LNG ithalatçısı ülkeler alternatif tedarik kaynakları arayışında

Küresel doğal gaz arzının önemli kısmını oluşturan LNG tedariki İran'ın Katar ve BAE'deki LNG üretim tesislerini vurması sonrasında sekteye uğrarken ithalatçı ülkelerin kısa vadede farklı tedarikçilere veya kömüre yönelebileceği değerlendiriliyor.

Haber Giriş Tarihi: 15.03.2026 13:09
Haber Güncellenme Tarihi: 15.03.2026 13:09

Küresel doğal gaz arzının önemli kısmını oluşturan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki İran'ın Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) LNG üretim tesislerini vurması sonrasında sekteye uğrarken ithalatçı ülkelerin kısa vadede ABD ve Avustralya gibi farklı tedarikçilere veya kömüre yönelebileceği değerlendiriliyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı askeri saldırıların ardından İran'ın yaptığı misillemelerle bölge ülkelerindeki önemli LNG üretim tesislerini hedef alması ve Hürmüz Boğazı'nı bazı gemiler için fiilen kapatılması enerji ticaretinde ciddi belirsizliklere sebep oldu.

İran'ın misilleme saldırıları sonucu Katar'da yıllık 80 milyon ton LNG ihracatı kapasiteli Ras Laffan ve BAE'nin 6 milyon tonluk aktif Das Island tesislerinde üretim dururken, BAE'nin 2028'de açılması planlanan 9,6 milyon ton kapasiteli Ruwais LNG Tesisi inşaatının da vurulup askıya alınmasıyla bölgede yaklaşık 100 milyon tonluk LNG kapasitesi risk altına girdi.

Küresel LNG ihracatının yüzde 20'sini karşılayan Katar, üretiminin yüzde 90'ından fazlasını Çin, Japonya, Hindistan ve Güney Kore başta olmak üzere Asya ülkelerine, kalan miktarı ise Avrupa'ya sevk ediyor. BAE'nin LNG ihracatının çoğunluğu Hindistan'a, kalan kısım ise Japonya, Çin ve Avrupa'ya gidiyor. İki ülkenin toplam LNG ihracatı küresel ihracatın yaklaşık 4'te 1'ini oluşturuyor.

Uzmanlara göre, petrolün aksine doğal gaz piyasasında küresel ölçekte kullanılabilecek acil durum rezervleri bulunmuyor. Olası arz sıkıntılarında en yakın tampon mekanizma yer altı gaz depoları olsa da kış aylarında bu depoların yoğun şekilde kullanılması ve bahar döneminde talebin henüz düşmemesi, gaz piyasasında arz baskısının sürmesine yol açıyor.

Bu nedenle Hürmüz Boğazı'ndaki aksamanın uzun sürmesi halinde LNG piyasasında özellikle spot ve kısa vadeli ticarette ciddi arz sıkıntısı yaşanabileceği, bazı ülkelerin ise alternatif tedarik kaynaklarına yönelme, talep yönetimi uygulama veya gaz tüketimini kömürle ikame etme gibi önlemlere başvurabileceği değerlendiriliyor.

Kuzey Asya gazı, Güney Asya kömürü tercih edebilir

Japonya Enerji Ekonomisi Enstitüsü Kıdemli Ekonomisti Takafumi Yanagisawa, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Katar ve BAE'den gelen LNG'nin yüzde 80'inin Asya ülkelerine gittiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Asya'daki LNG ithalatçısı ülkeler, ABD, Avustralya ve Katar'dan ihracatlarını artırmalarını veya ek kargolar temin etmelerini istiyor. Kuzey Asya gibi ülkeler daha yüksek fiyatlarla yeterli kargo temin edebilirken, Güney Asya ülkeleri gibi mali güvenirliği daha düşük olan ülkeler yeterli LNG temin edemeyebilir ve Ukrayna krizinden sonra 2022'de olduğu gibi kömüre yönelebilirler. Blokaj yaza kadar uzarsa, Japonya da dahil olmak üzere Kuzey Asya ülkeleri Orta Doğu'dan kaynaklanan kayıpları karşılamak için yeterli LNG temin etmekte zorlanacaklardır."

Avrupa Birliği'nin Rusya LNG'sini kademeli olarak terk ettiğine ve Katar LNG'sine yönelmeyi hedeflediğine işaret eden Yanagisawa, "Katar'daki genişleme projesi de 2027'ye ertelenecek. Bu nedenle Katar'dan kaynaklanan kaybı karşılayacak kadar ABD'den yeterli LNG temin edilememesi durumunda Avrupa Birliği'nin Rus LNG'sinden kademeli olarak vazgeçme politikasının değiştirilmesi veya bir miktar revize edilmesi olasılığı da mevcut." değerlendirmesinde bulundu.

Yanagisawa, Katar ve BAE'den LNG tedarik eden Güney Asya ülkelerinin yaşadığı sıkıntıyı telafi etme konusunda düşük kredi notları nedeniyle spot LNG sevkiyatı yapmakta zorlanacağını ifade ederek, bu ülkelerin ya kömüre yöneleceklerini ya da elektrik kesintileri yaşayacaklarını belirtti.

"Körfez LNG'sinin yerini doldurmak son derece zor olacak"

Petrol İhraç Eden Arap Ülkeler Örgütü (OAPEC) Küresel Gaz Piyasaları Uzmanı Wael Hamed Abdel Moati de Hürmüz Boğazı'nda uzun süreli bir aksama durumunda, LNG piyasasındaki önceliğin uzun vadeli sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmeye verileceğini aktardı.

Asya ve Avrupa'daki birçok alıcının, güvenilir tedarik sağlamak için uzun vadeli anlaşmalar imzaladığını, bu nedenle mevcut LNG kargolarının öncelikle bu sözleşme pazarlarına yönlendirileceğini dile getiren Moati, "Bu, gerçek kıtlığın, muhtemelen küresel LNG ticaretinin yaklaşık 3'te 1'ini oluşturan spot ve kısa vadeli piyasada ortaya çıkacağı anlamına gelir. Bu segmentte, kargolar en rekabetçi fiyatları sunan pazarlara doğru hareket edecektir. Arz açısından bakıldığında, Körfez LNG'sinin yerini doldurmak son derece zor olacaktır." diye konuştu.

Moati, Körfez'deki üreticilerin küresel LNG ihracatının yaklaşık 4'te 1'ini gerçekleştirdiğini anımsatarak, "Bu tür bir ikame, kısa vadede teknik olarak imkansız çünkü ABD'deki sıvılaştırma tesislerinin çoğu zaten neredeyse en yüksek nominal kapasitede çalışmaktadır. Bununla birlikte, Corpus Christi Aşama 3 veya Plaquemines LNG'deki yeni devreye alınan ünitelerden önümüzdeki haftalarda ek üretim sağlanabilir. Kanada'daki proje artışlarından ve Meksika ile Batı Afrika'daki yeni projelerden de ek arz bekleniyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Elektrik üretiminde kömürün payı artabilir"

LNG açığının, uzun süre devam etmesi durumunda, ülkelerin yalnızca sınırlı sayıda seçeneği olacağını ve bu seçeneklerin çoğunun ekonomik açıdan maliyetli olacağını belirten Moati, şu ifadeleri kullandı:

"Kömür kapasitesi olan ülkelerde elektrik üretiminde yakıt değişimine gidilerek kömür kullanımının artırılması da bir seçenek olabilir. Diğer seçenekler ise talep yönetimi uygulanması ve doğal gaz kullanımının önceliklendirilmesi olarak öne çıkıyor. Ancak piyasalara göre izlenecek stratejiler önemli ölçüde farklılık gösterebilir."