Türkiye'nin kruvaziyer turizminde stratejik merkez konumu güçleniyor

Küresel kruvaziyer yolcu sayısının 2026 yılında 38,3 milyona, 2029 yılında ise yaklaşık 42 milyona yükselmesi öngörülürken bu yıl sektöre 8 yeni geminin katılması bekleniyor.

Haber Giriş Tarihi: 25.05.2026 13:11
Haber Güncellenme Tarihi: 25.05.2026 13:11

AROYA Cruises Başkanı Sture Myrmell, İstanbul'un Suudi Arabistan ve daha geniş Körfez Bölgesi ile güçlü ulaşım bağlantılarına sahip olduğunu belirterek, "Türkiye, kruvaziyer sektöründe Körfez Bölgesi'nden turistler için cazip bir destinasyon olmayı sürdürüyor." dedi.

AA muhabirinin Uluslararası Kruvaziyer Hatları Birliğinin (CLIA) yayımladığı Kruvaziyer Sektörü Durum Raporu'ndan derlediği bilgilere göre, dünya genelindeki kruvaziyer yolcu sayısı 2025 yılında 37,2 milyona ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü.

Küresel kruvaziyer yolcu sayısının 2026 yılında 38,3 milyona, 2029 yılında ise yaklaşık 42 milyona yükselmesi bekleniyor. Kruvaziyer şirketleri büyüyen talebe paralel olarak yeni gemi yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda 2026 yılında sektöre 8 yeni geminin katılması öngörülüyor.

Kruvaziyer sektöründe büyüme özellikle Akdeniz, Karayipler ve Asya rotalarındaki güçlü taleple destekleniyor. Akdeniz 2025 yılında 5,96 milyon yolcuyla dünyanın en önemli kruvaziyer destinasyonları arasında yer aldı.

Kruvaziyer turizmi salgın sonrası dönemde güçlü toparlanmasını sürdürdü. Yolcuların yaklaşık yüzde 90’ı yeniden kruvaziyer seyahati yapmayı planlıyor.

Kruvaziyer yolcularının seyahat tercihinde "tek tatilde birden fazla destinasyonu ziyaret edebilme" unsurunun öne çıkıyor. Özellikle Akdeniz rotaları, kültür, gastronomi ve çok destinasyonlu seyahat imkanlarıyla talep görmeye devam ediyor.

Sektördeki büyümenin İstanbul gibi ana liman potansiyeli taşıyan destinasyonların önemini artırdığı değerlendirilirken Türkiye’nin Akdeniz kruvaziyer turizmindeki konumunun güçlenmeye devam ettiği ifade ediliyor.

"Türkiye’nin destinasyon ve ana liman pazarı olarak başarısı Akdeniz'deki rolünü güçlendiriyor"

AROYA Cruises Başkanı Sture Myrmell, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Akdeniz Bölgesi'ndeki seferlerinin uluslararası büyümeleri açısından önemli olduğunu belirterek, Türkiye'nin ise bu planın önemli bir parçası olduğunu ifade etti.

Akdeniz, Körfez ve Türkiye arasında yeni bir dinamiğin oluştuğuna işaret eden Myrmell, "Türkiye'nin hem bir destinasyon hem de bir ana liman pazarı olarak başarısı Akdeniz'deki rolünü daha da güçlendirmektedir." dedi.

Myrmell, AROYA için İstanbul merkezli sezonun 6 Haziran 2026’da başlayacağını aktararak, "İstanbul’dan hareket edecek 7 gecelik güzergahlar sunulacaktır. Bu güzergahlar, Türkiye’yi yolculuğun merkezine yerleştirmektedir ve daha geniş Akdeniz deneyimine değer katmaktadır." diye konuştu.

İstanbul çıkışlı kruvaziyer rotalarına, özellikle Suudi Arabistan ve daha geniş Körfez Bölgesi'nden güçlü bir talep geldiğine dikkati çeken Myrmell, "İstanbul’un Körfez ülkelerinden gelen yolcular açısından doğal avantajları var. Güçlü ulaşım bağlantıları, yüksek bilinirlik, kültürel yakınlık ve halihazırda bölgenin en cazip turizm şehirlerinden biri olması bunların başında geliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Akdeniz, 2025'te yıllık bazda yüzde 3,4 artışla 5,96 milyon kruvaziyer yolcusunu ağırladı

AROYA Cruises Başkanı Myrmell, İstanbul'un yalnızca yolculuğun başlangıç noktası olmadığına, aynı zamanda misafirlere Türkiye'de zaman geçirip bunu daha geniş kapsamlı bir Akdeniz tatiliyle birleştirme imkanı sunduğuna dikkati çekti.

Uluslararası Kruvaziyer Hatları Birliği'nin güncel sektör verilerine göre, Akdeniz'in 2025 yılında yıllık bazda yüzde 3,4 artışla 5,96 milyon kruvaziyer yolcusu ağırladığını anımsatan Myrmell, "Akdeniz, dünyanın en önemli kruvaziyer bölgelerinden biri olmayı sürdürdü. Bu, pazarın gücünü ve İstanbul'un Akdeniz rotaları için bir ana liman olarak önemini teyit ediyor." dedi.

Myrmell, Galataport İstanbul'un, şehrin önemli bir turizm destinasyonundan Akdeniz'de güçlü bir kruvaziyer ana limanına dönüşmesine önemli bir katkı sağladığını belirterek, "Galataport, modern kruvaziyer altyapısını İstanbul'un en cazip sahil bölgelerinden birine doğrudan erişimle birleştirerek ekosistemin tamamını destekliyor." diye konuştu.

"Türkiye uzun yıllardır Körfez Bölgesi'ndeki turistler için cazip bir destinasyon olmayı sürdürüyor"

Sture Myrmell, Galataport İstanbul'un yalnızca bir terminal olmadığını, alışveriş, yeme-içme ve sahil deneyimleriyle başlı başına bir destinasyona dönüşmüş durumda olduğunu kaydetti.

Misafirlerinin İstanbul’dan sadece transit geçmediğini aktaran Myrmell, "Birçok yolcu için İstanbul ve Türkiye, rotayı seçme nedenlerinin doğrudan bir parçasını oluşturuyor. Galataport, yolculuğun uluslararası itibarı güçlü bir destinasyonda başlamasını sağlarken aynı zamanda yolculara sorunsuz ve çekici bir ana liman deneyimi sunuyor." şeklinde konuştu.

Myrmell, Körfez bağlantısının kendileri için büyük önem taşıdığını anlatarak, "İstanbul, Suudi Arabistan ve daha geniş Körfez Bölgesi ile güçlü ulaşım bağlantılarına sahip. Türkiye uzun yıllardır Körfez Bölgesi'ndeki yolcular için cazip bir destinasyon olmayı sürdürüyor. Bu durum, Galataport'un ana liman kapasitesi ve sahil bölgesinin çekiciliğiyle birleştiğinde, Körfez talebini Akdeniz ile buluşturan kruvaziyer rotaları için güçlü bir zemin oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

Galataport İstanbul'un Türkiye'nin önemli bir kruvaziyer destinasyonu olarak konumunu desteklediğini ve İstanbul'un uluslararası kruvaziyer yolculuklarının başlayıp sona erdiği bir merkez olarak rolünü güçlendirdiğini belirten Myrmell, rezervasyon ve doluluk oranlarına baktıklarında sezonun geri kalanı için olumlu bir tablo gördüklerini söyledi.