
Uzmanların yaptığı çalışmalar, çorbanın sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkilerini ayrıntısıyla gözler önüne seriyor. İnsan vücudu, sıvı ile katı besinlerin dengeli bir şekilde alındığı bir öğün sonrasında daha kolay çalışıyor. Özellikle sebze ağırlıklı ya da ev yapımı çorbaların bol lif ve vitamin içeriği sayesinde bağırsak hareketlerini düzenlediği, sindirim sistemini rahatlattığı belirtiliyor. Ayrıca çorbanın tüketiminde bulunan sıvı oranı, vücudun gün içinde ihtiyaç duyduğu hidrasyonu sağlamaya da katkı sağlıyor.
Bir diğer dikkat çekici konu ise çorbanın tokluk hissi üzerindeki etkisi. Pek çok kişi öğünlerde çorbayı sadece aperatif olarak görse de yapılan araştırmalar, öğünden önce çorba tüketmenin daha az yemek yeme isteği yarattığını gösteriyor. Bunun sebebi ise çorbanın mideyi doldurarak beyine "doyma" sinyalleri göndermesi. Özellikle hafif ama doyurucu özelliklere sahip olan mercimek, ezogelin ya da tavuk suyuna çorbalar tercih edildiğinde, uzun süre acıkmama etkisine ulaşılabiliyor.
Hem lezzetli hem sağlıklı bir seçenek olarak günlük beslenme düzenine çorba eklemek önem taşıyor. Bununla birlikte uzmanlar, hazır çorbaların işlenmiş içeriklerden dolayı bu faydaları yeterince sunamayabileceği konusunda uyarıyor. Evde hazırlanan taze ve katkısız çorbalarla sağlığınızı destekleyebilir, öğünlerinize besleyici bir dokunuş ekleyebilirsiniz.
(Sema Yüksel Güngörmez)