
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Trabzon Günleri kapsamında Birinci Meclis'te düzenlenen "Birinci Meclis Vefa Ziyareti" programında yaptığı konuşmada, Kurtuluş Mücadelesi'nin stratejik kararlarının verildiği binada Trabzon Günleri'nin başlangıcını gerçekleştirmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Trabzon'un İstiklal Madalyası'nın geçen yıl TBMM'de düzenlenen törenle kente tevdi edildiğini hatırlatan Kurtulmuş, madalyanın Trabzon'a yakıştığını vurguladı.
Kurtulmuş, madalyanın önemine ve taşıdığı anlama işaret ederek, şöyle konuştu:
"Bu İstiklal Madalyası hiç şüphesiz sadece bir şehri onurlandırmak değil, o mücadeleleriyle İstiklal Harbimizin kazanılmasında büyük emekleri olan Trabzon'daki Balıkçılar Loncası'nın o muhterem zatlarını, o gerçekten kahraman büyüklerimizi, kadın-erkek, genç-yaşlı hep beraber en zor şartlarda mühimmat taşıyarak Anadolu'nun kurtuluşu mücadelesine verdikleri destansı kahramanlığı hatırlamaktır. Bir semboldür, sadece bir madalyadan ibaret değildir, bir hatırlama, bir anma, bir yad etme ve aslında o günlerdeki milli ruhu bugüne taşımanın kararlılığıdır. O madalyanın, o büyük mücadeleye katkı sunan bir kısmının ismini bildiğimiz, hatta önemli bir kısmının da ismini bilmediğimiz o isimsiz kahramanların ne büyük bir mücadeleyle bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurulmasına vesile olduklarını, Anadolu'nun dört bir tarafının işgalden kurtarılarak bağımsız, egemen bir ülke olarak yeniden ayağa kalkmasını sağladığını hepimiz biliyoruz. Bütün bu kahramanlarımızı saygıyla, minnetle, şükranla yad ediyoruz."
Kahramanlara karşı şükran borcunun sadece bir madalyayla ödenemeyeceğini ifade eden Kurtulmuş, ecdadın bıraktığı milli onuru, duruşu ve ruhu her zaman büyüterek, sonraki nesillere aktarmak gerektiğini söyledi.
Trabzon ve Anadolu'nun o dönemde çok zorlu süreçlerden geçtiğini anımsatan Kurtulmuş, Kurtuluş Mücadelesi kahramanlarının, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere ülkenin bağımsız bir şekilde yeniden ayağa kalkmasını sağladıklarını ifade etti.
Milletin en zor şartlarda bile bağımsızlığından ve egemenliğinden taviz vermediğini kaydeden Kurtulmuş, Cumhuriyet'in kuruluşu öncesindeki dünya şartlarıyla bugünkü tablonun çok benzer olduğuna işaret etti.
Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Şimdi bir asır sonra yine aynı tablo. Yine birtakım gücü elinde bulunduran emperyalist güçler 'İstediğimiz gibi dünyayı biz yönetiriz' zannediyorlar. İstedikleri ülkelere baskı yapıyorlar. İstedikleri ülkeleri uçaklarıyla, füzeleriyle, gemileriyle vuruyorlar. İstedikleri ülkenin devlet başkanını gece yatağından kaldırarak derdest edip başka bir ülkeye götürüp orada mahkemeye çıkarıyorlar. İstedikleri yerde ülkelerin milli ekonomilerinin kaynağı olan yer altı, yer üstü kaynaklarına el koyabiliyorlar. Aslında emperyalistlerin ne niyetleri değişti ne yöntemleri değişti ne taktikleri değişti. Buna karşı boyun eğmeyenlerin mücadelesinde biz de Türkiye olarak öncü olan, bayraktar olan bir ülkeyiz ve bu ülkenin bu vasfını da sonuna kadar korumakla yükümlüyüz."
Kurtulmuş, Türkiye'nin bölgesindeki türbülans, çatışma ve gerilimlere rağmen istikrar içerisinde ayakta durduğunun altını çizerek, "Birinci Meclis'te sanmayın ki herkes aynı fikirdeydi, farklı fikirlerde olan nice insanlar fikirlerini müzakere ettiler ama bir hedefe yöneldiler. Hepimiz bugünün dünyasında da hele hele Orta Doğu gibi artık bir cehennem çukuruna döndürülen bu coğrafyada ayakta durmak istiyorsak bir olacağız, beraber olacağız, aynı hedefe yönelik olarak hareket edeceğiz." ifadesini kullandı.
"Türkiye'nin gücünü artıracağız"
Uluslararası temaslarda ülkelerin, Türkiye'ye farklı bir gözle baktığını memnuniyetle gözlemlediklerini kaydeden Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:
"Dünyada küresel sistemin çalışmadığı, Birleşmiş Milletler dahil birçok uluslararası kurum ve kuruluşun artık fonksiyon icra etmediği bir dönemde, artık büyük güvenlik kuruluşlarının dahi, şemsiye kuruluşlarının dahi güvenlik sağlamada yetersiz kaldığı bir ortamda Türkiye, bir istikrar adası olarak, güçlü bir ülke olarak dostlarına karşı önemli bir güvenlik telkin ediyor ve düşmanlarına karşı da ciddi bir caydırıcılığı barındırıyor. Bu, Türkiye'nin gücüdür. Türkiye'nin gücünü artıracağız. Daha da ileriye götürmek zorundayız. Bunun yolu öncelikle içeride iç kalemizi tahkim etmek, sözümüzü kuvvetli kılmak, sözümüzü kuvvetli kılmak için de gücümüzü tesirli kılmak mecburiyetindeyiz."
Kurtulmuş, konuşmasının sonunda Karadeniz'deki mücadelenin sembolü olan Trabzon'a, İstiklal Madalyası'nın bir kez daha hayırlı olmasını diledi.
Konuşmasının ardından TBMM Başkanı Kurtulmuş'a Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından plaket takdim edildi.
Daha sonra Birinci Meclis'in balkonuna çıkarak, vatandaşları selamlayan Kurtulmuş'a vatandaşlar, "Trabzon seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla karşılık verdi.
Meclis binasından çıkan Kurtulmuş, vatandaşlarla tokalaştıktan sonra alandan ayrıldı.