
The Lancet Rheumatology dergisinde yayımlanan kapsamlı bir rapor, dünya çapındaki bilgilerin yaklaşık %22'sinin çeşitli artrit türlerinden etkilendiği görüldü. En sık görülen tür olan osteoartrit , özellikle diz ve kalça eklemlerini etkileyerek, yaşlı nüfusta hareket kısıtlılığından yola çıkar. Araştırma, artrit vakalarının artışında yaşlanma, obezite ve hareketsiz yaşam tarzının önemli bir faktör olduğunu vurguladı. Türkiye'de ise 2023 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan bir araştırmada, her 10 barındırılan 3'ünün artrit belirtilerinin yaşadığı ortaya kondu. Özellikle 50 yaş üstü bireylerde osteoartritin yaygınlığı %30'a kadar çıkarken, romatoid artrit gibi dayanıklılık sisteminin nedeni olduğu tüm hastalıklar genç yaşlarda da görülebiliyor. Dünya genelindeki artritle mücadelede tedaviye erişim en büyük sorunlardan biri olmaya devam ediyor. DSÖ özelliklerine göre, düşük gelirli artrit hastalarının %60'ı yeterli sağlık hizmetine ulaşamıyor. Türkiye'de de benzer şekilde erken teşhis oranlarının düşük olduğu ve fizik tedavi gibi tedavilere erişimin sınırlı olduğu belirtiliyor. Artrit, hayatta kalacağı yaşam düzeyini düşürmenin yanı sıra, iş gücü kaybı ve sağlık harcamalarının azalması da neden oluyor. Avrupa'da yapılan bir araştırma, artrit nedeniyle yıllık 2,5 milyon iş günü kayıp yaşandığı ve tedavi masraflarının sağlık sisteminin önemli bir yük bindirdiği ortaya çıktı. Türkiye'de artritli hastalarının iş gücünden erken çekilmesi ve sağlık hizmetlerine olan talep artışı, ekonomiyi olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, artritle mücadelede erken teşhis ve sağlıklı yaşam dağılımının önemine dikkat çekiyor. Özellikle düzenli egzersiz yapma sistemlerini koruduğu ve ağrıyı hafiflettiği belirtiliyor.
(Sema Yüksel Güngörmez)