
Uzmanlar, avlanma koşullarının bu denli verimli olmasını bir dizi faktöre bağlıyor. İlk nedenlerden biri, Karadeniz’deki su sıcaklığının bu yıl alışık olunan seviyelerde seyretmesi ve hamsinin göç yollarını düzenli bir şekilde izleyebilmesi. Ayrıca balıkçıların daha sürdürülebilir avlanma yöntemlerini benimsemelerinin de etkili olduğu ifade ediliyor. Balıkçılık politikalarında yapılan bazı iyileştirmeler, özellikle boyut sınırlandırmalarına yönelik denetimlerin sıkılaştırılması, bu türün korunmasına katkıda bulunmuş durumda.
Belirtilere göre, yalnızca ilk üç aylık dönemde yaklaşık 15 bin ton hamsi avlandı ve bu miktar geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20'nin üzerinde bir artış anlamına geliyor. Balıkçı teknelerinin limanlara dolu kasalarla döndüğü bu sezon sıkça tanık olunan bir manzara hâline gelmiş durumda.
Hamside bu rekor sezon, yalnızca balıkçıların değil, aynı zamanda tüketicilerin de yüzünü güldürdü. Pazar tezgâhlarında kiloları 40-50 TL arasında değişen fiyatlarla satılan hamsi, hem ekonomik anlamda ulaşılabilir bir ürün olmayı sürdürüyor hem de sofralara sağlık getiriyor.
Balıkçılık kooperatiflerinden gelen verilere dayanarak yapılan analizler, Karadeniz balıkçılığının bu dinamik rekorlarla eski hareketli yıllarına dönebileceğini gösteriyor. Hamsi yılı olarak anılacak bu dönem, Türkiye'nin denizden gelen bereketini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uygun adımların atılması hâlinde, bu tür başarı hikâyelerinin devamının gelmemesi için hiçbir neden yok gibi görünüyor.
(Fatma Hatun Altıkardeş)