
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayandırılan bir başka çalışmada ise akıllı sera üretiminin geleneksel seralara kıyasla yüzde 20 daha yüksek verim sağladığı ortaya konuyor. Antalya Üniversitesi Tarım Bilimleri Fakültesi'nin yürüttüğü bir araştırma, akıllı seraların su kullanımını yüzde 30 azaltırken, ürünlerin hastalık riskini yüzde 25'e kadar düşürdüğünü aktarıyor.
Akıllı seralar, tarımsal üretimin her aşamasında dijital çözümler sunuyor. İklim kontrol sensörleri, sıcaklık, nem, ve karbondioksit seviyelerini sürekli izleyerek optimal koşulları sağlamak için otomatik düzenlemeler yapıyor. Ayrıca, bu teknolojiler çiftçilerin maliyetlerini düşürmeye ve sürdürülebilirliğe katkıda bulunmaya yönelik önemli avantajlar sunuyor. Örneğin, güneş enerjisiyle çalışan seralar enerji tasarrufunu maksimize ederken, biyolojik mücadeleye dayalı sistemler ise kimyasal kullanımını azaltarak çevre dostu üretime olanak tanıyor.
Bununla birlikte, bu modern teknolojilerin adaptasyonu her bölgede eşit hızla gerçekleşmiyor. Başta Ege ve Akdeniz bölgelerinde olmak üzere, tarım altyapısının daha gelişmiş olduğu yerlerde akıllı sera kullanımı oldukça yaygınken, Doğu Anadolu gibi bölgelerde uygulamalar sınırlı kalmakta. Devletin verdiği teşvikler ve Avrupa Birliği fonları, bu teknolojilerin daha geniş kitlelere ulaşması açısından önemli bir rol oynuyor.
Akıllı seracılığın Türk tarımı için gelecekte nasıl bir etki yaratacağı konusunda uzmanlar, bu tür teknolojilerin tarımda dışa bağımlılığı azaltacağını ve yerli üretimin rekabet gücünü artıracağını belirtti.
(Sema Yüksel Güngörmez)