
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımıyla, bakanlık ve Albayrak Medya işbirliğinde düzenlenen "Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi" sektör paydaşlarını bir araya getirdi.
Zirvenin açılışında konuşan Alpaslan Çakar, kendi kendine yetebilen, üretim gücünü koruyan ve tedarik zincirlerini kesintisiz yöneten ülkelerin ekonomik dalgalanmalara daha güçlü bir duruş sergilediğini söyledi.
Ekonominin daha güçlü bir yapıya ulaşmasında bankacılık sektörünün çok önemli bir işlevi olduğuna değinen Çakar, Ziraat Bankası olarak tarım, imalat, ihracat, savunma sanayisi, turizm ve enerji başta olmak üzere tüm stratejik sektörleri ülkenin makroekonomik politikalarıyla uyumlu ve güçlü bir şekilde desteklediklerini dile getirdi.
"Güçlü finansman destek mekanizmalarına ihtiyaç var"
Çakar, savunma sanayisi kadar diğer bir kritik alanın da tarım olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Son yıllarda yayınlanan küresel raporlar, tarım sektörünün sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda küresel ekonomik istikrarın ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu söylüyor. Artan dünya nüfusu, iklim değişikliği, su ve doğal kaynaklar üzerinde oluşan baskı, tarımın stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. Geldiğimiz noktada, finansal sistem ve özellikle bankacılık sektörünün tarımın finansmanında önemli bir rol göstermesi kaçınılmazdır."
Tarımı her zaman öncelikli alanlardan biri olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Çakar, "Tarımda sürdürülebilirliği sağlamak, çiftçimizin refahını artırmak, teknolojik dönüşümü ve mekanizasyonu etkin şekilde kullanarak verimliliği en üst düzeye çıkarmak adına tüm paydaşlarla yakın bir işbirliği içerisinde çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Banka olarak bugün itibarıyla 1 milyonu aşkın müşteriye 895 milyar lira tarımsal kredi kullandırdıkları bilgisini veren Çakar, bankanın tarım sektöründe kullandırdığı kredilerin pazar payının yüzde 70 civarında olduğunu söyledi.
Çakar, Türkiye'nin coğrafi konumu, üretim kültürü, genç nüfusu, verimli topraklarıyla tarımsal üretimde önemli bir ülke konumunda olduğunu belirterek, "Bu potansiyeli ortaya çıkarmak için verimli işletmelere, sürdürülebilir üretim modelleri ve güçlü finansman destek mekanizmalarına ihtiyaç var." diye konuştu.
"Tarım insanın hayatta kalmasıyla doğrudan ilgili bir sektör"
Albayrak Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli de tarımın insanın hayatta kalmasıyla doğrudan ilgili bir sektör olduğunu kaydetti.
Canikli, Türkiye'de 2003'e kadar tarımın bu anlamda hak ettiği önemi ve hassasiyeti hiçbir zaman görmediğini aktararak, Türkiye'nin fındık üretimi üzerinden örnek verdi.
Dünya fındık üretiminin yüzde 75'ini Türkiye'nin gerçekleştirdiğini ve üretilen fındığın yüzde 80'ini de ihraç ettiği bilgisini paylaşan Canikli, "Üretimini domine ettiğimiz böyle bir üründe fiyat politikası nasıl yürütülmesi gerekir? Elbette ülkemizin ve üreticinin menfaati açısından fındık fiyatının olabildiğince yüksek belirlenmesi gerekir. Üretimin yüzde 75'ini biz gerçekleştiriyoruz. Ürettiğimizin yüzde 80'ini de ihraç ediyoruz. Yani ürünün alıcısı, tüketicisi Türk tüketicisi değil. Büyük oranda yabancı ülkelerin tüketicileri." dedi.
"Yıllık 220, 230 ve 240 bin ton civarında iç fındık ihracatı gerçekleştiriyoruz." diyen Canikli şöyle devam etti:
"2003'e kadar bu miktar fındığın ihracatından elde ettiğimiz toplam gelir 600-700 milyon dolar, ortalamasını aldığınız zaman 650 milyon dolar. Yani 2003'ten geriye 20 yıllık sürecin ortalamasını aldığınızda yaklaşık ortalama 240 bin ton iç fındık ihracatından elde ettiğimiz gelir 650 milyon dolar. 2003'ten bugüne kadar yine aynı miktar fındığın ihracatından elde ettiğimiz ortalama gelir 1,8 milyar dolar ortalama. Bunun anlamı şu, yani 23 yılda Türkiye yine aynı miktar fındığı ihraç ederek toplam aşağı yukarı 20 milyar doların üzerinde nakit reel bir gelir elde etmiştir."
Canikli, devletin sadece üretim aşamasında değil piyasa fiyatının ya da piyasanın oluşumu aşamasında da tarıma, tarım ürünlerinin tamamına etkin bir şekilde müdahale etmesi gerektiğini anlattı.
Dünyanın her yerinde böyle olduğuna işaret eden Canikli, "Biz de zaman zaman aşırı liberal yaklaşımlar o kadar ileri gidiyor ki, işte söyledim, 2003'e geldiğimizde artık tarım ürünleri tamamen kendi haline bırakılmış ve piyasanın acımasız şartları tarafından belirlenen hale gelmiş. Bakın burada fiyatların optimal olarak piyasada belirlenebilmesi için üreticilerle tüketicilerin sayılarının çok fazla olması gerekir ki hakikaten o zaman yani belirli sayıda kişilerin piyasayı yönlendirme imkanı yok ise fiyatlar piyasada optimal olarak belirlenir." ifadelerini kullandı.
"Türkiye Yüzyılı vizyonunda tarım ve gıda endüstrisi ayrılmaz bir bütünün parçalarıdır"
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Mehmet Tütüncü de bu platformların ortak aklı güçlendirme, hedefleri belirleme, "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine katkı sağlama açısından çok önemli olduğuna inandığını ifade etti.
Tütüncü, "Türkiye Yüzyılı" vizyonunda tarım ve gıda endüstrisinin ayrılmaz bir bütünün parçaları olduğunu belirterek, "Tarım ve gıda yalnızca bir sektör değil, stratejik güç alanlarıdır. Gıda arz güvenliği artık sadece ekonomik değil aynı zamanda milli bir sorumluluktur. Bu yüzdendir ki bugün tarım ve gıda endüstrisi üretimi merkeze alan, üreticiyi güçlendiren, gıda arz güvenliğini garanti altına alan, dijital kaynakları koruyan ve verimliği önceliklendiren, dijitalleşmeyi hızlandıran küresel rekabet gücü büyük bir yapı olarak el alınmaktadır." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin yaklaşık 74 milyar dolarlık sektör hacmi ve 186 ülkeye uzanan ihracat ağıyla tarım ve gıdanın Türkiye ekonomisi için taşıdığı hayati önemi açıkça ortaya koyduğuna işaret eden Tütüncü, bu tabloyu sürdürülebilir kılmanın tarladan sofraya uzanan zincirin her halkasında güçlü bir koordinasyon kurarak, doğal kaynakları koruyan ve katma değer üreten gıda teknolojileriyle desteklenmiş kapsamlı bir tarım ekosistemi yaratmaktan geçtiğini söyledi.
Tütüncü, gıda sektöründeki 82 yıllık birikime sahip bir holding olarak toprağın sağlığı olmadan üretim olmayacağını çok iyi bildiklerini vurguladı.
Üretimin sürdürülebildiği olmadan da ekonomik ve sosyal refahın mümkün olmadığını vurgulayan Tütüncü, "Yıldız Holding olarak biz tarımı sadece tedarik zincirimizin ilk halkası olarak değil ülkemizin istikrarlı büyümesi, toplumsal refahın teminatı ve stratejik bir öncelik olarak görüyoruz." dedi.
Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü ise ülkenin verdiği çetin mücadelelerde her zaman ülkenin, milletin ve devletin yanında yer aldıklarını belirterek, "Bu ülkenin aydınlık yarınları için gece gündüz demeden çalıştık, çalışmaya devam ediyoruz. Üreten, istihdam oluşturan, bu ülke için taş üstüne taş koyan girişimcilerimizi her zaman başımızın üzerinde taşıdık." diye konuştu.