurduğunu belirterek, deniz taşımacılığındaki sigorta krizinin arzı durma noktasına getirdiğini vurguladı.

Torero, "Körfez ihracatının kaybı, hızlı ikamesi olmayan ani bir küresel açığa neden oluyor. Üstelik gübre için petrolde olduğu gibi stratejik uluslararası stoklar bulunmuyor." diye konuştu.

Krizin en somut darbesinin lojistik maliyetlerde yaşandığını belirten Torero, kriz öncesinde gemi değerinin yüzde 0,25'i olan sigorta priminin yüksek riskli gemiler için yüzde 10 seviyesine fırladığını kaydetti.

Torero, sigorta sektörünün diplomatik ilerlemelerden ziyade somut hasar kayıtlarına odaklandığını dile getirerek, "Çatışmalar yarın sona erse bile normal nakliye kapasitesine dönülmesi aylar sürecektir. Sigorta şirketleri, ancak uzun bir süre yeni hasar kaydı oluşmadığını gördükten sonra primleri düşürecektir." dedi.

Bu durumun bölgedeki gübre ihracatçıları için "yüksek nakliye maliyetleri ve küresel rekabet gücünde büyük kayıp" anlamına geldiğini belirten Torero, küresel gıda sistemini istikrara kavuşturmanın tek yolunun Hürmüz Boğazı'nın diplomasi yoluyla yeniden trafiğe açılması olduğunun altını çizdi.

Öte yandan, analistler, Rusya'nın gübrede geçen yıl 45 milyon tonla rekor ihracat seviyesine ulaştığını belirterek, mevcut tesislerin tam kapasite çalışması ve yeni ihracat odaklı tesislerin ancak 2027'den sonra devreye girecek olması nedeniyle Orta Doğu'daki askeri çatışmaların oluşturduğu devasa boşluğu kısa vadede doldurmasının mümkün görünmediğini ifade etti.