Rusya, yeni lojistik ve finansal hamlelerle yaptırım kıskacını aşmayı hedefliyor

Rusya, Batılı ülkelerin izolasyon çabalarına karşı Kuzey-Güney Uluslararası Ulaştırma Koridoru (INSTC) ile lojistikte ve BRICS Bridge sistemiyle de finansta ekonomik egemenliğini güçlendirmek ve yaptırımların etkisini hafifletmek istiyor.

Haber Giriş Tarihi: 19.02.2026 14:34
Haber Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 14:34

Avrupa ile artan jeopolitik gerilim ve yaptırımlar nedeniyle Akdeniz, Karadeniz ve Baltık Denizi üzerinden lojistik aksaklıklar yaşayan Rusya, INSTC projesiyle Orta Doğu ve Asya’ya erişimini çeşitlendiriyor.

Hindistan'dan başlayarak İran üzerinden Rusya'ya ve oradan Avrupa'ya uzanan 7 bin 200 kilometrelik deniz ve karasal ağlardan oluşan INSTC, Batı'nın deniz yolları üzerindeki hegemonyasına ve Süveyş Kanalı’ndaki risklere karşı giderek daha fazla önem kazanan bir koridor görevi görüyor.

Rusya’nın lojistikteki alternatif arayışı, ülkenin Belçika merkezli SWIFT sisteminden çıkarılması nedeniyle finans sistemine de genişlerken, BRICS ülkelerindeki merkez bankalarının dijital para birimlerini (CBDC) birbirine bağlamayı hedefleyen BRICS Bridge de önemli projeler arasında yer alıyor.

Rusya Merkez Bankası’nın geliştirdiği Mali Mesajlaşma Sistemi (SPFS) ve 1 Eylül itibarıyla kapsamlı kullanıma sunulması planlanan dijital ruble de finanstaki alternatif arayışında önem kazanan enstrümanlar arasında bulunuyor.

Rusya’nın stratejik projelerinden INSTC

Rusya'nın son dönemde üzerinde en çok durduğu projelerin başında gelen INSTC, Hindistan'ın Mumbai limanından başlayarak İran'ın Basra Körfezi ve Hazar Denizi limanları üzerinden Rusya'ya, oradan da Orta Asya ve Avrupa'ya uzanan bir taşımacılık ağı sunuyor.

Batılı ülkelerin ekonomik izolasyon politikalarına karşı Moskova’nın "ekonomik kale" stratejisinin merkezinde yer alan INSTC, Kremlin’in uluslararası ticaretteki rotasını batıdan, doğu, kuzey ve güneye kaydırmayı hedefliyor.

INSTC, lojistik verimlilik açısından Süveyş Kanalı rotasına kıyasla mesafeyi yaklaşık yüzde 40 oranında kısaltırken, deniz üzerinden nakliye süresini 45 günden 25 günün altına indiriyor.

İran’daki eksik demir yolu hatlarının Rusya’nın finansal desteğiyle tamamlanması ve Hazar Denizi'ndeki liman modernizasyonları, konteyner başına maliyetlerde yüzde 30’a varan tasarruf sağlıyor.

Koridorun geçen yıl yaklaşık 30 milyon ton kapasiteye ulaştığı tahmin edilirken, söz konusu hacmin 2030’a kadar yılda 45 milyon tona çıkarılması hedefleniyor.

Koridorun Batılı sistemlerden bağımsızlığı hedefleniyor

Rusya, INSTC üzerinden geliştirdiği lojistik ağı dijital finansal mimariyle destekleyebilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Blokzincir tabanlı gümrükleme sistemleri ve dijital ruble üzerinden ödeme mekanizmaları tasarlanırken, INSTC’nin Batılı denetim mekanizmaları ve SWIFT’ten tümüyle izole hale getirilmesi planlanıyor.

Rusya’nın Hindistan ve İran’la arasındaki ticaretin önemli bir bölümü ulusal para birimleri üzerinden yapılırken, koridorun aynı zamanda yaptırımlara karşı korunaklı bir ticaret ağına dönüştürülmesi hedefleniyor.

BRICS ülkeleri merkez bankalarının, CBDC’leri kullanarak BRICS Bridge sistemi üzerinden işlem yapabilmeleri de stratejik projeler arasında yer alıyor.

SWIFT’e alternatif bir sistem olarak görülen ve blokzincir tabanlı bir platformda ödeme sistemi kurulmasını öngören BRICS Bridge, Rusya, Çin, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran arasında "kontrollü işlemlerin" yapıldığı ileri pilot uygulama seviyesine ulaştı.

BRICS Bridge, geleneksel bankaların merkez bankalarındaki dijital cüzdanları üzerinden eşler arası veya uçtan uca (P2P) transfer yapabilmesini sağlarken, sistem muhabir bankacılığa olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor.

Bazı analistler, sistemin özellikle petrol gibi emtia ticaretinde geleneksel sistemlere göre 10 kat daha hızlı ve yüzde 40 daha uygun maliyetli işlemler sağlayabileceğini belirtiyor.

Rusya’nın dönüşümdeki jeopolitik ve teknik zorluklar

Rusya’nın "ekonomik kale" stratejisinin en önemli iki ayağı olan INSTC ve BRICS Bridge, ülke için artan önemine rağmen önemli zorluklarla da karşı karşıya bulunuyor.

İran’daki jeopolitik riskler ve altyapı yatırımı eksiklikleri, koridorun bu ayağında aksaklıklara neden olurken, ülkedeki 162 kilometrelik Reşt-Astara demir yolu hattının inşasındaki gecikmeler sevkiyatların hâlâ aktarmalarla yapılmasını zorunlu kılıyor. Rusya Enerji Bakanı Sergey Tsivilev, 18 Şubat'ta yaptığı açıklamada, Reşt-Astara demiryolu hattı projesinin başlaması için nihai anlaşmanın 1 Nisan’da yapılacağını belirtmişti.

Lojistikteki sorunlar maliyetleri artırırken, BRICS Bridge’in yaygınlaşması özellikle ABD tarafından uygulanabilecek "ikincil yaptırım" endişesi nedeniyle Rusya’nın istediği hızda ilerlemiyor.

Ulusal para birimleriyle yapılan ticarette yaşanan likidite dengesizliği de önemli bir sorun olarak görülürken, Rusya’nın Hindistan’a yaptığı petrol ihracatı karşılığında elinde biriken rupiyi, Hindistan’dan ithal edecek yeterli ürün bulamadığı için kullanamaması bu soruna örnek gösteriliyor.

Kafkasya’daki bölgesel gerilimler ve Hazar Denizi kıyısındaki limanların teknolojik olarak yetersiz kalması, koridorun güvenliğini ve hızını doğrudan etkiliyor.

Uzmanlar, Rusya’nın Batı denetimi dışındaki bu yeni ekosistemi tam anlamıyla işlevsel hale getirebilmesi için yalnızca kendi iç yatırımlarının değil, başta İran ve Azerbaycan olmak üzere güzergâh üzerindeki tüm ortakların gümrük ve bürokrasi süreçlerini dijitalleştirmesi ve modernize etmesi gerektiğini vurguluyor.