
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Altın Konseyi verilerine göre, merkez bankalarının altın alımları son yıllarda rekor seviyelere ulaştı. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, doların rezerv para birimi olarak baskınlığını dengelemek için portföylerini çeşitlendirme yoluna gidiyor. Çin, Hindistan ve Rusya gibi ülkeler, ABD dolarına olan bağımlılığı azaltmak adına ciddi miktarlarda altın stokluyor. 2022 yılı itibarıyla toplam altın rezervlerinin yüzde 30’dan fazlasını bu ülkelerin oluşturduğu biliniyor.
Peki, bu trendin arkasında yatan nedenler neler? Uzmanlar, dünya ekonomisinde yaşanan belirsizliklerin artması, jeopolitik gerilimler ve ABD'nin izlediği para politikalarının etkisine dikkat çekiyor. Dolar ile yürütülen yaptırımlar ve finansal sistemdeki hakim rolünün siyasallaşması, pek çok ülke için doların değerini sorgulamasına yol açtı. Bunun karşısında altın, tarihten gelen "güvenli liman" statüsüyle yeniden ön plana çıkıyor.
Öte yandan, dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşması ve kripto paraların popülaritesinin artışı da doların uzun vadeli geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor. Ancak bu iki faktör şu an için altının yükselişi kadar etkili görünmüyor. Uzmanlar, altının somut varlığı ve sınırlı arzı nedeniyle dijital varlıklara kıyasla daha güvenilir bir yatırım aracı olduğunu vurguluyor.
Altına yönelim sadece ekonomik trendlerle sınırlı değil; aynı zamanda ülkelerin ulusal güvenlik stratejilerinin bir parçası haline de gelmiş durumda. 2023 yılında pek çok merkez bankası, altın rezervlerini artırmanın sadece finansal değil, aynı zamanda stratejik bir hamle olduğunu dile getirdi. Bu eğilim, sadece finans piyasalarını değil, aynı zamanda diplomatik ilişkileri de etkiliyor.
Ancak tüm bu dinamiklere rağmen, dolar hâlâ uluslararası ticaretteki en baskın para birimi olmayı sürdürüyor. Küresel ticarette yüzde 60’ı aşkın oranda kullanılan dolar, Batı ülkeleri ve finansal kuruluşlar arasındaki güçlü bağ sayesinde yerini koruyor. Yine de altının yükselen grafiği ve Asya-Pasifik'in güçlenen ekonomik ağırlığı, önümüzdeki on yıllarda doların egemenliği için önemli bir risk teşkil edebilir.
(Fatma Hatun Altıkardeş)