
Uzmanlar, özellikle internet bağlantısı üzerinden çalışan kameraların hacklenme ihtimalinin her geçen gün arttığını belirtiyor. Saldırganların, zayıf şifreleme sistemlerinden veya varsayılan şifrelerden faydalanarak güvenlik kameralarına erişebildikleri biliniyor. Bu da, dışarıda güvende hissetmeye çalışırken birilerinin özel hayatınızı izlediği ürkütücü bir duruma zemin hazırlayabilir.
Yapılan son araştırmalarda, internet tabanlı olarak çalışan güvenlik kameralarının yüzde 60'ında şifreleme eksikliği tespit edildi. Bu durum, hem siber güvenlik uzmanlarını hem de kullanıcıları harekete geçirdi; zira bu açıklar, yalnızca bireylerin değil, ailelerin mahremiyetini de ciddi şekilde tehdit ediyor. Özellikle oturma odası, yatak odası gibi özel alanlara yerleştirilen cihazların siber saldırganların radarında olması büyük bir risk oluşturuyor.
İnternet ağları üzerinden yapılan analizlere bakıldığında, dünyanın farklı noktalarından birçok kullanıcının güvenlik kamerasının izinsiz bir şekilde ele geçirildiği ortaya kondu. Bunun ardından, elde edilen özel görüntülerin bazı karanlık web platformlarında satıldığı ya da kötü niyetli amaçlar için kullanıldığı belirlendi. Bu durum, kullanıcı mahremiyetinin çok daha büyük bir önem taşıdığını ve dikkatli olunması gerektiğini bir kez daha gösteriyor.
(Dilvin Altıkardeş)