
Türkiye, Avrupa'dan gelen plastik atıkların büyük bir kısmını kabul eden ülkeler arasında başı çekiyor. 2025 yılı verilerine göre, Avrupa ülkelerinden ithal edilen plastik atık miktarı önceki yıllara oranla yüzde 30 artış gösterdi. Araştırmacılar, bu artışın ardında iki temel etken bulunduğunu belirtiyor: Avrupa’nın çevresel yönden daha sıkı düzenlemelere geçmesi ve Türkiye’nin geri dönüşüm sektörünü genişletme çabaları.
Yapılan araştırmalarda, gönderilen atıkların büyük bir kısmının geri dönüşüm süreçlerine uygun olmadığı tespit edildi. Araştırmacılar, "Gönderilen plastik atıkların yalnızca düşük bir yüzdesi geri dönüştürülebilir nitelikte. Geriye kalanlar ise genellikle düzensiz yollarla bertaraf edilmekte veya çevre için ciddi tehdit oluşturacak şekilde doğaya bırakılmaktadır" ifadelerini kullandı.
Raporda aynı zamanda, Türkiye'nin plastik atık ithalatından elde ettiği ekonomik kazançların yanında bu durumun getirdiği çevresel sorunlara da yer verildi. Geri dönüşüm tesislerinin yeterli standartlarda olmaması ve kontrol mekanizmalarının eksikliği, sorunun büyümesine neden oluyor. Çevre filozofu ve aktivistler ise bu konuda şunları aktardı: "Bu kadar yüksek miktarda plastik atık alımı, uzun vadede çevreye telafisi zor zararlar verebilir. Daha sürdürülebilir politikalar geliştirilmesi gerekiyor."
Sivil toplum kuruluşları ve çevre aktivistleri de bu konuda seslerini yükseltmeye devam ediyor. Yapılan eylemler ve kampanyalar, Türkiye'nin plastik atık ithalatına karşı daha güçlü önlemler almasını talep ediyor. Bazı gruplar, özellikle Avrupa’daki plastik atık ihracatçılarının uluslararası hukuk kurallarına aykırı davranışlarına dikkat çekiyor.
(Ayşe Gezkin)