
Özellikle tip 2 diyabet vakalarında, hastalığın ilk evrelerinde herhangi bir belirti görülmeyebiliyor. Kişiler, sık susama, sık idrara çıkma ve halsizlik gibi belirtileri göz ardı edebildiğinden, tanı konulduğunda damar hasarının ilerlemiş olma ihtimali artıyor. Bu durum bir kez daha, düzenli tıbbi kontrollerin ve kan şekeri takibinin ne denli hayati olduğunu gözler önüne seriyor.
Damar sağlığını korumak için yaşam tarzında köklü değişiklikler yapmak şart. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı uygulamak, düzenli fiziksel aktiviteyi hayatın bir parçası hâline getirmek ve stresten mümkün olduğunca uzak durmak, diyabetin neden olduğu zararı azaltmada kritik öneme sahip. Özellikle sigara kullanımından uzak durmak hayati önem taşıyor, zira sigara içmek zaten zor durumda olan damar sistemini daha da kötüleştirebiliyor.
Özetle, diyabet fark edilir belirtiler göstermese dahi uzun vadede damarlarımızı ve dolayısıyla genel sağlığımızı ciddi şekilde tehdit ediyor. Uzmanlar, herkesin kan şekerini düzenli olarak ölçtürmesini ve özellikle ailesinde diyabet hikâyesi olan bireylerin erken yaşlardan itibaren risk altında sayılabileceğini hatırlatıyor. Diyabete karşı alınacak tedbirler ve uygulanacak sağlıklı yaşam alışkanlıkları, yalnızca bu hastalıktan korunmak için değil, aynı zamanda uzun vadede kaliteli bir yaşam sürdürmek için de elzemdir.
(Ayşe Candan)