
Son araştırmalara göre, 0-3 yaş grubundaki çocukların yüzde 70'inden fazlası düzenli olarak ekranlarla etkileşim halinde. Özellikle YouTube'un renkli, dikkat çekici görsellerle ve birbirini otomatik oynatan videolarıyla bu yaş grubunu cezbettiği gözlemleniyor. Uzmanlar, erken dönemde kontrolsüz ekran kullanımının dil gelişimi başta olmak üzere sosyal ve duygusal beceriler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Araştırma bulguları, pek çok ebeveynin bebeklerini sakinleştirme ya da kısa süreliğine oyalanmalarını sağlama amacıyla YouTube’u kullandığını ortaya koyuyor. Ancak bu tür kısa vadeli çözümler, uzun vadede daha ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Uzman psikologlar, bu konuda şunları belirtiyor: "Erken yaşlarda beyin gelişimi çok hızlı gerçekleşiyor ve çevresel faktörler oldukça etkili. Sürekli ekran maruziyeti, çocukların dünyayı keşfetme güdüsünü baskılayabilir ve öğrenme süreçlerini olumsuz yönde etkileyebilir."
Ekran bağımlılığı konusunda yapılan başka bir araştırma da özellikle YouTube’un algoritmasının çocukları sürekli ekranda tutmaya yönelik tasarlandığını vurguluyor. Videoların arka arkaya otomatik olarak oynatılması ve reklam içerikleri, çocukları daha fazla zaman harcamaya teşvik ediyor. Bu durumu fark eden bazı ebeveynler ise çözüm yolları aramaya başlamış durumda. Akıllı cihazlara süre sınırlamaları getiren uygulamaların kullanılmasının yanı sıra, ebeveyn denetim modlarının aktif hale getirilmesi öneriliyor.
Uzmanlar, bebeklik döneminin her anlamda kritik olduğunu hatırlatarak birebir insan etkileşiminin önemine dikkat çekiyor. Çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimleri için açık hava aktivitelerine katılması, oyuncaklarla yaratıcı şekilde vakit geçirmesi ve aile bireyleriyle daha fazla etkileşimde bulunması öneriliyor. Teknolojiyi tamamen yasaklamak yerine, doğru sınırlar koyarak eğitici içeriklerin kontrollü şekilde kullanılması gerektiği savunuluyor.
(Ayşe Yıldırım)