
Yapılan güncel bir araştırmaya göre, çevrimiçi dolandırıcılığın başarı oranı, kurbanın özgüveniyle doğrudan ilişkili olabilir. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından yapılan bir çalışmada, öz güven seviyesi yüksek kişilerin dolandırıcıların hedefi haline gelme olasılığının şaşırtıcı bir şekilde daha fazla olduğu ortaya koyuldu. Araştırmada 1,000 katılımcının dikkat, karar verme süreçleri ve risk algılamaları değerlendirildi. Bulgular, kendine aşırı derecede güvenen bireylerin uyarı işaretlerini gözden kaçırma oranlarının, özgüveni daha düşük bireylere göre yüzde 40 oranında daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Bu tür dolandırıcılıklara genellikle e-posta kimlik avı (phishing), sahte sosyal medya profilleri veya kurgulanmış yatırım fırsatları gibi yöntemlerle rastlanıyor. Dolandırıcılar, hedef kişilere yaklaşırken onların özgüvenlerini manipüle eden stratejiler kullanıyor. Örneğin, kurbana özel olduğunu hissettiren fırsatlar sunuluyor ya da hedefin uzmanlık alanıyla ilgili bilgi birikimi övülerek farkında olmadan savunmasız hale getiriliyor. Amerikan Federal Ticaret Komisyonu'nun (FTC) yayınladığı istatistiklere göre, 2022 yılında ABD'de sadece sosyal medya kaynaklı dolandırıcılıklarda 1.2 milyar doların üzerinde kayıp yaşandı.
Psikologlar, özgüvenin sağlıklı düzeylerde önemli bir kişisel özellik olduğunu ancak abartıldığında bireyleri risklere açık hale getirdiğini vurguluyor. Peki insanlar bu tuzaktan kaçınmak için ne yapabilir? Dijital farkındalığı artırmak, şüpheli durumları hızlıca algılayıp aksiyon alabilmek adına hayati öneme sahip. Uzmanlar ayrıca çevrimiçi platformlarda gösterilen davranışlara eleştirel yaklaşılması gerektiğinin altını çiziyor. Örneğin, para talep eden ya da kişisel bilgi isteyen bir mesaj aldığınızda, bunun meşruiyetini doğrulamadan harekete geçmemek temel bir savunma mekanizması oluşturabilir.
(Özkan Güngörmez)