
Ekonomi Araştırma Merkezi’nin yaptığı kapsamlı çalışmada, son bir yıl içerisinde gıda, enerji ve ulaşım harcamalarının ortalama yüzde 30 oranında zamlandığı tespit edildi. Bu yükselişin, düşük ve orta gelirli aileler üzerinde daha güçlü bir baskı oluşturduğu belirtiliyor. Araştırma sonucunda, bireylerin en çok zorlandığı harcama kalemlerinin başında gıda ve enerji giderleri geliyor. Özellikle elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki artışlar, hane bütçesi üzerindeki yükü artırmış durumda.
Tüketici Eğilim Anketi raporuna göre, vatandaşların büyük bir kısmı tasarruf yapamadığını ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanmaya başladığını ifade ediyor. Yüzde 55’lik bir kesim, alışveriş alışkanlıklarında değişiklik yaptığını belirtiyor. Vatandaşlar temel ihtiyaç ürünlerinde fiyat alternatiflerini karşılaştırarak alışveriş yapmayı tercih ederken, eğlence, tatil ve benzeri harcamalarında kısıtlamaya gidiyor. Bu durumun hem bireysel refah düzeyini düşürdüğü hem de ekonomiye yönelik genel tüketim talebini azalttığı değerlendiriliyor.
Uzmanlar, enflasyonun kontrol altına alınmasının hem vatandaşları rahatlatacağını hem de ekonomik istikrarı destekleyeceğini vurguluyor. Ancak bu süreçte etkili politika adımları atılmasının kritik olduğunun da altını çiziyorlar. Hükümetin attığı son fiyat dengeleme tedbirleri kısa vadede bazı sektörlerde olumlu etkiler sağladıysa da, geniş çapta bir rahatlama için daha kapsamlı önlemlere ihtiyaç duyulduğu düşünülüyor.
Vatandaşlar ise enflasyonla mücadelede yalnızca devlet politikalarına güvenmek yerine kendi bireysel önlemlerini almayı sürdürüyor. İndirim dönemlerini takip etmek, toplu alışveriş yapmak ve gereksiz harcamalardan kaçınmak gibi yöntemlere daha fazla yönelim gözleniyor. Bununla birlikte, uzun vadede fiyat istikrarının sağlanacağına dair beklentiler, ekonomik iyileşme umutlarını canlı tutmaya devam ediyor.
(Ayşe Candan)