Milli Eğitim Bakanlığı ile MÜSİAD arasında "Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü" imzalandı

Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) arasında "Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü" imzalandı.

Haber Giriş Tarihi: 22.05.2026 17:08
Haber Güncellenme Tarihi: 22.05.2026 17:08

Beşiktaş'taki İSOV-Dinçkök Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yapılan imza protokolünden önce konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'deki üretim altyapısında çalışacak nitelikli insan sayısını artırmak ve öğrencilerin bu alandaki becerilerini geliştirmek için çalıştıklarını söyledi.

Tekin, toplumsal alana yapılan antidemokratik müdahalelerin, eğitim öğretim süreçlerinde de ciddi sıkıntılara yol açabileceğini ifade ederek, "Türkiye'de mesleki ve teknik eğitim anlamında genel anlamda her şey rayında giderken bir gün birileri kalkıyor ve 'Hayır bundan sonra meslek lisesine giden çocuklara ben bazı dezavantajlar tanımlayacağım.' diyor 28 Şubat 1997'de. Bir anda eğitim öğretim süreçleri bu antidemokratik müdahaleyle rayından çıktı. Her şey yolunda giderken meslek liseleri Türkiye’nin en prestijli okullarından iken, o tarihlerde birden öğrenci sayıları inanılmaz derecede azaldı ve okulların itibarları yerle bir edildi." ifadelerini kullandı.

Tekin, mesleki ve teknik eğitim konusunda attıkları adımlarla toplumsal yapıya sirayet eden bu virüsleri, bu antidemokratik müdahaleleri sistem dışına atmak için çaba sarf ettiklerini belirtti.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak yaptıkları çalışmaları anlatan Tekin, şunları kaydetti:

"Bu çerçevede 2010 yılında katsayı problemi kaldırıldı. 2013 yılında meslek liselerine yeniden bir özgürlük tanındı. Ancak meslek liselerini tekrar cazip hale getirebilmek için daha fazla adım atılması gerekiyordu. Sektörün geldiği nokta ile eğitim programlarımız arasında uyumsuzluk olabilir. Mesleki ve teknik eğitimde görev yapan öğretmenlerimizin çalıştığı süre boyunca teknolojik gelişmeleri takip edememesi sektörle bir uyumsuzluk oluşturabilir. Bunları ortadan kaldırmak için 2014 yılında 'proje okulu' diye bir kavram ürettik. Mesleki ve teknik eğitimde okullarımızın programlarını sektörle birlikte hazırladığımız, eğitim kadrosunu sektörden deneyimli kişilerle desteklediğimiz bir süreci başlattık. Bu, bizim açımızdan çok önemli bir adımdı."

Meslek liselerini cazip hale getirmek için önemli çalışmalar yaptıklarının altını çizen Tekin, çocukların iyi yetişmelerinin önemli şartlarından birinin sahada, işbaşında eğitim almaları olduğunu aktardı.

Bu konuda sektörün "Bize gönderdiğiniz çocuklarla iş yerimizde eğitimlerine katkı sunabiliriz ama ücretlerinin ödenmesi konusunda bize destek olun." talebinde bulunduğunu söyleyen Tekin, "Biz de asgari ücretin yüzde 30'u ve yüzde 50'si kadar bir ödemeyi genel bütçeden yaparak işbaşı eğitimlerine başlayan öğrencilerimize ödeme yapmaya başladık." dedi.

Bu süreci uygularken sektörle sürekli irtibat halinde olduklarını ve eksikleri gidermeye çalıştıklarını dile getiren Bakan Tekin, işbaşı eğitimi sırasında iş kazaları ve meslek hastalıklarıyla karşılaşıldığında sigorta sorununu da yasal düzenlemeyle çözdüklerini anlattı.

"İş sağlığı ve güvenliği bizim kırmızı çizgimizdir"

Tekin, sektörün beklentilerini karşılamak üzere Mesleki Eğitim Merkezlerini (MESEM) hayata geçirdiklerini ve bunu zorunlu eğitimin bir parçası haline dönüştürdüklerini, 12 yıllık zorunlu eğitimle birlikte, öğrencilerin mesleki ve teknik eğitim alarak eski adıyla "çıraklık eğitimi" olarak tanımladıkları eğitimi almalarını sağladıklarını ifade etti.

Muhalefetin yaptıkları bu çalışmalara eleştiri getirdiğini ifade eden Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İki konuda eleştiriyorlar. Bir tanesi, 'Niye sivil toplum örgütleriyle, iş dünyasıyla işbirliği yapıyorsunuz?' Bunun zararını görmedik. Sektörle birlikte yürümek ve sorumlulukları paylaşmak, çağdaş kamu yönetiminin en temel ilkelerinden biridir. Bu yüzden bizimle yol yürümek isteyen tüm meslek örgütlerine, iş dünyasına ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyorum. İkinci eleştiri konusu MESEM'lerde yaşanan kazalarla ilgilidir. Bu, bizim en hassas olduğumuz konulardan biridir. Biz bir iş yeriyle protokol imzalarken ve çocuğumuzu gönderirken öncelikli şartımız şudur. İş sağlığı ve iş güvenliği açısından uluslararası standartların sağlanması, Çalışma Bakanlığımızın prensipleri ve illerde valilikler tarafından oluşturulan komisyonların kararlarıyla 'Gerekli tedbirler alınmıştır.' koşuluyla çocuklarımızı işbaşı eğitimlerine staj eğitimi için gönderiyoruz. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. En küçük bir yanlış uygulama, eksiklik veya dedikodu duyduğumuz anda o iş yeriyle protokolü derhal sonlandırıyoruz ve çocuklarımızı göndermiyoruz."

Tekin, bakan olarak göreve başladıktan sonra mesleki ve teknik eğitimle ilgili süreçleri yeniden gözden geçirdiklerini, 2023 Haziran ayından itibaren 81 ildeki tüm mesleki ve teknik eğitim veren okulları tepeden tırnağa inceleyerek, ihtiyaç kalmayan programları kapattıklarını dile getirdi.

Yeni istihdam alanlarına göre yeni programlar ve bölümler açtıklarını, bunu da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayınlanan "Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi" çerçevesinde, sektörle işbirliği içinde gerçekleştirdiklerini vurgulayan Tekin, yeni okul modelleri olarak sektör içi okul, sektörel okul, entegre okul ve bölge okulları gibi yeni okul modellerini hayata geçirdiklerini söyledi.

Tekin, mesleki ve teknik eğitimi üç temel perspektif üzerinden ele aldıklarını belirterek, "Antidemokratik müdahalelerin etkilerinin ortadan kaldırılması, üretim altyapımızın güçlendirilmesi ve çocuklarımızın mesleki anlamda becerilerinin artırılması parametrelerinden hareketle mesleki ve teknik eğitimi geliştirecek adımları atmaya devam ediyoruz. Bizim için en hayati konulardan bir tanesi mesleki ve teknik eğitim. Bütün bunların ışığında bu yıl mayıs ayında 'Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik' mottosuyla mesleki ve teknik eğitim çalışmalarımızı kamuoyuyla paylaştık. Bugünkü MÜSİAD protokolü de bu çalışmaların bir parçasıdır. MÜSİAD Başkanı Burhan Bey olmak üzere, bizimle birlikte yol yürüyen, Türkiye'nin üretim alt yapısını, ekonomik alt yapısını geliştirecek bu tür adımlara açık olan, destek olan MÜSİAD’a teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

"Protokol, dokunduğumuz öğrencilerin hayatlarını değiştirmeye olumlu katkı sunacaktır"

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir de Türkiye'nin sanayi ve üretim alanındaki var olma mücadelesinin merkezinde yer alan mesleki ve teknik eğitime önem veren Milli Eğitim Bakanlığına teşekkür etti.

Yaptıkları protokol hakkında bilgi veren Özdemir, şöyle konuştu:

"Biz MÜSİAD olarak toplam 14 bin üyesi olan Türkiye'nin yaklaşık yüzde 30-35'lik gayrisafi yurtiçi hasılasını gerçekleştiren şirketleri bünyesinde barındıran bir iş insanları organizasyonuyuz. Bu kitlenin içerisinden Türkiye'nin 81 iline yayılmış toplam 1179 şirketimiz, iki yıl boyunca her yıl 5 bin kişi olacak şekliyle, toplam 10 bin meslek lisesi öğrencisine iş garantisi verme taahhüdünde bulunuyor. Bugün imzalayacağımız protokolle de bunu resmileştiriyoruz. Umut ediyorum ki bu protokol, Bakanlık, MÜSİAD ve meslek okulları arasındaki koordinasyonla önemli bir farkındalık oluşturacak ve dokunduğumuz öğrencilerin hayatlarını değiştirmeye olumlu katkı sunacaktır."

Konuşmaların ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bakan Yardımcısı Bilal Macit, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz ve MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü'nü imzaladı.

Protokolün, mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu mezunlarının istihdama geçişini hızlandırması, işgücünün niteliklerini sektör ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirmesi, mezunların istihdam oranını artırması, genç nüfusun sürekliliğini ve aile hayatının önemini desteklemesi hedefleniyor.