
Son yıllarda yapılan bir akademik araştırmaya göre, dijital cihaz kullanımının artışıyla birlikte kitaba ayrılan zaman giderek azalıyor. Özellikle sosyal medya platformlarının yaygınlaşması, uzun süreli okuma gerektiren materyallere olan ilgiyi düşürmekte. İnsanlar, uzun kitaplar veya makaleler yerine kısa video içeriklere ya da kolay tüketilebilir metinlere yönelmeyi tercih ediyor. Bu durum, kitap okuma alışkanlığını doğrudan etkilerken, bireylerin bilgiye erişme yöntemlerinde köklü bir değişimi de beraberinde getiriyor.
Diğer yandan, ekonomik zorluklar da kitap okuma oranlarını düşüşe geçiren en önemli etkenlerden biri olarak görülüyor. Kitap fiyatlarının yüksek olması, özellikle düşük gelir grubundaki bireylerin kitaba erişimini sınırlıyor. Aynı zamanda, aile bütçesinin zorlandığı durumlarda kültürel harcamalar ilk gözden çıkarılan kalemler arasında yer alıyor. Yayıncılar ise artan baskı ve lojistik maliyetlerinden şikayet ederek bu zorlukların en azından kısa vadede çözümüne dair umut taşımadıklarını belirtiyor.
Türkiye’deki veriler de bu küresel trendi doğrular nitelikte. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı verilere göre, 2022 yılında kişi başına düşen kitap okuma süresi günlük bazda bir dakikadan daha az. Ayrıca, kitap fiyatlarındaki artış ve ekonomideki dalgalanmalar, kitaba yönelik talebin azalmasına neden olmuş durumda. Eğitimci ve yayıncılar, bu durumun özellikle genç nesillerin gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre, okuma alışkanlıklarını teşvik etmek için kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi gerekiyor. Dijital platformların eğitime yönelik daha etkin bir şekilde kullanılması, kütüphane hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve kitaplara erişimin daha ekonomik hale getirilmesi bu alanda atılacak önemli adımlar arasında yer alabilir. Bununla birlikte, okuma kültürünü aşılamaya yönelik farkındalık kampanyaları da toplumsal bilinci artırmada etkili olabilir.
(Fatma Hatun Altıkardeş)