Çocuk işçiliği yeniden yükselişte: Ekonomik kriz en küçükleri vuruyor

Son yıllarda dünya genelinde ciddi bir şekilde hissedilen ekonomik kriz, toplumların en savunmasız kesimlerini derinden etkiliyor. Ne yazık ki, bu krizden en fazla zarar görenlerin arasında çocuklar yer alıyor. Yeni yapılan araştırmalar, çocuk işçiliğinin uzun yıllardır süregelen mücadelelere rağmen yeniden yükselişe geçtiğini gösteriyor.  

Haber Giriş Tarihi: 27.01.2026 16:10
Haber Güncellenme Tarihi: 27.01.2026 16:10

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNICEF’in ortaklaşa yayımladığı yakın tarihli bir raporda, 2020 yılı itibariyle dünya genelinde yaklaşık 160 milyon çocuğun çalışmak zorunda kaldığı belirtildi. Bu rakam son 20 yılda kaydedilen ilk artışa işaret ediyor. Araştırmaya göre, tarım sektöründe çalışan çocukların oranı hala en yüksek seviyede bulunuyor, ancak hizmet ve sanayi sektörlerinde de tehlikeli bir yükseliş söz konusu.

Ekonomik krizin etkileri özellikle düşük gelirli ailelerin çocuklarında kendini gösteriyor. Artan yoksulluk, eğitimden kopuş ve geçim derdinin getirdiği çaresizlik, ailelerin çocuklarını erken yaşta iş gücüne dahil etmesine sebep oluyor. Özellikle kapsayıcı sosyal koruma sistemlerinin zayıf olduğu bölgelerde durum daha da vahim bir hal alıyor. Afrika’nın Sahra Altı bölgesi, Güney Asya ve Latin Amerika’da çocuk işçiliğinin belirgin bir artış gösterdiği raporlanırken, ekonomik belirsizliklerin devam ettiği ülkelerde de benzer risklerin yüksek olduğu vurgulanıyor.

Araştırma bulgularına göre, çocuk işçiliğine sebep olan temel faktörler arasında yetersiz aile gelirleri, düşük eğitim düzeyi ve istikrarsız iş piyasaları öne çıkıyor. Pandemi döneminde okulların kapanması da bu sorunun çözümünden uzaklaşılmasına neden oldu. Çocuklar uzun süre okuldan uzak kalınca eğitime geri dönme oranlarının azaldığı ve bunun yerine ailesine destek olma zorunluluğuyla erken yaşta iş hayatına atıldığı dikkat çekiyor.

Uzmanlar, çocuk işçiliği ile mücadelenin dünya genelindeki politikaların odağı haline gelmesi gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle yoksul ailelere yönelik doğrudan gelir desteği, kapsamlı eğitim programları ve işverenlere yönelik yaptırımların önemine vurgu yapılıyor. Aksi takdirde, dünya çapında milyonlarca çocuğun hayallerinden ve haklarından mahrum kaldığı bir gelecekle karşı karşıya kalabiliriz.

(Ayşe Yıldırım)