
Yapılan araştırmalar, öfke kontrolü sağlayamayan çocukların genellikle davranış problemleri yaşadığını ve bu durumun akademik başarısızlığa, sosyal dışlanmaya ya da ileriki yaşlarda daha ciddi psikolojik sorunlara yol açabileceğini gösteriyor. Londra Üniversitesi tarafından yürütülen kapsamlı bir çalışmada, öfke problemleri yaşayan çocuklara yönelik terapi ve eğitim programlarına katılan bireylerin yüzde 78’inde pozitif gelişmeler kaydedildiği ortaya çıktı. Çocukların duygularını tanımalarına yardımcı olan bu tür programlar, aynı zamanda olumsuz davranışların azalmasını sağladı.
Peki, çocuklara öfke kontrolü nasıl öğretilmeli? İlk adım olarak çocukların hangi durumlarda öfkelendiğini anlamalarına yardımcı olmak gerekiyor. Örneğin, küçük yaştaki çocuklarla yapılan bir uygulamada, resimlerle öfke, üzüntü ve mutluluk gibi duygular anlatılmış ve hangi durumların hangi duyguları tetiklediği üzerine konuşulmuş. Bu tür aktiviteler, sadece çocuğun kendisini anlamasını sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda empati kurma becerisini de geliştiriyor.
Bunun yanında ebeveynlerin kendi öfke kontrolü konusunda çocuklara örnek teşkil etmesi çok önemli. Çocuğun, stresli durumlarla başa çıkan bir yetişkin figürü görmesi, öğrenme sürecini kolaylaştırıyor. Uzmanlar, ebeveynleri öfke patlamaları karşısında sakin kalmaya ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmeye çağırıyor.
Unutulmamalıdır ki çocukluk dönemi öğrenmenin en hızlı gerçekleştiği zaman dilimidir. Çocuğa genç yaşlardan itibaren öfkeyi doğru şekilde ifade etmeyi öğretmek, sadece kısa vadede değil, uzun vadede de hem bireyin hem de toplumun faydasına olacaktır. Öfkeyi anlaşılabilir bir şekilde ifade edebilen bireyler yetiştirmek için eğitim sistemlerine de bu yönde dersler eklenmesi gerektiği uzmanlar tarafından sıkça vurgulanıyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)